# Duhân Sûresi, 57. Âyet (44:57)

> فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

*Fadlen min rabbik(e)(c) żâlike huve-lfevzu-l'azîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/44/57

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Duhân Suresi'nin 57. ayeti, cennet ehlinin ebedi yaşamını ve Allah'ın onlara bahşettiği büyük kurtuluşu vurgulamaktadır. Ayet, 'fazl' (lütuf) ve 'fevz' (kurtuluş) kavramları üzerinden ilahi ihsanın ve nihai başarının derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَضْلًا","root":"ف ض ل","rootLatin":"f-d-l","meaning":"Allah'ın kullarına karşılıksız olarak bahşettiği lütuf, ihsan ve fazilet anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fazl, bir şeyin aslından veya benzerinden fazla olmasıdır. Allah'ın fazlı ise, O'nun kullarına hak etmedikleri halde verdiği nimet ve ihsanlardır. Ayetteki 'fazlâ' kelimesi, cennet ehlinin cehennem azabından korunmasının ve ebedi nimetlere kavuşmasının Allah'ın bir lütfu olduğunu ifade eder, bu onların kendi amellerinin karşılığı olmaktan ziyade ilahi bir ihsandır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Fazl, bir şeyin miktarının veya niteliğinin artmasıdır. Allah'ın fazlı, O'nun cömertliği ve ihsanıdır. Bu ayetteki kullanımı, cennet ehlinin elde ettiği nimetlerin ve kurtuluşun, Allah'ın onlara olan özel bir ikramı ve cömertliği olduğunu gösterir; bu, onların hak ettiklerinden daha fazlasını almalarıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Fazl, Kur'an'da genellikle Allah'ın cömertliğini ve lütfunu ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu ayetteki 'fazlâ min Rabbike' ifadesi, cennet nimetlerinin ve azaptan kurtuluşun, insanın kendi çabasıyla değil, tamamen Allah'ın karşılıksız ihsanıyla gerçekleştiğini vurgular. Bu, Allah'ın mutlak egemenliğini ve merhametini gösterir."}]},{"word":"رَّبِّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Yaratıcı, sahip, terbiye edici ve hükümran olan Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rab, terbiye eden, sahip olan, efendi ve ıslah eden demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun yaratma, rızık verme, terbiye etme ve her şeyin sahibi olma vasıflarını kapsar. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, bu lütfun kaynağının, her şeyi terbiye eden ve yöneten yüce Allah olduğunu belirtir, bu da lütfun değerini ve büyüklüğünü artırır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Rab, malik ve seyyid (efendi) demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyin sahibi ve yöneticisi olduğunu ifade eder. Bu ayette 'Rabbin' ifadesi, cennet ehlinin elde ettiği lütfun, tüm varlıkların sahibi ve yöneticisi olan Allah'tan geldiğini, dolayısıyla bu lütfun mutlak ve eksiksiz olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْفَوْزُ","root":"ف و ز","rootLatin":"f-w-z","meaning":"Arzu edilen şeye ulaşmak, kurtuluş, başarı ve zafer anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fevz, kurtuluş ve murada ermektir. Bu ayetteki 'el-fevz' kelimesi, cennet ehlinin cehennem azabından kurtulup ebedi nimetlere kavuşmasını ifade eder ki bu, en büyük başarı ve zaferdir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fevz, bir şeye ulaşmak ve ondan kurtulmaktır. Kur'an'da genellikle 'el-fevzu'l-azîm' (büyük kurtuluş) veya 'el-fevzu'l-kebîr' (büyük başarı) şeklinde kullanılır ve cennet nimetlerine kavuşmayı ve cehennemden kurtulmayı ifade eder. Ayetteki 'el-fevz' kelimesi, cennet ehlinin elde ettiği nihai ve en üst düzeydeki başarıyı, yani ebedi mutluluğu ve azaptan kurtuluşu simgeler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fevz, bir amaca ulaşma, başarı elde etme ve tehlikeden kurtulma anlamlarını içerir. Kur'an'da 'fevz' kavramı, özellikle ahiretteki kurtuluş ve cennete girişle ilişkilendirilir. Bu ayetteki 'el-fevz' kelimesi, müminlerin Allah'ın lütfuyla cehennem azabından korunarak cennete nail olmalarının, dünyadaki tüm çabalarının nihai ve en büyük karşılığı olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَظِيمُ","root":"ع ظ م","rootLatin":"a-z-m","meaning":"Büyük, yüce, ulu ve önemli anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Azîm, büyük ve yüce demektir. 'el-Fevzu'l-azîm' ifadesi, kurtuluşun büyüklüğünü ve önemini vurgular. Bu ayetteki 'el-azîm' kelimesi, cennet ehlinin elde ettiği kurtuluşun sıradan bir başarı değil, kıyamet gününde elde edilebilecek en yüce ve en büyük başarı olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Azîm, hem nicelik hem de nitelik bakımından büyüklüğü ifade eder. 'el-Fevzu'l-azîm' terkibi, elde edilen kurtuluşun sadece bir kurtuluş olmadığını, aynı zamanda sonsuz ve eşsiz bir büyüklüğe sahip olduğunu gösterir. Bu ayetteki kullanımı, cennetin nimetlerinin ve cehennemden kurtuluşun, insan tasavvurunun ötesinde bir yüceliğe sahip olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","olum"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَضْلًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ض-ل","rootLatin":"f-ḍ-l","lemma":"فَضْل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün li-ecelih olduğu için mansûb","gloss":"lütuf olarak"},{"position":2,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":3,"surface":"رَّبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rabbin"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahallen","gloss":"işte bu"},{"position":5,"surface":"هُوَ","pos":"harf","posDetail":"Fasl Zamiri","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"o"},{"position":6,"surface":"ٱلْفَوْزُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","lemma":"فَوْز","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kurtuluş"},{"position":7,"surface":"ٱلْعَظِيمُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"ʿ-ẓ-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Duhân Sûresi** · *44/57*
- **Duhân Sûresi** · *44/57*
- **Duhân Sûresi** · *44/57*
- **Duhân Sûresi** · *44/57*
