# Ahkâf Sûresi, 12. Âyet (46:12)

> وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً ۚ وَهَـٰذَا كِتَـٰبٌ مُّصَدِّقٌ لِّسَانًا عَرَبِيًّا لِّيُنذِرَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَبُشْرَىٰ لِلْمُحْسِنِينَ

*Vemin kablihi kitâbu mûsâ imâmen ve rahme(ten)(c) ve hâżâ kitâbun musaddikun lisânen ‘arabiyyen liyunżira-lleżîne zalemû ve buşrâ lilmuhsinîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kur'an'dan önce Musa'nın kitabının bir rehber ve rahmet olarak geldiği, Kur'an'ın ise onu Arapça olarak doğrulayıp zalimleri uyardığı ve muhsinlere müjde olduğu bildirilir.","keyConcepts":[{"word":"إِمَامًا","root":"أ م م","rootLatin":"E-M-M","meaning":"Rehber, önder, kılavuz; Tevrat'ın önceki ümmetler için yol gösterici olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İmâm, kendisine uyulan önderdir. Tevrat'ın 'imâm' olarak nitelenmesi, onun İsrailoğulları için hem inanç hem de amel açısından yol gösterici bir kaynak olduğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"İmâm kelimesi, hem önünde yürünen rehber (fiziksel) hem de ilkeleriyle yol gösterilen kaynak (manevî) anlamını taşır. Tevrat'ın imâm olması, ikinci anlamdadır."}]},{"word":"مُصَدِّقٌ","root":"ص د ق","rootLatin":"S-D-Q","meaning":"Doğrulayan, tasdik eden; Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Tasdîk, bir şeyin doğruluğunu onaylamaktır. Kur'an'ın 'musaddık' olması, kendinden önceki ilahi kitapların temel mesajını (tevhid, ahiret, ahlak) tasdik ettiği anlamına gelir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Musaddık ifadesi, Kur'an'ın Tevrat ve İncil'deki hakikatleri onayladığını, ancak tahrif edilmiş kısımları düzeltip tamamladığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْمُحْسِنِينَ","root":"ح س ن","rootLatin":"H-S-N","meaning":"İhsan sahipleri; Allah'ı görüyormuş gibi ibadet eden ve iyilik yapanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İhsân iki anlamdadır: birincisi başkalarına iyilik ve güzellik yapmak, ikincisi bir işi en güzel şekilde yapmak. Muhsin, her iki anlamı da kendinde toplayan kişidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ihsân'ı imanın en yüksek mertebesi olarak konumlandırır. Hadis-i şerifte tanımlandığı üzere, 'Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmek' ihsânın özüdür."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/12*
- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/12*
