# Ahkâf Sûresi, 14. Âyet (46:14)

> أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْجَنَّةِ خَـٰلِدِينَ فِيهَا جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

*Ulâ-ike ashâbu-lcenneti ḣâlidîne fîhâ cezâen bimâ kânû ya'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Önceki ayette müjdelenen kimseler cennet ehli olarak tanıtılır; orada ebedi kalacakları ve amellerinin karşılığını alacakları bildirilir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْجَنَّةِ","root":"ج ن ن","rootLatin":"C-N-N","meaning":"Cennet, bahçe; bitki örtüsüyle gizlenen, örtülen bahçe — ahiretteki nimet yurdu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Cennet, 'cenn' (örtmek, gizlemek) kökünden gelir. Ağaçların yeri örtüp gizlediği bahçeye denir. Ahiret cennetinin bu isimle anılması, nimetlerinin insanın tasavvurunu aşan zenginlikte ve örtülü güzellikte olmasındandır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Cennetin 'setretme' kökünden gelmesi, oradaki nimetlerin dünyada görülmemiş, duyulmamış ve hiçbir beşer kalbine hutur etmemiş türden olduğuna işaret eder."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"H-L-D","meaning":"Ebedi kalanlar; sonsuzluk, kalıcılık — cennetin geçici olmadığının vurgusu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Hulûd, bir hâl üzere kalıp değişmemektir. Cennet bağlamında, nimetlerin bitmeyeceğini ve cennet ehlinin oradan çıkarılmayacağını ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâlidîn kelimesi, cennet ehlinin orada ebediyen kalacağını bildirir. 'Fîhâ' zamiri ile gelmesi, cennetin hem mekân hem de hâl olarak daimî olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/14*
- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/14*
