# Ahkâf Sûresi, 20. Âyet (46:20)

> وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَـٰتِكُمْ فِى حَيَاتِكُمُ ٱلدُّنْيَا وَٱسْتَمْتَعْتُم بِهَا فَٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَفْسُقُونَ

*Ve yevme yu'radu-lleżîne keferû ‘alâ-nnâri eżhebtum tayyibâtikum fî hayâtikumu-ddunyâ vestemta'tum bihâ felyevme tuczevne ‘ażâbe-lhûni bimâ kuntum testekbirûne fî-l-ardi biġayri-lhakki vebimâ kuntum tefsukûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/20

---

## İşârî / Bâtınî Tefsir

{"generalIshari":"Bu ayet, zahirde inkâr edenlerin ahiretteki durumunu tasvir ederken, bâtında insanın kendi nefsiyle olan mücadelesine ve dünya hayatındaki tercihlerin manevi sonuçlarına işaret eder. 'Tayyibat' (güzel ve hoş şeyler), sadece maddi zevkler değil, aynı zamanda insanın ömür sermayesi, yetenekleri ve manevi potansiyeli olarak da anlaşılabilir. Bu potansiyeli hak yolda değil, nefsi hevesler uğruna harcamak, ayetteki 'dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız' ifadesinin enfüsî karşılığıdır. 'Haksız yere büyüklük taslamak' (istikbar) ve 'yoldan çıkmak' (fısk) ise nefsin kibir ve şehvet gibi kötü sıfatlarının tezahürüdür. Bu sıfatlar, insanın manevi ilerlemesine engel olur ve onu 'alçaltıcı bir azap' olan nefsin esaretine mahkûm eder. Ahiretteki azap, dünyadaki amellerin bir 'tadışı' ve karşılığıdır. [Kaynak: Enfal Suresi, s.111, Fussilet Suresi, s.57]","terzibabaPerspective":"Terzibaba geleneğinde, ayetteki 'inkâr edenler' ifadesi sadece dışarıdaki kâfirleri değil, aynı zamanda insanın içindeki 'nefs-i emmâre'yi ve şeytanı da kapsar. Bu içsel düşmanlar, insanın en kıymetli sermayesi olan ömrünü ve vaktini nefsanî heveslere ve fani zevklere sarf etmesine neden olur. Bu durum, bir 'ticaret' olarak ele alınır; ya rıza-yı ilahi için kâr edilir ya da heva-yı nefs için hüsrana uğranır. [Kaynak: Enfal Suresi, s.111]. Ayette bahsedilen 'hasret' (iç acısı), dünya hayatında işlenen amellerin ahiretteki neticesini müşahade edildiğinde duyulacak pişmanlıktır. Bu pişmanlık, 'amel yurdu değil ceza yurdu' olan ahirette fayda vermeyecektir. [Kaynak: Enfal Suresi, s.111]. Dünyada yaşanan kabz (sıkıntı) ve kederler, yapılan azarların ve günahların cezası olarak görülür. Bu, ahiretteki büyük cezanın bir numunesidir. [Kaynak: Enfal Suresi, s.57].","ibnArabiContext":"İbn Arabî'nin Fütühât ve Füsûs perspektifinden bakıldığında, 'tayyibat'ın dünya hayatında harcanması, ilahi isimlerin tecellilerini nefsi arzulara tahsis etmek anlamına gelir. İnsan, Allah'ın halifesi olarak yaratılmış ve kendisine verilen tüm nimetleri (tayyibatı) Hakk'ın rızası doğrultusunda kullanmakla yükümlüdür. Ancak nefs-i emmârenin etkisiyle bu nimetler, 'haksız yere büyüklük taslama' (istikbar) ve 'yoldan çıkma' (fısk) ile kendi benliğine atfedilir. Bu, kişinin kendi varlığını müstakil zannetmesi ve İlahi varlığı inkâr etmesiyle sonuçlanır. [Kaynak: Fussilet Suresi, s.59]. Bu inkâr, aslında kendi hakikatini inkâr etmektir ve bu durum, ahirette 'alçaltıcı bir azap' olarak tezahür eder. Bu azap, ilahi adaletin bir tecellisi olup, kişinin kendi fiillerinin karşılığıdır. [Kaynak: Fussilet Suresi, s.57, s.59].","mesneviContext":"Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde cehennem, nefsin sûreti olarak tasvir edilir. 'Mâdem ki bu bizim nefsimiz cehennemin bir cüz’üdür, cüzler dâimâ küllün tabiâtını tutar.' [Kaynak: Enfal Suresi, s.57]. Ayetteki 'tayyibatın harcanması' ve 'istikbar' ile 'fısk'ın neticesinde görülecek 'alçaltıcı azap', nefsin doymak bilmeyen arzu ve ihtiraslarının bir sonucudur. Nefs-i emmâre, cehennem gibi yakıta doymaz ve hayvanî hazlarla tatmin olmaz. Ancak takva ve riyazatlarla ona odun atmayı bırakırsak, ateşi yavaş yavaş sönmeye başlar. [Kaynak: Enfal Suresi, s.57]. Dünya hayatında nefsi tadışlara dalmak, ilahi ve ruhi tadışlara mani olur ve ahirette bu tadışların hakikatleri gerçek bir tadış olarak geri döner. [Kaynak: Fussilet Suresi, s.57].","seyrSuluk":"Seyr ü sülûk yolunda bu ayet, müridin nefis tezkiyesi ve tasfiyesi sürecindeki önemini vurgular. 'Tayyibat'ın dünya hayatında heba edilmesi, müridin vaktini ve enerjisini manevi ilerlemeden alıkoyan nefsanî arzulara ve fani meşguliyetlere harcamasıdır. 'Haksız yere büyüklük taslamak' (istikbar), nefsin en büyük engellerinden biri olan kibrin tezahürüdür. Mürid, bu kibri terk etmeli, tevazuya sarılmalı ve 'yoldan çıkmaktan' (fısk) kaçınarak şeriatın zahirine ve tarikatın batınına riayet etmelidir. Kâmil bir mürşidin kontrolünde yapılan nefis tezkiyesi, içimizdeki kâfirlerin (nefs-i emmârenin ve şeytanın) sesini kısmak için elzemdir. [Kaynak: Enfal Suresi, s.111]. Aksi takdirde, ahiretteki 'hasret' ve 'alçaltıcı azap', dünyadaki manevi gafletin ve yanlış tercihlerin kaçınılmaz bir sonucudur.","lifeLessons":"Günümüz mü'mini için bu ayet, dünya hayatının bir imtihan ve bir 'ticaret' olduğu bilincini pekiştirir. Bize verilen ömür, sağlık, yetenekler ve maddi imkanlar gibi 'tayyibat', Allah yolunda harcanması gereken birer sermayedir. Bu sermayeyi nefsi heveslere, fani zevklere ve haksız yere büyüklük taslamaya harcamak, ahirette büyük bir pişmanlık ve 'alçaltıcı bir azap' ile sonuçlanacaktır. Her anımızı ve her fiilimizi, rıza-yı ilahi doğrultusunda değerlendirmeli, nefsimizin vesveselerine karşı uyanık olmalı ve kibrin her türlüsünden sakınmalıyız. Unutmamalıyız ki, 'ceza amel cinsinden olur' düsturunca, dünyada ektiğimiz tohumların karşılığını ahirette biçeceğiz. Bu nedenle, içsel ve dışsal kâfirlere karşı mücadele etmeli, nefsimizi terbiye etmeli ve Allah'ın ayetlerini inkâr etmekten veya onlara sırt çevirmekten kaçınmalıyız. [Kaynak: Enfal Suresi, s.111, s.57, Fussilet Suresi, s.57, s.59]."}

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnkârcılar ateşe sunulduğunda, dünya hayatında güzelliklerini tüketip sefa sürdükleri hatırlatılır ve alçaltıcı azapla karşılaşacakları bildirilir.","keyConcepts":[{"word":"طَيِّبَـٰتِكُمْ","root":"ط ي ب","rootLatin":"T-Y-B","meaning":"Güzellikler, hoş şeyler; dünyada tüketilen helal ve lezzetli nimetler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Tayyib, hoş, güzel ve helal olan şeydir. 'Ezheptum tayyibâtiküm' ifadesi, dünya nimetlerini sadece zevk için tüketip ahiret paylarını kaybetmeyi ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tayyibât burada dünya hayatının lezzetleri, rahatlıkları ve güzellikleridir. Bunları ahiret karşılığında harcamak, sermayeyi dünyada bitirmek demektir."}]},{"word":"ٱلْهُونِ","root":"ه و ن","rootLatin":"H-V-N","meaning":"Alçaltma, aşağılama; azabın sadece acı değil, aynı zamanda aşağılayıcı olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Hûn, zillet ve hakirlik demektir. 'Azâbe'l-hûn' ifadesi, azabın sadece fiziksel acı değil, aynı zamanda aşağılama ve zillete düşürme içerdiğini bildirir. Bu, dünyada büyüklük taslayanlara özel bir karşılıktır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hûn azabının istikbâr (büyüklenme) karşılığı olarak gelmesi dikkat çekicidir — dünyada haksız yere büyüklenen, ahirette alçaltılır. Bu, Kur'anî adaletin bir yansımasıdır."}]},{"word":"تَسْتَكْبِرُونَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"K-B-R","meaning":"Büyüklük taslamak; yeryüzünde haksız yere kibirlenmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İstikbâr, istif'âl vezninde olup 'kendini büyük görmeye çalışmak' demektir. 'Bi-gayri'l-hakk' kaydı, bu büyüklenmenin hiçbir meşru dayanağı olmadığını vurgular — gerçek büyüklük yalnızca Allah'a mahsustur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, istikbârın Kur'an'da İblis'in temel günahı olarak sunulduğuna dikkat çeker. Yeryüzünde istikbâr, İblis'in Âdem'e secde etmeyi reddettiği tavrın insani yansımasıdır."}]}]}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Ahkâf Suresi 20. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nİnkâr edenler ateşe sunuldukları gün onlara denir ki: 'Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi tüketip onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz.'\n\nBu âyet-i celîle, dünyevî nimetlerin âhiret sermayesi pahasına tüketilmesinin dehşetli sonucunu tasvir eder — tıpkı sermayesini yiyip bitiren tüccarın iflâs günündeki hâli gibi.\n\nطَيِّبَاتِكُمْ (tayyibâtiküm — güzellikleriniz): Râgıb Hazretleri tayyib'i 'hoş, güzel ve helâl olan şey' olarak tanımlar. أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ (güzelliklerinizi tüketip zayi ettiniz) ifadesi, dünya nimetlerini sadece zevk için tüketip âhiret paylarını kaybetmeyi ifade eder. Bu, tüm sermayeyi dünyada harcayıp elde hiçbir şey kalmamış tüccarın hâlini andırır.\n\nعَذَابَ الْهُونِ (azâbe'l-hûn — alçaltıcı azap): هُون (hûn), zillet ve hakîrlik demektir. Bu azap sadece fiziksel acı değil, aynı zamanda aşağılanma ve küçük düşürülme içerir. Fîrûzâbâdî Hazretleri'nin Basâir'indeki keskin tespiti şudur ki: Hûn azabının اسْتِكْبَار (istikbâr — büyüklenme) karşılığı olarak gelmesi son derece mânidardır — dünyada haksız yere büyüklenen, âhirette alçaltılır. Bu, Kur'ânî adaletin şâheser bir tezâhürüdür.\n\nIzutsu'nun bu husustaki tespiti unutulmamalıdır: İstikbâr, İblîs'in temel günahıdır. Yeryüzünde istikbâr, İblîs'in Âdem'e secde etmeyi reddettiği tavrın insânî yansımasıdır.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri, tayyibât kavramını daha geniş bir çerçevede ele alır: *\"Dünya nimetleri sana emânet verilmiştir — kullanmak için, tüketmek için değil. Nimeti yiyip de şükrünü unutan, emanete hıyânet etmiş olur.\"* Hazret'e göre asıl mesele, nimetin kendisi değil, nimete karşı takınılan tavırdır.\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında tayyibât, Hakk'ın kuluna verdiği tecellî nimetleridir. Bu nimetleri nefsânî arzular için harcamak, ilâhî cömertliğe nankörlüktür.\n\n### ✦ Mesnevî'nin Nağmesinden\n\nHz. Mevlânâ'nın gönül dilinden: Buz, güneşte erir — ama erirken serinletir. Sen de eriyeceksin; mesele, erirken ne bıraktığındır. Dünya tayyibâtını kendin için harcayan, eridiğinde hiçbir şey bırakmaz. Allah yolunda harcayan, eridiğinde bir nehir bırakır.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Dünya nimetlerini kullan ama onlara bağlanma. Elinde olsun, kalbinde değil. Her yediğin lokmada şükür, her giydiğin elbisede hamd olsun. Yoksa 'tayyibâtını tükettin' hitâbına muhâtap olursun.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asrın tüketim çılgınlığında koşturan insanına bu âyetten düşen hisse şudur ki: Dünyevî nimetlerin lüks tüketimi, maneviyattan kopuk bir yaşam ve haksız yere büyüklenme — bunların hepsi âhirette ağır bir bedele dönüşecektir. Sor kendine: 'Tayyibâtımı nereye harcıyorum?'\n\nRabbimiz, bizi nimetlerine nankör olanlardan eyleme. Dünya tayyibâtını âhiret sermayesine çevirmeyi nasîb et. Bizi müstekbirlerden değil, mütevâzılardan kıl.","sources":["Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz","Toshihiko Izutsu, Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar"]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","kufur-sirk","dunya-ahiret-dengesi","kibir-hased"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيَوْمَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يُعْرَضُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"عَرَضَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"sunulur"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":5,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":6,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ateş"},{"position":7,"surface":"أَذْهَبْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ذ-ه-ب","rootLatin":"dh-b","lemma":"أَذْهَبَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"harcadınız"},{"position":8,"surface":"طَيِّبَـٰتِكُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ي-ب","rootLatin":"ṭ-y-b","lemma":"طَيِّبَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"güzel şeylerinizi"},{"position":8,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":10,"surface":"حَيَاتِكُمُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"ḥ-y-y","lemma":"حَيَاة","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hayatınızda"},{"position":10,"surface":"كُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":11,"surface":"ٱلدُّنْيَا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ن-و","rootLatin":"d-n-w","lemma":"دُنْيَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dünya"},{"position":12,"surface":"وَٱسْتَمْتَعْتُم","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"ٱسْتَمْتَعْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-ت-ع","rootLatin":"m-t-'","lemma":"اِسْتَمْتَعَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zevkini sürdünüz"},{"position":13,"surface":"بِهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":13,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o"},{"position":14,"surface":"فَٱلْيَوْمَ","pos":"harf","posDetail":"Fâ-i Sebebiyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Fâ-i Sebebiyye olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":14,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"bugün"},{"position":15,"surface":"تُجْزَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"cezalandırılacaksınız"},{"position":16,"surface":"عَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azabını"},{"position":17,"surface":"ٱلْهُونِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ه-و-ن","rootLatin":"h-w-n","lemma":"هُون","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"alçaltıcı"},{"position":18,"surface":"بِمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"nedeniyle"},{"position":18,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":19,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":20,"surface":"تَسْتَكْبِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"اِسْتَكْبَرَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"büyüklük taslıyordunuz"},{"position":21,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":22,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"'-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":23,"surface":"بِغَيْرِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":23,"surface":"غَيْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"gh-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışı"},{"position":24,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hak"},{"position":25,"surface":"وَبِمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":25,"surface":"بِمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"nedeniyle"},{"position":25,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":26,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":27,"surface":"تَفْسُقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-س-ق","rootLatin":"f-s-q","lemma":"فَسَقَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yoldan çıkıyordunuz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Ahkâf, 46:20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *46/20*
