# Ahkâf Sûresi, 24. Âyet (46:24)

> فَلَمَّا رَأَوْهُ عَارِضًا مُّسْتَقْبِلَ أَوْدِيَتِهِمْ قَالُوا۟ هَـٰذَا عَارِضٌ مُّمْطِرُنَا ۚ بَلْ هُوَ مَا ٱسْتَعْجَلْتُم بِهِۦ ۖ رِيحٌ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٌ

*Felemmâ raevhu ‘âridan mustakbile evdiyetihim kâlû hâżâ ‘âridun mumtirunâ(c) bel huve mâ-sta'celtum bih(i)(s) rîhun fîhâ ‘ażâbun elîm(un)*

**Meal (Diyanet):** O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgardır" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/24

---

## İşârî / Bâtınî Tefsir

{"generalIshari":"Ayetteki Ad kavminin yağmur beklerken azap rüzgarıyla karşılaşması, zahiri beklentilerin ötesinde ilahi bir hikmetin tecellisi olarak yorumlanır. Onlar dünyevi bir menfaat olan yağmuru arzularken, Hak Teâlâ onlara nefislerini helak edip Hakk'a yakınlaştıran bir 'hayır' göndermiştir. Bu durum, kulun kendi zannettiği hayrın ötesinde, Allah'ın takdir ettiği şeyin hakiki hayır olduğunu gösterir. Rüzgarın getirdiği 'azap', zahirde elem verici olsa da, batında nefsi perdelerden arındırarak kurbiyete ulaştıran bir lütuftur. Bu, dünya nimetlerine bağlanmanın Hak'tan uzaklaşmaya sebep olduğu, gerçek nimetin ise nefsi arındırıp ilahi yakınlığa ermek olduğu manasına gelir.","terzibabaPerspective":"Terzibaba geleneği, bu ayeti Ad kavminin 'hüsn-i zannlarını te'yîden' (iyi niyetlerini tasdik ederek) Allah'ın onlara zannettikleri faydadan daha mükemmel bir fayda ve menfaat temin ettiğini vurgular. Yağmurun toprağın hazzı ve ziraatın sulanması gibi dünyevi bir menfaat olduğu, ancak bunun 'Hak’tan uzaklaşmaya sebep olan nefisleri kuvvetlenip, kat kat perdede kalacaklar' olduğu belirtilir. Buna karşılık, rüzgarın 'sebeb-i bu’d ve hicâb olan nefislerini ihlâk edip ortadan kaldırınca, kurb-i Hakk’a vâsıl olacaklarından bu ni’met-i hakîkî, o ni’met-i sûrîden daha müfîd olmuş olur' ifadesiyle, zahiri azabın batıni bir rahmet olduğu açıklanır. [Kaynak: 5 Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye, s.37] Ayrıca, 'salikin yolculuğu içten gider. Dünya yakıp yıkılsa dünyası ayakta durur. Verilen inşirah sayesinde olayları doğru değerlendirir. Zira üzüntü, keder, acı aklı perdeler.' ifadesiyle, dışsal olayların içsel manevi duruma etkisinin önemi vurgulanır. [Kaynak: 3 Hud Suresi, s.87]","ibnArabiContext":"İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'deki yorumu, ayetin işari manasını derinlemesine açar. Ad kavminin helak olmasının kendileri için 'başka bir hayr' olduğunu belirtir. Onlar yağmura intizar ederken karşılarına ölümün çıkması, 'hicâb olan nüfuslarını ifna edip yani perdeli olan nefislerini yok edip hayrdan ibaret olan kurba vasıl eyledi' şeklinde açıklanır. [Kaynak: 1 185 Fusûsu’l-Hi̇kem, s.75] İbn Arabî, 'isti’câl ettikleri şeyin azâb-ı elîmi mutazammın bir rüzgâr olmakla beraber, kurbda yağmurdan en eksiksiz ve a’lâ bir şey olduğunu ihbar etti' diyerek, zahiri azabın batıni yakınlık olduğunu vurgular. Yağmurun 'toprağın hazzı' ve 'mezrûâtı sular' olmasıyla dünyevi menfaate işaret ederken, rüzgarın 'onları çarçabuk hayr olan aynı kurba isâl eder' ifadesiyle manevi yakınlığın hızına dikkat çeker. [Kaynak: 1 185 Fusûsu’l-Hi̇kem, s.75] Rüzgardaki 'azâb'ın, 'onu tattıkları vakit lezzet buldukları bir emir' olduğu, ancak 'firkat-i me’lûfâttan nâşî onları müellem kıldı' (alışılan şeylerden ayrılmaktan dolayı elem duydukları) belirtilir. Bu, zahiri acının altında yatan ilahi lütfu ve manevi lezzeti ifade eder. [Kaynak: 1 185 Fusûsu’l-Hi̇kem, s.75]","mesneviContext":"Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde bu tür olaylar genellikle nefsin arzularının ve dünya bağlarının kişiyi Hak'tan nasıl uzaklaştırdığını anlatmak için kullanılır. Ad kavminin yağmur beklentisi, dünya nimetlerine olan düşkünlüğü ve bu düşkünlüğün onları Hak'tan uzaklaştırması sembolize edilir. Rüzgarın getirdiği azap ise, nefsi terbiye eden, dünya bağlarını koparan ve ruhu arındıran ilahi bir müdahale olarak görülebilir. Mevlânâ, zahiri acıların ve musibetlerin, batında manevi yükselişe ve ilahi yakınlığa vesile olabileceğini sıkça işler. Ad kavminin helak olması, kibir ve azgınlığın sonu olarak, aynı zamanda nefsin fani arzularından kurtuluşun bir sembolü olarak da okunabilir.","seyrSuluk":"Seyr ü sülûk yolundaki bir salik için bu ayet, manevi ilerlemenin genellikle zahiri zorluklar ve 'azap' gibi görünen hallerle gerçekleştiğini gösterir. Salik, dünya nimetlerine ve nefsin arzularına olan bağımlılığından kurtulmak için 'rüzgar' gibi sarsıcı deneyimler yaşayabilir. Bu 'azap', aslında nefsin perdelerini yırtan, benliği ifna eden ve kulun Hak'ka 'çarçabuk' ulaşmasını sağlayan bir lütuftur. Yağmurun getireceği dünyevi fayda, nefsi daha da güçlendirip hicapları artırırken, rüzgarın getirdiği 'ölüm', nefsin fani varlığını yok ederek hakiki varlığa, yani kurbiyete ulaştırır. Salik, bu tür zorlukları ilahi bir terbiye ve arınma süreci olarak görmeli, zahiri acının ardındaki batıni lütfu idrak etmeye çalışmalıdır. 'Firkat-i me’lûfâttan nâşî' duyulan elem, manevi yolculukta terk edilmesi gereken alışkanlık ve bağlardan ayrılmanın zorluğunu ifade eder.","lifeLessons":"Günümüz mü'mini için bu ayet, dünya nimetlerine aşırı düşkünlüğün ve nefsin arzularına tabi olmanın manevi uzaklaşmaya yol açtığına dair önemli bir ders sunar. Karşılaşılan zorluklar, musibetler ve 'azap' gibi görünen durumlar, aslında Allah'ın bir lütfu olabilir. Bu durumlar, bizi dünya bağlarından koparıp nefsimizi terbiye ederek Hak'ka daha yakınlaştırmak için birer vesiledir. Zahiri acıların ardındaki batıni hikmeti ve rahmeti görebilmek, imanın ve teslimiyetin bir göstergesidir. Gerçek 'hayır' ve 'menfaat', dünya malında değil, nefsi arındırıp ilahi yakınlığa ermekte yatar. Bu, aynı zamanda 'Cebbar' isminin tecellisi olarak, kibir ve azametin zilletle defedilmesi ve tevazuya ulaşılması gerektiği mesajını da taşır. [Kaynak: 3 Hud Suresi, s.87] Mümin, beklentilerini sadece dünyevi faydalarla sınırlamamalı, Allah'ın takdirine rıza göstermeli ve her durumda O'na yönelmelidir."}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Azabı vadilerine doğru gelen bir bulut olarak gördüklerinde yağmur sanırlar; Hûd ise bunun acı bir rüzgâr olduğunu ve her şeyi yıkacağını bildirir.","keyConcepts":[{"word":"عَارِضًا","root":"ع ر ض","rootLatin":"A-R-D","meaning":"Ufukta yayılan bulut; gökyüzünü kaplayan geniş bulut kütlesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Ârid', ufukta enine yayılan buluttur. Ad kavmi bu bulutu gördüğünde, çölde yaşayan bir topluluk olarak bunu çok ihtiyaç duydukları yağmurun müjdecisi sandılar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Ârid' kelimesi, bir şeyin enlemesine yayılarak görünmesini ifade eder. Bulutun vadilerine doğru gelmesi, aslında helâkin kaçınılmaz biçimde yaklaştığını, ama onların bunu rahmet zannettiğini gösterir."}]},{"word":"رِيحٌ","root":"ر و ح","rootLatin":"R-V-H","meaning":"Rüzgâr; burada yıkıcı ve helâk edici rüzgâr.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Rîh, havanın hareketidir. Kur'an'da genellikle tekil 'rîh' azap rüzgârı için, çoğul 'riyâh' rahmet rüzgârları için kullanılır. Bu ayette tekil gelmesi, bunun rahmet değil azap rüzgârı olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kur'an'da rîh (tekil) ve riyâh (çoğul) ayrımı önemlidir. Tekil olan genellikle azap ve helâk bildirirken, çoğul olan rahmet ve bereket bildirir. Bu ayette 'rîhun fîhâ azâbun elîm' ifadesi, rüzgârın can yakıcı bir azap taşıdığını açıkça bildirir."}]}]}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Ahkâf Suresi 24. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nO azabı vadilerine doğru gelen geniş bir bulut olarak gördüklerinde 'Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracak' dediler. Hûd: 'Hayır, o acele istediğiniz şeydir — can yakıcı azap taşıyan bir rüzgârdır' dedi.\n\nBu âyet-i celîle, Âd kavminin helâk anını sinematik bir canlılıkla tasvir eder — tıpkı bir filmin doruk sahnesı gibi, gerilim burada zirveye ulaşır.\n\nعَارِض (ârid): İbn Kuteybe Hazretleri bu kelimeyi 'ufukta enine yayılan bulut' olarak tanımlar. Âd kavmi, çöl halkı olarak bu bulutu çok ihtiyaç duydukları yağmurun müjdecisi sandılar. Ebû Ubeyde Hazretleri ise bulutun vadilerine doğru gelmesinin, helâkin kaçınılmaz biçimde yaklaştığını, ama onların bunu rahmet zannettiğini gösterdiğini belirtir.\n\nBu âyetin en derin dilbilimsel inceliğine dikkat et: رِيحٌ (rîh — rüzgâr) kelimesi tekil gelmiştir. Nitekim Râgıb Hazretleri'nin el-Müfredât'ında ve Fîrûzâbâdî Hazretleri'nin Basâir'inde beyân edildiği üzere, Kur'ân'da tekil رِيح (rîh) genellikle azap rüzgârı için, çoğul رِيَاح (riyâh) rahmet rüzgârları için kullanılır. Bu âyette tekil gelmesi, bunun rahmet değil helâk rüzgârı olduğunun dilbilimsel bir işaretidir.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri bu sahneyi, aldanışın en dehşetli biçimi olarak yorumlar: *\"Helâk, rahmet kılığında gelir. İnsan, bâzen en büyük tehlikeleri en büyük fırsatlar sanır. Hakiki basîret, görünenin ötesini okuyabilmektir.\"* Bu söz, yalnızca Âd kavmi için değil, her çağın insanı için geçerlidir.\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında bu sahne, zâhir ve bâtın ayrımının en çarpıcı örneğidir. Bulutun zâhiri rahmet, bâtını azaptır. Gözü olan görür — ama kalbi kör olan, bulutun ardındaki hakikati göremez.\n\n### ✦ Mesnevî'nin Nağmesinden\n\nHz. Mevlânâ'nın gönül dilinden: Zehir, bâzen bal görünümünde gelir. Akıllı olan, tadına bakmadan önce kaynağını sorar. Âd kavmi, bulutun kaynağını sormadı — yağmur sandı. Yağmur sanılan, fırtına çıktı.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Sülûk yolunda sana güzel görünen her şey, gerçekten güzel olmayabilir. Nefis, sana azabı rahmet diye gösterebilir — bir dünyanın cazibesini, bir makamın parlaklığını, bir hevesin tatlılığını. Dikkatli ol! Her bulut yağmur getirmez; bâzıları fırtına getirir. Mürşidinin sesini dinle — o sana ârid'in hakikatini söyleyecektir.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asrın insanına bu âyetten düşen hisse şudur ki: Her parlayan altın değildir. Ekonomik balonlar, sahte vaatler, aldatıcı reklamlar — hepsi birer 'ârid'dir. Yağmur sanılır, fırtına çıkar. Basîretli ol, zâhire aldanma.\n\nRabbimiz, bize basîret ver — görünenin ardındaki hakikati görelim. Bizi aldanışın kucağına düşenlerden değil, hakikati sezenlerden eyle.","sources":["İbn Kuteybe, Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","Ebû Ubeyde, Mecâzü'l-Kur'ân","Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz"]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","kissa-gecmis-kavimler","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Felemmâ"},{"position":2,"translit":"raevhu"},{"position":3,"translit":"‘âridan"},{"position":4,"translit":"mustakbile"},{"position":5,"translit":"evdiyetihim"},{"position":6,"translit":"kâlû"},{"position":7,"translit":"hâżâ"},{"position":8,"translit":"‘âridun"},{"position":9,"translit":"mumtirunâ(c)"},{"position":10,"translit":"bel"},{"position":11,"translit":"huve"},{"position":12,"translit":"mâ"},{"position":13,"translit":"sta'celtum"},{"position":14,"translit":"bih(i)(s)"},{"position":15,"translit":"rîhun"},{"position":16,"translit":"fîhâ"},{"position":17,"translit":"‘ażâbun"},{"position":18,"translit":"elîm(un)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve, sonra","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman","binaDurumu":"Mebnî (ism-i şart)","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"رَأَوْهُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gördüler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"عَارِضًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"عَارِض","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yayılan, bulut","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Hâl"},{"position":4,"surface":"مُّسْتَقْبِلَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"مُسْتَقْبِل","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"yönelen","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"أَوْدِيَتِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"و-د-ي","rootLatin":"w-d-y","lemma":"وَادِي","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"vadileri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":6,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahalde mebnî","gloss":"bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":8,"surface":"عَارِضٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"عَارِض","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"bulut","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":9,"surface":"مُّمْطِرُنَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"م-ط-ر","rootLatin":"m-t-r","lemma":"مُمْطِر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"bize yağmur yağdıracak","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat","izafet":"Muzâf"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"bize","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":10,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"hayır, bilakis","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahalde mebnî","gloss":"o","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":12,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû mahalde mebnî","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Haber"},{"position":13,"surface":"ٱسْتَعْجَلْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"'-j-l","lemma":"اِسْتَعْجَلَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"acele istediniz","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":14,"surface":"بِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":14,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":15,"surface":"رِيحٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-و-ح","rootLatin":"r-w-ḥ","lemma":"رِيح","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"rüzgar","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Bedel"},{"position":16,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":16,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":17,"surface":"عَذَابٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"azap","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":18,"surface":"أَلِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ا-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَلِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"acı veren","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/24*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *46/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *46/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk · *46/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk · *46/24*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *46/24*
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *46/24*
