# Ahkâf Sûresi, 33. Âyet (46:33)

> أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَلَمْ يَعْىَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ ۚ بَلَىٰٓ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

*Eve lem yerav enna(A)llâhe-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda velem ya'ye biḣalkihinne bikâdirin ‘alâ en yuhyiye-lmevtâ(c) belâ innehu ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/33

---

## İşârî / Bâtınî Tefsir

{"generalIshari":"Bu ayet, Allah'ın yaratma kudretinin sadece fiziksel âlemle sınırlı olmadığını, aynı zamanda manevi âlemde de tecelli ettiğini işaret eder. Göklerin ve yerin yaratılması, zahirde görünen büyük bir kudret nişanesidir. Ancak bâtında bu, insanın kendi iç âlemindeki 'ölü' kalpleri diriltme, gafletten uyandırma ve manevi bir diriliş yaşatma kudretine de işaret eder. 'Yaratmaktan yorulmayan Allah' ifadesi, O'nun kudretinin sonsuzluğunu ve her an tecelli halinde olduğunu gösterir. Bu, aynı zamanda kulun manevi gayretlerinin, Allah'ın kudretiyle birleştiğinde asla boşa gitmeyeceğini, her an yeni bir yaratılış ve dirilişin mümkün olduğunu anlatır. Ölüleri diriltme, sadece kıyametteki fiziksel diriliş değil, aynı zamanda nefsin karanlıklarından ruhun aydınlığına, cehaletten marifete, gafletten uyanışa geçişi de kapsar. Her şeyin Kadir olması, bu manevi dirilişin de O'nun iradesi ve kudretiyle gerçekleştiğinin altını çizer.","terzibabaPerspective":"Terzibaba Hazretleri'nin 'Gökler ve yeri yaratan Allah'ın, onlar gibisini yaratmaya kâdir olduğunu görmüyorlar mı?' (17/İsrâ 99) ve 'Gökleri ve yeri yaratan kimse, onların benzerini yaratmaya kâdir olmaz mı? Elbette (kâdirdir). O, (çokça yaratan) El-Hallâk, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.' (36/Yâsîn 81) ayetlerine yaptığı vurgular, yaratma kudretinin sadece bilinen âlemlerle sınırlı olmadığını, aksine çok daha geniş ve idrak ötesi boyutları olduğunu gösterir. Bu ayet-i kerime de aynı minvalde, Allah'ın kudretinin sadece fiziksel yaratılışla sınırlı kalmayıp, 'ölüleri diriltme' ifadesiyle manevi âlemdeki dirilişleri de kapsadığını işaret eder. Terzibaba'nın 'diğer gökyüzlerindeki halketmiş olduğu “insanın misli-benzeri” olanları görmedilermi?' (17/İsrâ 99 yorumu) ifadesi, bu ayetteki 'ölüleri diriltme' kudretinin, sadece fiziksel bedenlerin değil, aynı zamanda manevi olarak ölmüş, gafletteki ruhların da diriltilebileceğine dair bir işaret olarak okunabilir. Bu, Allah'ın yaratma ve diriltme kudretinin, bizim algımızın çok ötesinde, her an ve her boyutta tecelli ettiğini idrak etmemiz gerektiğini vurgular. 'Cenâb-ı Hakk, sizlerin gök yüzünde benzerleriniz olan bu durumu anlayıp, idrak etmenizi sizlerden beklerdim demek istiyordur.' [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.341] ifadesi, bu ayetin de insanları kendi iç âlemlerindeki 'ölü' halleri idrak etmeye ve manevi dirilişi aramaya teşvik ettiğini gösterir.","ibnArabiContext":"İbn Arabî'nin vahdet-i vücud anlayışında, her şey Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Bu ayetteki 'Gökleri, yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah' ifadesi, Hakk'ın 'Hâlık' ve 'Kadir' isimlerinin sürekli tecellisini, yani 'her an yeni bir yaratılış' (halk-ı cedîd) ilkesini vurgular. Ölüleri diriltme kudreti, sadece ahiretteki dirilişle sınırlı değildir; aynı zamanda her an nefsin karanlıklarından ruhun aydınlığına, gafletten şuhûda geçişi de ifade eder. İbn Arabî'ye göre, insan kâmil olma yolculuğunda, kendi nefsindeki 'ölü' sıfatları (kötü ahlak, gaflet, şirk-i hafi) terk edip, Allah'ın isim ve sıfatlarıyla dirilerek 'diri' bir kalp kazanır. Bu, Hakk'ın 'Muhyî' (dirilten) isminin kulda tecellisidir. 'O her şeye Kadir'dir' ifadesi, bu manevi dirilişin de ancak Hakk'ın mutlak kudretiyle mümkün olduğunu, kulun kendi başına bu dirilişi gerçekleştiremeyeceğini, ancak O'nun izni ve yardımıyla bu mertebeye ulaşabileceğini gösterir. Fütühât'ta ve Füsûs'ta vurgulanan 'ayn'ların (özlerin) Hakk'ın ilminde ezelden var olduğu ve yaratılışın bu ayn'ların dış âlemde zuhur etmesinden ibaret olduğu' anlayışı, 'ölüleri diriltme'nin de aslında ezelî varlıkların yeniden zuhur ettirilmesi olarak yorumlanabilir.","mesneviContext":"Mevlânâ Celaleddin Rûmî, Mesnevî'sinde yaratılış ve diriliş kavramlarını sıkça manevi bir bağlamda ele alır. Bu ayetteki 'Gökleri, yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah' ifadesi, Mevlânâ'nın 'Her an yeni bir iştedir' (Rahman 29) ayetine yaptığı yorumlarla örtüşür. Mevlânâ'ya göre, Allah'ın yaratması sürekli ve kesintisizdir; bu sadece fiziksel âlemde değil, aynı zamanda insanın ruhsal âleminde de böyledir. 'Ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi?' sorusu, Mesnevî'de sıkça işlenen 'ölmeden önce ölme' ve 'kalbin dirilmesi' temasıyla doğrudan ilişkilidir. Gafletteki kalp 'ölü'dür; zikirle, fikirle, aşkla ve marifetle dirilir. Mevlânâ, 'Can bedenden ayrılınca, beden ölür; can bedene dönünce, beden dirilir. Kalp de gafletten ayrılınca ölür, zikre dönünce dirilir' der. Bu ayet, insanın kendi içindeki 'ölü' halleri (nefsanî arzular, dünya sevgisi, gaflet perdesi) bırakıp, ilahi aşkla ve hakikat bilgisiyle 'dirilmesi' gerektiğini hatırlatır. 'O her şeye Kadir'dir' ifadesi, bu manevi dirilişin de ancak ilahi kudretle mümkün olduğunu, kulun acziyetini ve Hakk'a olan ihtiyacını vurgular.","seyrSuluk":"Seyr ü sülûk yolundaki bir sâlik için bu ayet, manevi yolculuğun temel prensiplerinden birini ifade eder: Diriliş. Sâlik, nefsinin karanlıklarında 'ölü' bir haldeyken, mürşidinin rehberliğinde ve Allah'ın izniyle manevi bir diriliş yaşar. 'Gökleri, yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah' ifadesi, sâlikin seyr ü sülûk boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen, Allah'ın kudretinin sonsuz olduğunu ve her an yeni bir lütuf ve tecelli ile onu destekleyeceğini hatırlatır. 'Ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi?' sorusu, sâlikin kendi içindeki 'ölü' sıfatları (kibir, haset, riya vb.) terk edip, yerine 'diri' sıfatları (tevazu, muhabbet, ihlas) ikame etmesi gerektiğini vurgular. Bu, nefsin terbiye edilmesi ve ruhun arındırılması sürecidir. Sâlik, bu süreçte defalarca 'ölür' ve 'dirilir'; her bir makam geçişi, bir önceki halden 'ölüp' yeni bir hale 'dirilmek' gibidir. 'O her şeye Kadir'dir' ifadesi, sâlikin bu zorlu yolda acziyetini bilerek, tam bir teslimiyetle Allah'ın kudretine sığınması gerektiğini, zira bu dirilişin ancak O'nun iradesiyle gerçekleşebileceğini öğretir.","lifeLessons":"Günümüz mü'mini için bu ayet, sadece ahiretteki dirilişi beklemekle kalmayıp, bu dünyada da manevi bir diriliş yaşamanın önemini hatırlatır. Hayatın zorlukları, günahlar ve gaflet, kalpleri 'ölü' hale getirebilir. Ancak Allah'ın yaratma ve diriltme kudreti sonsuzdur. Bu, bize umut verir ve her an yeniden başlayabileceğimiz, hatalarımızdan ders çıkarıp manevi olarak kendimizi yenileyebileceğimiz mesajını taşır. 'Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah', bizim de hayatın getirdiği yorgunluklara, ümitsizliklere rağmen, O'nun kudretine sığınarak manevi enerjimizi tazeleyebileceğimizi gösterir. 'Ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi?' sorusu, bizlere kendi iç âlemimize dönüp, 'ölü' kalplerimizi zikirle, ibadetle, tefekkürle ve salih amellerle diriltmemiz gerektiğini öğütler. Gafletten uyanmak, dünya meşgalelerinin esaretinden kurtulmak, Allah'a yönelmek, bir nevi 'diriliş'tir. Bu ayet, her şeyin Allah'ın kudretinde olduğunu bilerek, O'na tam bir tevekkülle bağlanmayı ve hayatın her anında O'nun sonsuz kudretini idrak etmeyi teşvik eder. Bu idrak, hem dünyevi hem de uhrevi hayatımızda bize güç ve rehberlik sağlar."}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Gökleri ve yeri yaratıp yorulmayan Allah'ın ölüleri diriltmeye de kadir olduğu bildirilir.","keyConcepts":[{"word":"يَعْىَ","root":"ع ي ي","rootLatin":"A-Y-Y","meaning":"Yorulmak, aciz kalmak; Allah'ın yaratmaktan asla yorulmaması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Lem ya'ye' ifadesi, 'yorulmadı, aciz kalmadı' demektir. Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın bu yaratmadan hiçbir yorgunluk duymadığı bildirilir — bu, Yahudi geleneğindeki 'yedinci gün dinlenme' inancının reddidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"'İyy', güçsüzlük ve acizlik sebebiyle bir işi tamamlayamamaktır. Allah'ın 'ya'ye' fiilinin olumsuz olarak gelmesi, O'nun kudretinin sınırsız ve tükenmez olduğunu vurgular."}]},{"word":"يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ","root":"ح ي ي / م و ت","rootLatin":"H-Y-Y / M-V-T","meaning":"Ölüleri diriltmek; ilk yaratılıştan daha kolay olan yeniden diriliş.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İhyâ, hayat vermek, diriltmektir. Kur'an'ın temel argümanı şudur: gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah, ölüleri diriltmeye evleviyetle kadirdir — çünkü yeniden yaratmak, ilk yaratmadan daha kolaydır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"'Bi-kâdirin alâ en yuhyiye'l-mevtâ' ifadesindeki 'belâ' (evet) cevabı, sorunun retorik olduğunu ve cevabın apaçık olduğunu gösterir. Bu, Kur'an'ın ahiret inancını aklî delillerle destekleme metodolojisinin güzel bir örneğidir."}]}]}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Ahkâf Suresi 33. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nGökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah'ın ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi? Evet; O her şeye Kadîr'dir.\n\nBu âyet-i celîle, âhiret inancını aklî bir delille destekler — tıpkı bir matematik ispatı gibi berrak ve reddedilemez.\n\nلَمْ يَعْيَ (lem ya'ye — yorulmadı): İbn Kuteybe Hazretleri bu ifadenin 'yorulmadı, âciz kalmadı' mânâsına geldiğini belirtir. Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın bu yaratmadan hiçbir yorgunluk duymadığı bildirilir. Râgıb Hazretleri عِيّ (iyy) kavramını 'güçsüzlük sebebiyle bir işi tamamlayamamak' olarak tanımlar — Allah'ın kudreti sınırsız ve tükenmezdir.\n\nبَلَى (belâ — evet): Fîrûzâbâdî Hazretleri, bu cevabın sorunun retorik olduğunu ve cevabın apaçık olduğunu gösterdiğini belirtir. Gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah, ölüleri diriltmeye evleviyetle kadirdir — çünkü yeniden yaratmak, ilk yaratmadan daha kolaydır.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri: *\"Allah'ın kudreti sınırsızdır. Yaratılış tek seferlik bir olay değil, her an devam eden bir tecellîdir. Her nefes, her an yeni bir yaratılıştır — 'O her an bir iştedir' (Rahmân 29). Öyleyse ölümden sonra diriliş, O'nun için bir nefes kadar kolaydır.\"*\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Bu âyet, ölü kalbi diriltmenin de Allah'ın kudretinde olduğunu gösterir. Gönlün ölmüşse, ümidini kesme — gökleri ve yeri yaratan, senin kalbini de diriltir.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nRabbimiz, bizi Senin kudretinden şüphe edenlerden eyleme. Ölü kalplerimizi dirilt, karanlık gönüllerimizi aydınlat. Sen her şeye Kadîr'sin.","sources":["İbn Kuteybe, Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz"]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","yaratilis","tevhid","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mi?","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"İstifhâm edatı"},{"position":1,"surface":"وَلَمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Cezm edatı"},{"position":2,"surface":"يَرَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"görmezler mi","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Masdar harfi"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ın","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî, Allah kelimesinin sıfatı konumunda","gloss":"o ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Sıfat"},{"position":6,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Müennes Salim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"gökleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":8,"surface":"وَٱلْأَرْضَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":8,"surface":"ٱلْأَرْضَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"yeri","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":9,"surface":"وَلَمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Cezm edatı"},{"position":10,"surface":"يَعْىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"عَيِيَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"yorulmadı","irabMarker":"illet harfinin hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":11,"surface":"خَلْقِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلْق","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yaratması","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":11,"surface":"هِنَّ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُنَّ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":12,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Zâide Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":12,"surface":"قَـٰدِرٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَادِر","form":"Fâ'il","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Zâide harf-i cer 'bâ'dan sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen merfû (أَنَّ'nin haberi)","gloss":"gücü yeten","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin haberi"},{"position":13,"surface":"عَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":14,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Bağlaç"},{"position":15,"surface":"يُحْـِۧىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"ḥ-y-y","lemma":"أَحْيَا","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'en'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"diriltir","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":16,"surface":"ٱلْمَوْتَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَوْتَى","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ölüleri","irabMarker":"takdîrî fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":17,"surface":"بَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"evet","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":18,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":18,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"إِنَّ'nin ismi olduğu için mebnî","gloss":"O","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":19,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":20,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":21,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ا","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":22,"surface":"قَدِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدِير","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"إِنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gücü yeten","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin haberi"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Eve lem"},{"position":2,"translit":"yerav"},{"position":3,"translit":"enna"},{"position":4,"translit":"(A)llâhe"},{"position":5,"translit":"lleżî"},{"position":6,"translit":"ḣaleka"},{"position":7,"translit":"ssemâvâti"},{"position":8,"translit":"vel-arda"},{"position":9,"translit":"velem"},{"position":10,"translit":"ya'ye"},{"position":11,"translit":"biḣalkihinne"},{"position":12,"translit":"bikâdirin"},{"position":13,"translit":"‘alâ"},{"position":14,"translit":"en"},{"position":15,"translit":"yuhyiye"},{"position":16,"translit":"lmevtâ(c)"},{"position":17,"translit":"belâ"},{"position":18,"translit":"innehu"},{"position":19,"translit":"‘alâ"},{"position":20,"translit":"kulli"},{"position":21,"translit":"şey-in"},{"position":22,"translit":"kadîr(un)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/33*
- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/33*
