# Ahkâf Sûresi, 4. Âyet (46:4)

> قُلْ أَرَءَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَرُونِى مَاذَا خَلَقُوا۟ مِنَ ٱلْأَرْضِ أَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ ۖ ٱئْتُونِى بِكِتَـٰبٍ مِّن قَبْلِ هَـٰذَآ أَوْ أَثَـٰرَةٍ مِّنْ عِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

*Kul eraeytum mâ ted'ûne min dûni(A)llâhi erûnî mâżâ ḣalekû mine-l-ardi em lehum şirkun fî-ssemâvât(i)(s) îtûnî bikitâbin min kabli hâżâ ev eśâratin min ‘ilmin in kuntum sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Allah'ı bırakıp da taptıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünden neyi yaratmışlardır? Yoksa göklerin yaratılışında onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söyleyenler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı olsun getirin bana!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/4

---

## İşârî / Bâtınî Tefsir

{"generalIshari":"Bu ayet, zahirde putlara tapanlara hitap ederken, bâtında insanın kendi nefsini, hevasını, dünyevi arzularını veya Allah'tan gayrı her türlü bağımlılığını ilah edinmesine işaret eder. Yeryüzünde ne yaratmışlar sorusu, insanın kendi iradesiyle veya başkalarının yardımıyla gerçekte neyi var edebildiğini sorgular. Göklerdeki ortaklık ise, ilahi iradeye ve takdire müdahale etme iddiasının boşluğunu vurgular. Kitap veya bilgi kalıntısı istemek, manevi yolculukta hakikate ulaşmak için sağlam bir delil, ilahi bir rehberlik veya tasavvufi bir silsileye dayanma gerekliliğine işaret eder. Hakikat yolunda, zan, hurafe ve menkıbelerle değil, ilahi vahiy ve nebevi mirasla ilerlenmesi gerektiği vurgulanır.","terzibabaPerspective":"Terzibaba geleneğinde, yaratma fiilinin kayıtsız şartsız Allah'a ait olduğu vurgusu, bu ayetin işari anlamını güçlendirir. 'Yaratmak, kayıtsız şartsız Allah’a (cc) ait olduğu gibi egemenlik de kayıtsız şartsız Allah’a (cc) aittir.' [Kaynak: Dur Rabbın Namazda Cilt 1, s.253] ifadesi, insanın kendi nefsinde veya dış dünyada bir yaratma gücü vehmetmesinin şirkin bir tezahürü olduğunu gösterir. Terzibaba, 'yaratma' kelimesinin gerçek karşılığını sorgulayarak, insanın acizliğini ve Allah'ın mutlak yaratıcılığını idrak etmeye davet eder. Bu ayet, insanın kendi iç dünyasında ve dış âlemde Allah'tan başka bir yaratıcı veya hükümran güç aramasının batıl olduğunu, 'zan, hurafe ve menkıbeyi delil zannedenlerin, kendi elleriyle şüpheye düşmüş, dinlerini karmakarışık hâle getirmişlerdir.' [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.105] sözüyle de desteklenir. Dolayısıyla, Terzibaba perspektifinden, bu ayet, tevhidin sadece dışsal putları reddetmekle kalmayıp, içsel putları da kırmayı gerektiren derin bir manevi arınma çağrısıdır.","ibnArabiContext":"İbn Arabî'nin Vahdet-i Vücud anlayışında, yaratma fiili sadece Allah'a mahsustur ve var olan her şey O'nun tecellisidir. Bu ayet, 'Yeryüzünde ne yaratmışlar bana göstersenize!' sorusuyla, Hakk'ın tecellisi dışında bağımsız bir varlık veya yaratma gücü iddiasının imkansızlığını vurgular. İbn Arabî'ye göre, 'şirk', Hakk'ın mutlak birliğini idrak edememek ve varlıkta O'ndan başkasına bir pay atfetmektir. Göklerdeki ortaklık sorusu, ilahi isim ve sıfatların tecellisinde dahi bir ortaklığın söz konusu olamayacağını, her şeyin nihayetinde 'El-Vâhid, El-Kahhâr' olan Allah'a döndüğünü ifade eder. [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.105] İbn Arabî, 'kitap' veya 'bilgi kalıntısı' istemeyi, ilahi bilginin (ilm-i ilahi) ve hakikatlerin ancak Allah'tan geldiğini, insanın kendi vehim ve zanlarıyla hakikate ulaşamayacağını belirtir. Fütühât-ı Mekkiyye'de, varlığın mertebelerini ve ilahi isimlerin tecellilerini açıklarken, her şeyin Allah'ın yaratması ve emriyle var olduğunu vurgular. Bu ayet, insanın kendi vehimlerinden ve zanlarından arınarak mutlak tevhide ulaşma yolunda bir rehber niteliğindedir.","mesneviContext":"Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde, bu ayet, insanın kendi nefsini ve dünya sevgisini putlaştırmasına karşı bir uyarı olarak yorumlanabilir. 'Kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?' [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.105] ifadeleri, manevi körlük ile basiret sahibi olmayı, cehalet ile ilahi nuru idrak etmeyi karşılaştırır. Mevlânâ, Mesnevî'de, insanın kendi hevasına uymasının, Allah'tan başkasına yönelmesinin bir tür şirk olduğunu ve bu durumun manevi karanlığa yol açtığını sıkça dile getirir. 'Yeryüzünde ne yaratmışlar bana göstersenize!' sorusu, insanın kendi benliğinde veya dış dünyada gerçek bir yaratıcı güç vehmetmesinin boşluğunu, her şeyin Allah'ın kudretiyle var olduğunu hatırlatır. Mevlânâ'ya göre, hakiki bilgi ve rehberlik, ilahi kitaptan ve peygamberlerin mirası olan 'bilgi kalıntısından' gelir. Bu ayet, kalbin Allah'tan başkasına yöneldiği her anın bir tür şirk olduğunu ve hakiki aydınlığa ancak tevhidle ulaşılabileceğini sembolize eder.","seyrSuluk":"Seyr ü sülûk yolundaki salik için bu ayet, tevhidin derinliklerine inme ve şirkin her türlü tezahüründen arınma çağrısıdır. Salik, kendi nefsindeki 'yaratma' iddiasını, yani kendi iradesini, gücünü veya bilgisini mutlak görme eğilimini sorgulamalıdır. 'Yeryüzünde ne yaratmışlar bana göstersenize!' sorusu, salikin kendi benliğinde ve çevresinde gözlemlediği her şeyin Allah'ın yaratması olduğunu idrak etmesini gerektirir. Göklerdeki ortaklık sorusu, salikin ilahi takdire teslimiyetini ve her şeyin Allah'ın emriyle gerçekleştiğini kabul etmesini ifade eder. Seyr ü sülûkta ilerlemek isteyen bir mümin, 'kitap veya intikal etmiş bir bilgi kalıntısı' arayışıyla, ilahi vahye ve tasavvufi silsileden gelen sahih bilgiye dayanmalı, zan ve hurafelerden uzak durmalıdır. Bu ayet, salikin manevi körlükten (zulmet) manevi basirete (nur) geçişini, yani şirkin karanlıklarından tevhidin aydınlığına ulaşma çabasını simgeler. 'Allah her şeyin yaratıcısıdır. Ve O, El-Vâhid, El-Kahhâr’dır.' [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.105] hakikati, salikin kalbinde yer etmeli, onu mutlak teslimiyete ve yalnızca Allah'a yönelmeye sevk etmelidir.","lifeLessons":"Günümüz mü'mini için bu ayet, modern şirkin farklı biçimlerine karşı bir uyarı niteliğindedir. İnsanlar bugün, Allah'ı bırakıp bilime, teknolojiye, paraya, güce, makama veya kendi nefsani arzularına aşırı bir bağlılık gösterebilirler. Bu ayet, bu tür 'ilahların' gerçekte 'yeryüzünde ne yarattığını' sorgulamaya davet eder. Hiçbir beşeri güç veya icat, Allah'ın yaratma gücüne denk olamaz. 'Kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?' [Kaynak: Gökyüzü İnsanları Araştırması 2, s.105] sorusu, hakikati idrak eden basiretli mü'min ile dünya nimetlerine aldanan manevi kör arasındaki farkı ortaya koyar. Günümüz mü'mini, kendi hayatında ve toplumda karşılaştığı sorunlara çözüm ararken, 'kitap veya intikal etmiş bir bilgi kalıntısı' yani Kur'an ve Sünnet'ten gelen sahih bilgiye dayanmalı, popüler kültürün veya geçici ideolojilerin peşinden gitmemelidir. Bu ayet, mü'mini, her şeyin yaratıcısı ve mutlak hükümranı olan Allah'a tam bir teslimiyetle yönelmeye, O'ndan başkasından medet ummamaya ve O'nun dışındaki her türlü bağımlılıktan kurtulmaya teşvik eder. Gerçek özgürlük ve aydınlık, ancak mutlak tevhidin idrakiyle mümkündür."}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayette müşriklere meydan okunarak, Allah'ın dışında taptıkları varlıkların yeryüzünde ne yarattıklarını göstermeleri veya göklerde bir ortaklıkları olduğunu ispat edecek bir kitap ya da bilgi kalıntısı getirmeleri istenir.","keyConcepts":[{"word":"شِرْكٌ","root":"ش ر ك","rootLatin":"Ş-R-K","meaning":"Mülk ve saltanatta ortaklık; göklerin yaratılışında veya idaresinde bu varlıkların bir pay sahibi olup olmadığını sorgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Şirk, mülk ve saltanatta ortaklık anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, göklerin yaratılışında veya idaresinde bu varlıkların bir pay sahibi olup olmadığını sorgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Şirki 'bir şeyin iki veya daha fazla kişi arasında bölünmesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'şirkün fi's-semâvât' ifadesini, müşriklerin iddialarının temelsizliğini vurgulayan 'hissî veya hükmî ortaklık' bağlamında ele alır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Bu ayetteki şirki 'nasîb' (pay/hisse) olarak tefsir eder. Yani 'Göklerde onların bir payı mı var?' anlamındadır."}]},{"word":"كِتَابٍ","root":"ك ت ب","rootLatin":"K-T-B","meaning":"Vahyedilmiş semavi metin; müşriklerden iddialarını destekleyecek yazılı bir ilahi belge talebi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Burada 'kitap'tan kasıt, vahyedilmiş bir semavi metindir. Kök anlamı 'toplamak, bir araya getirmek' (ketebe) olan bu kelime, harflerin bir araya gelerek anlamlı bir bütün oluşturmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ayetteki 'i'tûnî bi-kitâbin' ifadesini, geçmiş ümmetlere indirilen ve bu putperest iddiaları doğrulayan bir belge talebi olarak görür."}]},{"word":"أَثَارَةٍ","root":"أ ث ر","rootLatin":"E-S-R","meaning":"Kalıntı, bakiye; geçmiş alimlerden aktarılan, nakledilen bilgi kırıntısı.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Bu kelimeyi 'kalıntı' veya 'bakiyye' olarak tanımlar. Geçmiş alimlerden aktarılan, nakledilen bilgi kırıntısı demektir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"'Esâre' kelimesinin 'eser' (iz) kökünden geldiğini belirtir. Bir şeyin izini takip etmek (ittibâ) ile ilişkilendirir. Ayette 'ilmî bir dayanak, geçmişten gelen bir bilgi izi' manasındadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kelimenin 'seçkinlik' ve 'tercih' (îsâr) ile olan köken birliğine dikkat çekerek, burada 'önemli ve güvenilir bilgi nakli' kastedildiğini vurgular."}]},{"word":"عِلْمٍ","root":"ع ل م","rootLatin":"A-L-M","meaning":"Kesin ve somut bilgi; müşriklerin zannına karşılık gelen nesnel, rasyonel veya naklî delil.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramını 'cahl' (cehalet/dürtüsellik) karşısında nesnel ve kesin bilgi olarak konumlandırır. Ahkaf 4'te istenen 'ilm', müşriklerin zannına (vehm) karşılık gelen somut, rasyonel veya naklî bir delildir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Bir şeyin hakikatini idrak etmektir. 'Esâretin min ilmin' tamlamasında, bilginin bir cüz'ü veya geçmişten süzülüp gelen bir hakikat payı kastedilir."}]}]}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Ahkâf Suresi 4. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nDe ki: 'Allah'ı bırakıp da taptığınız şeyleri gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünde ne yaratmışlar? Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Doğru sözlü iseniz, bundan önceki bir kitap veya bir bilgi kalıntısı getirin bana.'\n\nBu âyet-i celîle, müşriklere dört kademeli bir meydan okuma sunar ve putperestliğin temellerini birer birer yıkar. Dikkat et ki, bu meydan okuma sıradan bir tartışma değildir — Hakk'ın bâtılı parçalamasıdır.\n\nBirinci darbe: 'Yeryüzünde ne yaratmışlar?' İbn Kuteybe Hazretleri Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân'ında خَلْق (halk) kelimesinin hem 'takdir etmek' hem de 'yoktan var etmek' mânâlarını taşıdığını beyân buyurmuşlardır. Allah'a nispet edildiğinde mutlak yaratma — yani îcâd — murâd olunur.\n\nİkinci darbe: 'Göklerde bir ortaklıkları mı var?' Ebu'l-Bekâ el-Kefevî Hazretleri el-Külliyyât'ında شِرْك (şirk) kavramını 'bir şeyin iki veya daha fazla kişi arasında bölünmesi' olarak tanımlar. Fîrûzâbâdî Hazretleri ise Basâir'inde bu âyetteki şirki نَصِيب (nasîb — pay, hisse) olarak tefsir eder: 'Göklerde onların bir payı mı var?' İşte putların bütün iddiaları bu tek soruyla çöker.\n\nÜçüncü darbe: 'Bundan önceki bir kitap getirin.' Ebû Ubeyde Hazretleri Mecâzü'l-Kur'ân'ında bu ifadeyi, geçmiş ümmetlere indirilen ve putperest iddiaları doğrulayan bir belge talebi olarak yorumlamıştır.\n\nDördüncü darbe: 'Bir bilgi kalıntısı getirin.' Ebû Bekir es-Sicistânî Hazretleri Nüzhetü'l-Kulûb'unda أَثَارَة (esâre) kelimesini 'kalıntı, bakiyye' olarak açıklar — geçmiş âlimlerden aktarılan bilgi kırıntısı. Semîn el-Halebî Hazretleri ise Umdetü'l-Huffâz'da kelimenin أَثَر (eser — iz) kökünden geldiğini, 'ilmî bir dayanak, geçmişten gelen bir bilgi izi' mânâsında olduğunu belirtir. Mevlüt Güngör, kelimenin إِيثَار (îsâr — seçkinlik, tercih) ile olan köken birliğine dikkat çekerek, burada 'önemli ve güvenilir bilgi nakli' kastedildiğini vurgular.\n\nBüyük mütefekkir Toshihiko Izutsu'nun bu husustaki tespiti son derece isabetlidir: Âyette istenen عِلْم (ilm), müşriklerin zanlarına (vehm) karşılık gelen somut, rasyonel veya naklî bir delildir. Cahl'in (cehâletin) karşısında ilm vardır — ve müşrikler bu ilimden yoksundur.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri'nin bu husustaki bakışı, âyetin zâhirinden bâtınına bir köprü kurar. Hazret'e göre 'Allah'tan gayrı taptığınız şeyler' ifadesi, sadece taştan ve ağaçtan putlara değil; insanın kendi nefsinde ilâhlaştırdığı her şeye — makam, servet, hevâ, şöhret — işaret eder. Gerçek tevhid, hem zâhirî hem de bâtınî putlardan arınmayı gerektirir. *\"Gördüğün her şeyde Hakk'ı gör, yoksa her gördüğünü put edinirsin\"* — bu sözün derin mânâsını tefekkür et.\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında bu dört kademeli meydan okuma, aslında insanın kendi iç âlemindeki putlara da yöneliktir. Min dûnillâh (Allah'tan gayrı) ifadesi, Hakk'ın dışında kalan her şeydir — mâsivâ. Sâlik, kendi gönlünde mâsivâya yer verdikçe, o gönül ma'bed olmaktan çıkar, puthâne olur.\n\n### ✦ Mesnevî'nin Nağmesinden\n\nHz. Mevlânâ'nın diliyle söyleyecek olursak: Put kırmak kolaydır — asıl mesele, gönüldeki putu kırmaktır. Dışarıdaki put, elinin emeği; içerideki put, nefsin eseri. Biri baltayla kırılır, diğeri ancak aşk ile.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Bu âyet, sana bir ayna tutar. Sor kendine: 'Allah'tan gayrı neye tapıyorum?' Bu soru, yalnızca taş putlar için değil — dünya hırsı, makam sevdâsı, insanların takdiri, nefsin arzuları... bunların hepsi birer puttur. Tevhid, bu putların hepsini gönülden söküp atmaktır. 'Yeryüzünde ne yaratmışlar?' sorusu, aslında şudur: 'Seni Allah'tan alıkoyan şey, sana ne verdi?'\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asrın insanına bu âyetten düşen hisse şudur ki: Modern putlar değişmiş, ama putperestlik değişmemiştir. Para, kariyer, sosyal medya beğenileri, imaj — bunlar da birer 'min dûnillâh'tır. Sor kendine: 'Bunlar yeryüzünde ne yarattılar? Göklerde bir payları mı var? Bir kitapları, bir ilimleri mi var?' Cevap 'hayır' ise, o hâlde niçin gönlünü onlara kaptırıyorsun?\n\nRabbimiz, gönüllerimizi mâsivâdan arındır, kalplerimizi yalnız Sana tahsis eyle. Bizi hakikati arayıp da bulamayanlardan değil, bulup da yaşayanlardan kıl.","sources":["İbn Kuteybe, Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","Ebu'l-Bekâ el-Kefevî, el-Külliyyât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz","Ebû Ubeyde, Mecâzü'l-Kur'ân","Ebû Bekir es-Sicistânî, Nüzhetü'l-Kulûb","Semîn el-Halebî, Umdetü'l-Huffâz","Mevlüt Güngör, Kelime Anlam Bilgisi","Toshihiko Izutsu, Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar"]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","musrikler","kufur-sirk","yaratilis","ilahi-kitaplar"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"أَرَءَيْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"Gördünüz mü?"},{"position":3,"surface":"مَّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, ism-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"şeyler"},{"position":4,"surface":"تَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"tapıyorsunuz"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gayrı"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"أَرُونِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"أَرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"Bana gösterin"},{"position":8,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, zamir olduğu için mebnî","gloss":"bana"},{"position":9,"surface":"مَاذَا","pos":"isim","posDetail":"İstifham İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَاذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, istifham ismi olduğu için mebnî","gloss":"ne"},{"position":10,"surface":"خَلَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattılar"},{"position":11,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":12,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":13,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":14,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":14,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr, zamir olduğu için mebnî","gloss":"onların"},{"position":15,"surface":"شِرْكٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"شِرْك","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"ortaklık"},{"position":16,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":17,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":18,"surface":"ٱئْتُونِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"Bana getirin"},{"position":18,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, zamir olduğu için mebnî","gloss":"bana"},{"position":19,"surface":"بِكِتَـٰبٍۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":19,"surface":"كِتَـٰبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir kitap"},{"position":20,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":21,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":22,"surface":"هَـٰذَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr, ism-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":23,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":24,"surface":"أَثَـٰرَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ث-ر","rootLatin":"'-th-r","lemma":"أَثَارَة","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"bir kalıntı"},{"position":25,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":26,"surface":"عِلْمٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ilim"},{"position":27,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":28,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iseniz"},{"position":29,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صَادِق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru sözlüler"}]
