# Ahkâf Sûresi, 8. Âyet (46:8)

> أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَلَا تَمْلِكُونَ لِى مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِ ۖ كَفَىٰ بِهِۦ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۖ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

*Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul ini-fteraytuhu felâ temlikûne lî mina(A)llâhi şey-â(en)(s) huve a'lemu bimâ tufîdûne fîh(i)(s) kefâ bihi şehîden beynî vebeynekum(s) vehuve-lġafûru-rrahîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/46/8

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"'Onu uydurdu' diyenlere karşılık, Allah'ın şahitliğinin yeterliliği ve O'nun Gafûr ve Rahîm oluşu vurgulanır.","keyConcepts":[{"word":"ٱفْتَرَىٰهُ","root":"ف ر ي","rootLatin":"F-R-Y","meaning":"Uydurmak, iftira etmek; Kur'an'ın beşer uydurması olduğu iddiası.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İftirâ, bir şeyi yoktan uydurmak ve birine yalan isnat etmektir. İftiâl vezninde olması, uydurmada kasıt ve çaba olduğunu gösterir. Müşriklerin 'iftirâ' suçlaması, Kur'an'ın ilahi kaynaklı olmadığını iddia etmeleridir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İftirâ, 'fery' kökünden gelir ve bir deriyi kesip biçmek gibi, yoktan bir şey icat etmek anlamı taşır. Kur'an'a bu itham yapılması, Mekke müşriklerinin standart bir inkâr stratejisiydi."}]},{"word":"شَهِيدًا","root":"ش ه د","rootLatin":"Ş-H-D","meaning":"Şahit, tanık; Allah'ın Peygamber ile müşrikler arasında yeter şahit olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Şehîd, bir olaya bizzat tanık olan ve tanıklığını beyan edendir. Allah'ın 'şehîd' olması, her şeyi bilmesi ve hükmetmesi anlamındadır — beşerî tanıklığın ötesinde mutlak bir ilimle şahittir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"'Kefâ billâhi şehîdâ' ifadesi, başka hiçbir şahide ihtiyaç olmadığını, Allah'ın şahitliğinin her türlü delilden üstün olduğunu bildirir."}]},{"word":"ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ","root":"غ ف ر / ر ح م","rootLatin":"Ğ-F-R / R-H-M","meaning":"Çok bağışlayan ve çok merhamet eden; inkârcılara bile tövbe kapısının açık olduğuna işaret.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Mağfiret, günahı örtmek ve cezadan korumaktır. Rahmet ise merhamet ve şefkattir. Ayetin sonunda bu iki sıfatın gelmesi, azap tehdidinden sonra bile Allah'ın rahmet kapısının açık olduğunu hatırlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Gafûr ve Rahîm sıfatlarının inkâr bağlamında zikredilmesi, inkârcılara bir son çağrıdır: 'Allah şahittir ama bağışlayandır da — hâlâ dönerseniz.'"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/8*
- **Ahkâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *46/8*
