# Muhammed Sûresi, 25. Âyet (47:25)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرْتَدُّوا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَـٰرِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَى ۙ ٱلشَّيْطَـٰنُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَىٰ لَهُمْ

*İnne-lleżîne-rteddû ‘alâ edbârihim min ba'di mâ tebeyyene lehumu-lhudâ(ﻻ)-şşeytânu sevvele lehum ve emlâ lehum*

**Meal (Diyanet):** Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/47/25

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, hidayet kendilerine apaçık belli olduktan sonra dinden dönenlerin (irtidat edenlerin) durumunu ele almaktadır. Şeytanın bu kişileri nasıl saptırdığını ve onlara boş ümitler verdiğini dilbilimsel bir derinlikle açıklamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱرْتَدُّوا۟","root":"ر د د","rootLatin":"r-d-d","meaning":"Doğru yoldan yüz çevirip eski hallerine dönmek, dinden dönmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Radd (ردّ) kelimesi, bir şeyi geri çevirmek, döndürmek anlamına gelir. İrtidâd (ارتداد) ise, bir halden başka bir hale dönmek, özellikle dinden dönmek (mürted olmak) anlamında kullanılır. Ayetteki 'irteddû' ifadesi, kendilerine hidayet apaçık belli olduktan sonra imandan küfre dönmelerini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'irteddû alâ edbârihim' ifadesini, 'geri döndüler, yüz çevirdiler' şeklinde açıklar. Bu, mecazi bir ifadedir ve doğru yoldan sapıp eski sapkınlıklarına geri dönmelerini anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'irtidâd' kavramını Kur'an'daki 'küfr' ve 'nifak' kavramlarıyla ilişkilendirir. Ona göre irtidâd, İslam'ı kabul ettikten sonra ondan yüz çevirme eylemidir ve bu, Kur'an'da şiddetle kınanan bir durumdur. Ayetteki kullanım, hidayetin açıklığından sonraki bilinçli bir sapmayı vurgular."}]},{"word":"تَبَيَّنَ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Bir şeyin açık ve net hale gelmesi, belirginleşmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beyân (بيان), bir şeyin açıklığa kavuşması, netleşmesi demektir. 'Tebeyyene' (تبيّن) ise, bir şeyin kendiliğinden veya başkası tarafından açıklığa kavuşturulması anlamına gelir. Ayetteki 'mâ tebeyyene lehumu'l-hudâ' ifadesi, hidayetin onlara apaçık bir şekilde, şüpheye yer bırakmayacak kadar netleştiğini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tebeyyene' fiilinin, bir şeyin hakikatinin ortaya çıkması ve zihinde netleşmesi anlamını taşıdığını vurgular. Bu, sadece bilmek değil, aynı zamanda idrak etmek ve kesin olarak anlamak demektir. Ayette, hidayetin delillerinin ve doğruluğunun tam olarak anlaşıldığına işaret eder."}]},{"word":"ٱلْهُدَى","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yol, rehberlik, Allah'ın insanlara gösterdiği hakikat.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüdâ (هدى), lütuf ve ihsan yoluyla doğru yola iletmek anlamına gelir. Bu, bazen yol göstermek, bazen de doğru yolu bulmak anlamında kullanılır. Ayetteki 'el-hudâ', Allah'ın peygamberleri aracılığıyla insanlara gönderdiği ilahi rehberliği, İslam dinini ve hakikatini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hüdâ' kavramını Kur'an'ın temel kavramlarından biri olarak inceler. Ona göre hüdâ, Allah'ın insanlara gönderdiği vahiy aracılığıyla doğru yolu göstermesidir ve bu, 'dalâl' (sapıklık) kavramının zıddıdır. Ayette, bu ilahi rehberliğin onlara açıkça ulaştığına dikkat çekilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, hüdâ kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamında kullanıldığını belirtir. Bu, sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda kalpleri doğruya yönlendirme eylemini de içerir. Ayette, bu hidayetin onlara ulaştığı halde yüz çevirmeleri kınanır."}]},{"word":"سَوَّلَ","root":"س و ل","rootLatin":"s-w-l","meaning":"Bir şeyi güzel göstermek, cazip kılmak, kötü bir şeyi iyi gibi göstermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tesvîl (تسويل), nefsin veya şeytanın kötü bir şeyi güzel göstererek insanı ona meylettirmesidir. Ayetteki 'şeytânu sevvele lehum' ifadesi, şeytanın dinden dönme eylemini onlara cazip gösterdiğini, süslediğini ve böylece onları bu sapkınlığa sürüklediğini belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sevvele' fiilinin, bir şeyi nefse hoş göstermek, onu arzu edilir kılmak anlamında kullanıldığını ifade eder. Şeytanın bu fiili, insanları doğru yoldan saptırmak için kullandığı bir hile olarak açıklanır. Ayette, şeytanın bu kişilerin dinden dönme eylemini nasıl kışkırttığı vurgulanır."}]},{"word":"وَأَمْلَىٰ","root":"م ل و","rootLatin":"m-l-w","meaning":"Uzun ömür vermek, mühlet tanımak, boş ümitler vermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İmlâ' (إملاء), birine mühlet vermek, ömrünü uzatmak veya ona boş ümitler vererek oyalamak anlamına gelir. Ayetteki 've emlâ lehum' ifadesi, şeytanın onlara uzun ömür vaat ederek veya ahiret azabını unutturarak, günah işlemeye devam etmeleri için boş ümitler verdiğini anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'imlâ' kelimesinin, birine zaman tanımak, onu ertelemek ve bu erteleme ile onu aldatmak anlamını taşıdığını belirtir. Şeytanın bu eylemi, insanları günah işlemeye teşvik etmek ve tövbeyi geciktirmek için kullandığı bir yöntemdir. Ayette, şeytanın bu kişilere verdiği sahte güven ve ümit vurgulanır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'imlâ'nın, birine uzun bir süre tanımak ve bu süre içinde onu kendi haline bırakmak olduğunu ifade eder. Şeytan, bu kişilere sanki cezalandırılmayacaklarmış gibi bir his vererek, onları sapkınlıklarında ısrar etmeye teşvik eder. Ayette, şeytanın bu aldatıcı vaatleri ile insanları nasıl saptırdığı açıklanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","hidayet-dalalet","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"İnne"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"rteddû"},{"position":4,"translit":" ‘alâ"},{"position":5,"translit":" edbârihim"},{"position":6,"translit":" min"},{"position":7,"translit":" ba'di"},{"position":8,"translit":" mâ"},{"position":9,"translit":" tebeyyene"},{"position":10,"translit":" lehumu"},{"position":11,"translit":"lhudâ(ﻻ)"},{"position":12,"translit":"şşeytânu"},{"position":13,"translit":" sevvele"},{"position":14,"translit":" lehum"},{"position":15,"translit":" ve emlâ"},{"position":16,"translit":" lehum"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":3,"surface":"ٱرْتَدُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-د-د","rootLatin":"r-d-d","lemma":"اِرْتَدَّ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geri döndüler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"عَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":5,"surface":"أَدْبَـٰرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","lemma":"دُبُر","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"arkaları","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":6,"surface":"مِّنۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"بَعْدِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْد","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonra","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tetimme"},{"position":9,"surface":"تَبَيَّنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"تَبَيَّنَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"açıkça belli oldu","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":10,"surface":"لَهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":10,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":11,"surface":"ٱلْهُدَى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدَى","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiil-i mâzînin fâili olduğu için merfû","gloss":"hidayet, doğru yol","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":12,"surface":"ٱلشَّيْطَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ط-ن","rootLatin":"ş-ṭ-n","lemma":"شَيْطَان","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"şeytan","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":13,"surface":"سَوَّلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-و-ل","rootLatin":"s-w-l","lemma":"سَوَّلَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"süsledi, kolay gösterdi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":14,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":14,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":15,"surface":"وَأَمْلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":15,"surface":"أَمْلَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-ل-و","rootLatin":"m-l-w","lemma":"أَمْلَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ümit verdi, mühlet verdi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":16,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":16,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/25*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/25*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/25*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/25*
