# Muhammed Sûresi, 28. Âyet (47:28)

> ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُوا۟ مَآ أَسْخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُوا۟ رِضْوَٰنَهُۥ فَأَحْبَطَ أَعْمَـٰلَهُمْ

*Żâlike bi-ennehumu-ttebe'û mâ esḣata(A)llâhe ve kerihû ridvânehu feahbeta a'mâlehum*

**Meal (Diyanet):** Bu, Allah'ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/47/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Muhammed Suresi 28. ayet, Allah'ın gazabına yol açan eylemleri ve rızasına karşı duyulan nefreti ele alarak, bu durumun amellerin boşa çıkmasına neden olduğunu dilbilimsel bir kesinlikle ifade etmektedir. Ayet, itaat ve isyan arasındaki ontolojik farkı ve bunun ilahi sonuçlarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱتَّبَعُوا۟","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-a","meaning":"Bir şeyi takip etmek, peşinden gitmek, ona uymak anlamındadır ve burada Allah'ı gazaplandıran şeylere uymayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'teba' (تبع) kökünü bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek olarak açıklar. Ayetteki 'ittebeû' (اتبعوا) fiili, onların Allah'ın gazabına yol açan şeylerin peşinden gitmelerini, onlara tabi olmalarını ve bu eylemleri benimsemelerini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir takip değil, aynı zamanda fikri ve ahlaki bir uyumu da içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ittebeû' fiilini mecazi anlamda 'benimsediler, kabul ettiler' şeklinde yorumlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ı gazaplandıran şeylere uymak, o şeylerin hükümlerini veya etkilerini kabul etmek ve onlara göre hareket etmek anlamına gelir. Bu, onların bilinçli bir tercihini ve iradi bir yönelişini gösterir."}]},{"word":"أَسْخَطَ","root":"س خ ط","rootLatin":"s-h-t","meaning":"Gazaplandırmak, öfkelendirmek demektir ve burada Allah'ın gazabına sebep olan eylemleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'saht' (سخط) kelimesini rızanın zıttı olarak tanımlar ve bir şeyden hoşnut olmama, öfkelenme hali olarak açıklar. 'Eshaṭa' (أسخط) fiili ise birini gazaplandırmak, öfkesini celbetmek demektir. Ayetteki kullanımı, onların işlerinin Allah'ın rızasına aykırı olduğunu ve O'nun gazabını çeken eylemler olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'saht' kelimesinin şiddetli bir hoşnutsuzluk ve öfke halini ifade ettiğini belirtir. Ayette 'esḫaṭa' fiili, onların Allah'ın gazabını gerektiren fiilleri işlediklerini ve bu fiillerin Allah katında kabul görmediğini, aksine O'nun hoşnutsuzluğunu kazandığını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"وَكَرِهُوا۟","root":"ك ر ه","rootLatin":"k-r-h","meaning":"Hoşlanmamak, nefret etmek, istememek anlamındadır ve burada Allah'ın rızasına karşı duyulan nefreti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'kerh' (كره) kelimesini bir şeyi istememek, ondan hoşlanmamak olarak tanımlar. 'Kerihû' (كرهوا) fiili, onların Allah'ın rızasına karşı içsel bir nefret ve hoşnutsuzluk beslediklerini gösterir. Bu, sadece bir eylemi yapmamak değil, aynı zamanda o eylemin kendisinden veya sonucundan tiksinmek anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kerh' kavramının Kur'an'da genellikle bir şeye karşı duyulan derin bir antipatiyi, hatta nefreti ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kerihû rıdvânehû' ifadesi, onların Allah'ın rızasını elde etme arzusundan yoksun olduklarını, hatta bu rızaya karşı bir düşmanlık beslediklerini ve bu durumun onların manevi durumlarının bir göstergesi olduğunu vurgular."}]},{"word":"رِضْوَٰنَهُۥ","root":"ر ض و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Rıza, hoşnutluk, memnuniyet anlamındadır ve burada Allah'ın kullarından razı olmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'rıdvân' (رضوان) kelimesini 'rıza'nın (رضا) mübalağalı şekli olarak açıklar ve tam bir hoşnutluk, memnuniyet anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'rıdvânehû' ifadesi, Allah'ın kullarından tam anlamıyla razı olmasını, onların amellerini ve hallerini beğenmesini ifade eder. Onların bu rızadan hoşnut olmamaları, Allah ile aralarındaki derin kopukluğu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'rıdvân'ı Allah'ın kulundan hoşnut olması ve ona lütufta bulunması olarak tanımlar. Ayetteki 'kerihû rıdvânehû' ifadesi, onların Allah'ın kendilerinden razı olmasını istemediklerini, hatta bu duruma karşı bir nefret beslediklerini ve bu durumun onların amellerinin boşa çıkmasının temel nedenlerinden biri olduğunu vurgular."}]},{"word":"فَأَحْبَطَ","root":"ح ب ط","rootLatin":"h-b-t","meaning":"Boşa çıkarmak, iptal etmek, geçersiz kılmak anlamındadır ve burada Allah'ın onların amellerini boşa çıkarmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'habat' (حبط) kelimesini bir şeyin etkisini kaybetmesi, boşa gitmesi olarak açıklar. 'Ahbaṭa' (أحبط) fiili ise bir şeyi boşa çıkarmak, geçersiz kılmak demektir. Ayetteki kullanımı, onların Allah'ı gazaplandıran şeylere uymaları ve rızasından hoşlanmamaları sebebiyle, yaptıkları tüm amellerin Allah katında hiçbir değerinin kalmadığını ve karşılıksız kaldığını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ihbât' (إحباط) kelimesini bir amelin sevabının yok olması, geçersiz hale gelmesi olarak açıklar. Ayetteki 'fe-ahbaṭa a'mâlehüm' ifadesi, Allah'ın onların amellerini, yaptıkları kötü tercihler ve rızasına karşı duruşları nedeniyle tamamen hükümsüz kıldığını, bu amellerin ahirette kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağını belirtir."}]},{"word":"أَعْمَـٰلَهُمْ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Ameller, işler, fiiller anlamındadır ve burada insanların dünyada yaptıkları tüm eylemleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'amel' (عمل) kelimesini bir iradeye dayalı olarak yapılan her türlü fiil olarak tanımlar. Ayetteki 'a'mâlehüm' (أعمالهم) ifadesi, onların dünyada yaptıkları tüm iyi veya kötü işleri, çabaları ve eylemleri kapsar. Ancak bu ameller, Allah'ın gazabına yol açan ve rızasına karşı duran tutumları nedeniyle boşa çıkarılmıştır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel' kavramının Kur'an'da genellikle insanın iradi olarak gerçekleştirdiği, karşılığında sevap veya günah kazanacağı fiilleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, 'a'mâlehüm' onların dünyevi çabalarını ve ibadetlerini de kapsar, ancak bu çabaların, Allah'ın rızasına aykırı tutumları nedeniyle ahirette bir değer taşımayacağı vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","ahiret-mukafat","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"أَنَّهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî, 'enne'nin ismi konumunda","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"ٱتَّبَعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"اِتَّبَعَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uydular"},{"position":4,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî, mef'ûlün bih konumunda","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"أَسْخَطَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-خ-ط","rootLatin":"s-kh-ṭ","lemma":"أَسْخَطَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gazablandırdı"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ı"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"كَرِهُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ر-ه","rootLatin":"k-r-h","lemma":"كَرِهَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hoşlanmadılar"},{"position":8,"surface":"رِضْوَٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ض-و","rootLatin":"r-ḍ-w","lemma":"رِضْوَان","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"rızasını"},{"position":8,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî, muzâfun ileyh konumunda","gloss":"O'nun"},{"position":9,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece"},{"position":9,"surface":"أَحْبَطَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-ب-ط","rootLatin":"ḥ-b-ṭ","lemma":"أَحْبَطَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"boşa çıkardı"},{"position":10,"surface":"أَعْمَـٰلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمَل","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"işlerini"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî, muzâfun ileyh konumunda","gloss":"onların"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhammed Sûresi** · *47/28*
- **Muhammed Sûresi** · *47/28*
- **Muhammed Sûresi** · *47/28*
- **Muhammed Sûresi** · *47/28*
