# Muhammed Sûresi, 31. Âyet (47:31)

> وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَـٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ

*Velenebluvennekum hattâ na'leme-lmucâhidîne minkum ve-ssâbirîne ve nebluve aḣbârakum*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/47/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Muhammed Suresi 31. ayet, müminlerin imtihan edilmesini, cihad edenlerin ve sabredenlerin ortaya çıkarılmasını ve amellerinin açığa vurulmasını konu edinir. Ayet, Allah'ın kullarını sınayarak onların gerçek durumlarını bildiğini ve bu bilginin bir tecelli olduğunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ","root":"ب ل و","rootLatin":"b-l-v","meaning":"Allah'ın kullarını çeşitli zorluklarla sınaması, imtihan etmesi ve denemesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'belâ' kelimesinin hem hayır hem şer ile imtihan anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'lenablûvenneküm' ifadesi, Allah'ın müminleri cihad ve sabır gibi zorlu durumlarla sınayarak onların imanlarındaki sadakati ortaya çıkaracağını ifade eder. Bu, Allah'ın kullarının durumunu bilmesi için değil, onların durumunu açığa çıkarmak içindir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'belâ' fiilinin 'imtihan etmek, denemek' anlamında kullanıldığını ve bu ayetteki kullanımının da bu mecazi anlamı taşıdığını belirtir. Allah'ın insanları denemesi, onların iç yüzlerini ortaya koymak ve amellerine göre karşılık vermek içindir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'belâ' kavramının Kur'an'da genellikle 'deneme, sınama' anlamında kullanıldığını ve bu denemelerin insanın ahlaki ve dini karakterini ortaya koyduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'belâ', müminlerin cihad ve sabır gibi erdemleri ne ölçüde taşıdıklarını göstermeleri için bir fırsattır."}]},{"word":"نَعْلَمَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın, kullarının durumunu fiilen ortaya çıkardıktan sonra bilmesi, bu bilginin tecelli etmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'na'leme' ifadesinin Allah'ın ilminin artması anlamına gelmediğini, zira Allah'ın her şeyi ezelden bildiğini belirtir. Buradaki 'bilmek', bir şeyin fiilen ortaya çıkması ve gözle görülür hale gelmesi anlamındadır. Yani Allah, cihad edenleri ve sabredenleri fiilen ortaya çıkararak onları 'bilecektir'."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesinin hakikati idrak etmek olduğunu ve Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi ezelden ve ebeden kuşatan bilgisi olduğunu ifade eder. Ayetteki 'na'leme' ise, Allah'ın ezelî ilminin bir tecellisi olarak, kulların amellerinin ve vasıflarının fiilen ortaya çıkmasıyla bu bilginin 'görünür' hale gelmesini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kökünün Kur'an'daki kullanımlarında, Allah'a nispet edildiğinde, O'nun mutlak ve kuşatıcı bilgisine işaret ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'na'leme' ifadesi, Allah'ın kullarını imtihan etmesinin amacının, onların iç yüzlerini ve amellerini açığa çıkararak, bu durumun herkes tarafından 'bilinir' hale gelmesini sağlamak olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُجَـٰهِدِينَ","root":"ج ه د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Allah yolunda tüm gayretini sarf eden, mücadele eden ve çaba gösteren kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cihad' kelimesinin 'güç ve takatin son sınırına kadar çaba sarf etmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Mücahidîn' ise, Allah yolunda düşmanla savaşarak, nefisle mücadele ederek veya ilim öğrenerek tüm gayretini ortaya koyanlardır. Ayetteki bağlamda, özellikle düşmanla savaşarak imtihan edilen müminleri ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'cihad'ın 'Allah yolunda savaşmak' anlamında kullanıldığını ve 'mücahidîn'in de bu savaşta yer alanları ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'mücahidîn', Allah'ın imtihanından geçerek O'nun yolunda mücadele eden ve bu mücadelede sebat gösteren kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cihad' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, ancak genellikle 'Allah yolunda savaşmak' anlamında kullanıldığını ifade eder. 'Mücahidîn', bu savaşta aktif rol alan, fedakarlık gösteren ve Allah'ın dinini yüceltmek için çaba harcayan kişilerdir. Ayet, bu kişilerin imtihanla ortaya çıkacağını belirtir."}]},{"word":"وَٱلصَّـٰبِرِينَ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklar karşısında metanetini koruyan, dayanıklı ve tahammüllü kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sabr'ın 'nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şey üzerinde tutmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Sâbirîn' ise, musibetler, zorluklar ve Allah yolundaki mücadeleler karşısında metanetini koruyan, şikayet etmeyen ve direnen kimselerdir. Ayetteki 'sâbirîn', cihadın zorluklarına ve diğer imtihanlara karşı dayanıklılık gösteren müminlerdir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sabr'ın 'nefsi hoşlanmadığı şeylere karşı tutmak' olduğunu ifade eder. 'Sâbirîn', Allah'ın emirlerini yerine getirirken veya yasaklarından kaçınırken karşılaşılan zorluklara karşı direnen, musibetlere karşı tahammül gösteren kişilerdir. Bu ayette, cihadın getirdiği sıkıntılara karşı sabredenler kastedilmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sabr'ın Kur'an'da merkezi bir kavram olduğunu ve genellikle 'dayanıklılık, metanet, tahammül' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Sâbirîn', Allah'ın iradesine teslim olan, zorluklar karşısında sarsılmayan ve imanlarını koruyan kişilerdir. Ayet, cihad edenlerle birlikte sabredenlerin de Allah tarafından ortaya çıkarılacağını vurgular."}]},{"word":"أَخْبَارَكُمْ","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Kişinin amelleri, davranışları ve iç yüzünü ortaya koyan durumları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haber' kelimesinin 'bir şeyin hakikatini bildiren söz' olduğunu belirtir. Ayetteki 'ahbâraküm' ise, kişinin amelleri, niyetleri ve iç yüzünü ortaya koyan durumları ifade eder. Allah, imtihan yoluyla kullarının gerçek hallerini ve amellerini 'açığa çıkaracak', yani 'haberlerini' ortaya koyacaktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'haber' kelimesinin 'bir şeyin iç yüzünü ve mahiyetini bildiren bilgi' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Neblüve ahbâraküm' ifadesi, Allah'ın kullarının gizli kalmış amellerini, niyetlerini ve gerçek durumlarını ortaya çıkaracağını, yani onların 'haberlerini' açığa vuracağını mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'haber'in 'bir şeyin mahiyetini bildiren söz veya durum' olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'ahbâraküm', müminlerin cihad ve sabır gibi imtihanlar karşısındaki tutumlarını, gösterdikleri performansı ve iç dünyalarını yansıtan tüm hallerini kapsar. Allah, bu imtihanlarla onların 'haberlerini' yani gerçek durumlarını ortaya koyacaktır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","cihad","sabir"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَنَبْلُوَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ل-و","rootLatin":"b-l-w","lemma":"بَلَا","form":"Fa'ala","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tevkid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"ve elbette deneyeceğiz"},{"position":1,"surface":"كُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sizi"},{"position":2,"surface":"حَتَّىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ta ki"},{"position":3,"surface":"نَعْلَمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Fa'ala","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hattâ edatından sonra geldiği için mansûb","gloss":"bilelim"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُجَـٰهِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ه-د","rootLatin":"j-h-d","lemma":"مُجَاهِد","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cihad edenleri"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinizden"},{"position":5,"surface":"كُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلصَّـٰبِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَابِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb","gloss":"sabredenleri"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"نَبْلُوَا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ل-و","rootLatin":"b-l-w","lemma":"بَلَا","form":"Fa'ala","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb","gloss":"açıklayalım"},{"position":8,"surface":"أَخْبَارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"خ-ب-ر","rootLatin":"kh-b-r","lemma":"خَبَر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"haberlerini"},{"position":8,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhammed Sûresi** · *47/31*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/31*
- **Muhammed Sûresi** · *47/31*
- **Muhammed Sûresi** · *47/31*
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/31*
- **Şûrâ Sûresi** · *47/31*
- **En'âm Sûresi** · *47/31*
- **Muhammed Sûresi** · *47/31*
- **Zâriyât Sûresi** · *47/31*
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/31*
- **Muhammed Sûresi** · *47/31*
- **Mü'minûn Sûresi** · *47/31*
