# Muhammed Sûresi, 32. Âyet (47:32)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَـٰلَهُمْ

*İnne-lleżîne keferû ve saddû ‘an sebîli(A)llâhi ve şâkkû-rrasûle min ba'di mâ tebeyyene lehumu-lhudâ len yedurû(A)llâhe şey-en ve seyuhbitu a'mâlehum*

**Meal (Diyanet):** İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/47/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkarcıların, Allah yolundan alıkoyanların ve Peygambere karşı çıkanların akıbetini ele almaktadır. Anahtar kavramlar, inkarın, engellemenin ve karşı gelmenin anlamsal derinliğini ve bunların sonuçlarını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar etmek, gerçeği örtmek ve Allah'ın birliğini reddetmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kelimesi, bir şeyi örtmek anlamına gelir. Şeriat dilinde ise, Allah'ın birliğini, peygamberliğini veya dinin zaruri hükümlerinden birini inkar etmek demektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, hakikati bile bile reddeden ve üzerini örten kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"K-f-r, Kur'an'da 'nankörlük' ve 'inkar' olmak üzere iki temel anlamda kullanılır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın varlığını ve birliğini, Peygamber'in getirdiği mesajı reddetme, yani dini hakikatleri inkar etme anlamındadır. Bu, sadece bir inanmama hali değil, aktif bir reddediştir."}]},{"word":"وَصَدُّوا۟","root":"ص د د","rootLatin":"s-d-d","meaning":"Allah yolundan engellemek, alıkoymak ve mani olmak demektir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sadde fiili, bir şeyi engellemek, yolunu kesmek anlamına gelir. Ayetteki 'saddu an sebîlillâh' ifadesi, insanları Allah'ın dinine girmekten veya ona uymaktan alıkoymak, onlara mani olmak demektir. Bu, sadece kendileri inanmamakla kalmayıp başkalarının da inanmasını engelleme çabasıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"S-d-d kökü, bir şeyi çevirmek, geri çevirmek ve engellemek anlamlarına gelir. Ayetteki kullanımı, müminleri Allah'ın yolundan, yani İslam'dan ve onun hükümlerinden uzaklaştırmaya çalışmak, onları bu yola girmekten veya bu yolda ilerlemekten alıkoymak manasındadır."}]},{"word":"وَشَآقُّوا۟","root":"ش ق ق","rootLatin":"ş-k-k","meaning":"Peygambere karşı gelmek, ona muhalefet etmek ve düşmanlık beslemek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ş-k-k kökü, bir şeyi ikiye ayırmak, yarmak anlamına gelir. 'Şâkka' fiili ise, birine karşı gelmek, ona muhalefet etmek, onunla zıtlaşmak demektir. Ayetteki 'şâkku'r-resûl' ifadesi, Peygamber'in getirdiği mesaja ve kendisinin şahsına karşı gelmek, ona düşmanlık etmek ve onunla ayrılığa düşmek anlamındadır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ş-k-k, ayrılık ve muhalefet anlamlarını taşır. 'Müşâkka' ise, bir tarafta olmak ve diğer tarafa karşı gelmek, düşmanlık etmek demektir. Bu ayette, Peygamber'in tebliğ ettiği hakikate ve onun şahsına karşı açıkça cephe almak, ona düşmanca tavır sergilemek kastedilmektedir."}]},{"word":"ٱلْهُدَىٰ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yol, hidayet ve hakikate ulaşma anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-d-y kökü, lütuf ve ihsanla doğru yola iletmek anlamına gelir. 'Hüdâ', Allah tarafından gönderilen ve insanları doğruya, hakikate ulaştıran ilahi rehberliktir. Ayetteki 'tebeyyene lehumu'l-hüdâ' ifadesi, onlara hakikatin, yani İslam'ın ve Peygamber'in getirdiği mesajın açıkça belli olması, apaçık ortaya çıkması demektir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hidayet, Kur'an'da hem yol gösterme hem de doğru yolu bulma anlamlarında kullanılır. Bu ayette, inkarcılara ve karşı gelenlere hakikatin, yani İslam'ın ve Peygamber'in doğruluğunun delillerle açıkça gösterildiği, ancak buna rağmen inkar ve muhalefetlerini sürdürdükleri vurgulanmaktadır."}]},{"word":"يَضُرُّوا۟","root":"ض ر ر","rootLatin":"d-r-r","meaning":"Zarar vermek, zarar dokundurmak ve olumsuz etki etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"D-r-r kökü, bir şeye zarar vermek, eksiltmek veya ona olumsuz bir etki yapmak anlamına gelir. Ayetteki 'len yedurrullâhe şey'en' ifadesi, inkarcıların ve karşı gelenlerin eylemlerinin Allah'a hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini, O'nun yüceliğinden ve kudretinden hiçbir şey eksiltemeyeceğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"D-r-r, bir şeye noksanlık veya eksiklik getirmek demektir. Bu ayette, Allah'ın mutlak kudreti ve yüceliği karşısında kulların inkarının veya muhalefetinin O'na hiçbir zarar veremeyeceği, O'nun zatına ve sıfatlarına hiçbir noksanlık getiremeyeceği vurgulanmaktadır."}]},{"word":"وَسَيُحْبِطُ","root":"ح ب ط","rootLatin":"h-b-t","meaning":"Boşa çıkarmak, geçersiz kılmak ve amelleri hükümsüz bırakmak anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-b-t kökü, bir şeyin boşa gitmesi, faydasız hale gelmesi anlamına gelir. 'İhbât', bir amelin sevabının veya faydasının yok olması, geçersiz kılınması demektir. Ayetteki 'seyuhbitu a'mâlehum' ifadesi, inkarcıların ve Peygambere karşı gelenlerin dünyada yaptıkları iyi işlerin bile ahirette bir karşılık bulamayacağını, boşa gideceğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-b-t, bir hayvanın çok yiyip karnının şişmesi ve sonra ölmesi gibi, bir amelin zahiren iyi görünse de batınen boşa çıkmasıdır. Bu ayette, inkar ve muhalefet sebebiyle, bu kişilerin dünyevi amellerinin ahirette hiçbir değer taşımayacağı, sevaplarının silineceği ve geçersiz kılınacağı ifade edilmektedir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/32*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/32*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/32*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *47/32*
