# Muhammed Sûresi, 5. Âyet (47:5)

> سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ

*Seyehdîhim veyuslihu bâlehum*

**Meal (Diyanet):** Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/47/5

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın müminlere yönelik lütfunu ve onların hem manevi rehberliğini hem de dünyevi durumlarının iyileştirilmesini ifade etmektedir. Ayet, hidayet ve ıslah kavramları üzerinden ilahi inayeti vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سَيَهْدِيهِمْ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah'ın müminleri doğru yola iletmesi, onlara rehberlik etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), lütuf ve inayetle doğru yola ulaştırmak demektir. Bu ayetteki 'سَيَهْدِيهِمْ' ifadesi, Allah'ın müminlere ahirette cennet yolunu göstermesi ve dünyada da doğru amellere muvaffak kılması anlamındadır. (el-Müfredât, s. 830)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet (h-d-y) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamında kullanılır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın müminlere hem dünyevi hem de uhrevi başarı ve doğru istikamet bahşetmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hidayet, yol göstermek, doğruya iletmek demektir. 'سَيَهْدِيهِمْ' ifadesi, Allah'ın müminleri cennete ve salih amellere yönlendirmesi, onlara doğru yolu açması mecazını taşır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 280)"}]},{"word":"وَيُصْلِحُ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"Allah'ın müminlerin durumlarını, işlerini ve hallerini düzeltmesi, iyileştirmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Islah (إصلاح), bir şeyi fesattan (bozukluktan) kurtarıp düzeltmek, iyi hale getirmek demektir. 'وَيُصْلِحُ' ifadesi, Allah'ın müminlerin hem dünyevi işlerini hem de ahiretteki durumlarını iyileştirmesi, onları salih kılmasını ifade eder. (el-Müfredât, s. 488)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Islah, bir şeyin zıddı olan fesadı gidermek ve onu doğru hale getirmektir. Bu ayetteki 'وَيُصْلِحُ' fiili, Allah'ın müminlerin kalplerini, amellerini ve genel hallerini düzeltip iyileştirmesi, onlara hayır ve bereket vermesi anlamındadır. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 3, s. 367)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Islah kavramı, Kur'an'da genellikle bozuk olanı düzeltme, iyi hale getirme, barış ve uyum sağlama anlamlarında kullanılır. Ayetteki 'وَيُصْلِحُ' fiili, Allah'ın müminlerin hem içsel (kalp, niyet) hem de dışsal (amel, yaşam koşulları) durumlarını kemale erdirmesini, onları her türlü olumsuzluktan arındırmasını ifade eder."}]},{"word":"بَالَهُمْ","root":"ب و ل","rootLatin":"b-v-l","meaning":"Müminlerin durumu, hali, işleri, kalpleri ve zihinleri.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bâl (بال), kalp, zihin ve durum anlamına gelir. 'بَالَهُمْ' ifadesi, müminlerin kalplerini, akıllarını ve genel hallerini kapsar. Allah'ın onların bu yönlerini düzeltmesi, onlara huzur ve istikamet vermesi demektir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 423)"},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Bâl, insanın içinde bulunduğu hal, durum, zihin ve kalp demektir. 'وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ' ifadesi, Allah'ın müminlerin hem içsel huzurlarını hem de dışsal yaşam koşullarını iyileştirmesi, onları her türlü sıkıntıdan kurtarıp ferahlatması anlamındadır. (el-Külliyyât, s. 228)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Bâl kelimesi, kişinin aklını meşgul eden şey, durumu ve hali anlamındadır. Ayetteki 'بَالَهُمْ' ifadesi, müminlerin hem dünyevi işlerini hem de ahirete yönelik endişelerini kapsar. Allah'ın bu hallerini düzeltmesi, onlara güven ve rahatlık vermesi demektir. (Umdetü'l-Huffâz, c. 1, s. 268)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gelecek zaman eki"},{"position":1,"surface":"يَهْدِي","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yol gösterir"},{"position":1,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"يُصْلِحُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"أَصْلَحَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû, önceki fiile atfedildiği için","gloss":"düzeltir"},{"position":3,"surface":"بَالَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ل","rootLatin":"b-w-l","lemma":"بَال","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"durumunu"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhammed Sûresi** · *47/5*
- **Muhammed Sûresi** · *47/5*
- **Muhammed Sûresi** · *47/5*
- **Muhammed Sûresi** · *47/5*
