# Fetih Sûresi, 11. Âyet (48:11)

> سَيَقُولُ لَكَ ٱلْمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ شَغَلَتْنَآ أَمْوَٰلُنَا وَأَهْلُونَا فَٱسْتَغْفِرْ لَنَا ۚ يَقُولُونَ بِأَلْسِنَتِهِم مَّا لَيْسَ فِى قُلُوبِهِمْ ۚ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًۢا ۚ بَلْ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۢا

*Seyekûlu leke-lmuḣallefûne mine-l-a'râbi şeġaletnâ emvâlunâ ve ehlûnâ festaġfir lenâ(c) yekûlûne bi-elsinetihim mâ leyse fî kulûbihim(c) kul femen yemliku lekum mina(A)llâhi şey-en in erâde bikum darran ev erâde bikum nef'â(an)(c) bel kâna(A)llâhu bimâ ta'melûne ḣabîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/48/11

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fetih Suresi 11. ayet, Bedevilerin savaştan geri kalma bahanelerini ve bu bahanelerin samimiyetsizliğini dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, onların kalplerinde olmayanı dilleriyle söylemelerini ve Allah'ın kudreti karşısındaki acizliklerini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُخَلَّفُونَ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Savaştan geri kalan, geride bırakılan veya kasıtlı olarak geri duran kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halef kelimesi, bir şeyin ardından gelmek veya bir şeyin yerini almak anlamına gelir. 'Muhallefûn' ise, bir işten geri bırakılanlar, geride kalanlar veya kasıtlı olarak geri duranlar için kullanılır. Ayetteki bağlamda, cihaddan geri kalmayı tercih eden, mazeret beyan eden Bedevileri ifade eder. (el-Müfredât, s. 289)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Muhallefûn, 'halefu anil-cihâd' yani cihaddan geri kaldılar demektir. Bu kelime, onların savaşa katılmayıp geride kalmayı tercih ettiklerini mecazi olarak anlatır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 222)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Halef kökünden türeyen kelimeler, genellikle bir şeyin yerine geçme veya bir şeyden sonra gelme anlamlarını taşır. 'Muhallefûn' ise, toplumsal bir görevden veya dini bir yükümlülükten geri kalmayı seçen, bu nedenle toplumun geri kalanından ayrılan kişileri ifade eder. Ayette, bu ayrılma, samimiyetsiz bir mazeretle ilişkilendirilir."}]},{"word":"شَغَلَتْنَآ","root":"ش غ ل","rootLatin":"ş-ğ-l","meaning":"Bizi meşgul etti, alıkoydu, oyaladı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şağale fiili, bir şeyi başka bir şeyden alıkoymak, meşgul etmek demektir. Ayette, Bedevilerin mallarını ve ailelerini, cihada katılmalarına engel olarak göstermelerini ifade eder. Bu, onların savaştan kaçınmak için öne sürdükleri bir bahanedir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 415)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şuğl, bir şeyi başka bir şeyden alıkoyan durum veya eylemdir. 'Şağaletnâ' ifadesi, malların ve ailelerin onları Allah yolunda cihaddan alıkoyduğunu iddia etmelerini anlatır. Bu, onların dünyevi çıkarlarını dini görevlerine tercih ettiklerini gösterir. (el-Müfredât, s. 441)"}]},{"word":"فَٱسْتَغْفِرْ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Bizim için bağışlanma dile, günahlarımızın örtülmesini iste.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğufrân, bir şeyi örterek onu korumak anlamına gelir. 'İstiğfâr' ise, Allah'tan günahların örtülmesini ve affedilmesini talep etmektir. Ayetteki bağlamda, Bedevilerin samimiyetsiz bir şekilde Peygamber'den kendileri için istiğfar etmesini istemeleri, aslında kalplerinde pişmanlık olmaksızın sadece zahiri bir talepte bulunmalarını ifade eder. (el-Müfredât, s. 361)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İstiğfar, kulun günahlarının affını Allah'tan dilemesidir. Ancak bu ayetteki kullanılışı, Bedevilerin bu talebi, kalplerinde gerçek bir tevbe ve pişmanlık olmaksızın, sadece Peygamber'in şefaatini kullanarak kendilerini temize çıkarma çabası olarak ortaya koyar. (el-Külliyyât, s. 102)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İstiğfar kavramı, Kur'an'da genellikle samimi bir pişmanlık ve Allah'a yönelişle birlikte kullanılır. Ancak bu ayette, Bedevilerin 'dilleriyle kalplerinde olmayanı söylemeleri' ifadesiyle birleştiğinde, istiğfar taleplerinin yüzeysel ve samimiyetsiz olduğu vurgulanır. Bu, kelimenin bağlam içinde kazandığı olumsuz bir nüanstır."}]},{"word":"قُلُوبِهِمْ","root":"ق ل ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"Onların kalpleri, gönülleri, iç dünyaları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kalp, bir şeyin merkezi ve özü anlamına gelir. İnsanda ise akıl, idrak ve duyguların merkezi olarak kabul edilir. Ayette 'ma leyse fî kulûbihim' (kalplerinde olmayan) ifadesi, Bedevilerin dillerinden çıkan sözlerin, iç dünyalarındaki niyet ve inançlarla çeliştiğini, samimiyetsiz olduklarını belirtir. (el-Müfredât, s. 680)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da kalp (kalb), sadece biyolojik bir organ değil, aynı zamanda insanın irade, inanç, niyet ve ahlaki değerlerinin merkezi olarak ele alınır. Bu ayette, Bedevilerin kalplerinde olmayan şeyleri dilleriyle söylemeleri, onların ikiyüzlülüğünü ve dış görünüş ile iç gerçeklik arasındaki tutarsızlığı vurgular."}]},{"word":"يَمْلِكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Sahip olur, gücü yeter, hükmeder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mülk, bir şeye sahip olmak, üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmak demektir. 'Yemliku' fiili, Allah'ın mutlak kudretini ve her şeye hükmetme yetkisini ifade eder. Ayette, Allah'ın iradesi karşısında hiç kimsenin bir şeye sahip olamayacağı veya bir şeye güç yetiremeyeceği vurgulanır. (el-Müfredât, s. 763)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mülk, Allah'a nispet edildiğinde, O'nun her şey üzerindeki tam ve mutlak egemenliğini, kudretini ve tasarruf hakkını ifade eder. 'Femen yemliku lekum minallahi şey'en' ifadesi, Allah'ın dilemesi halinde kimsenin O'nun takdirine karşı gelemeyeceğini, O'nun iradesini değiştiremeyeceğini açıkça belirtir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 5, s. 110)"}]},{"word":"خَبِيرًۢا","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Her şeyden haberdar olan, her şeyi bilen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haber, bir şeyin iç yüzünü bilmek, ondan tam bilgi sahibi olmak demektir. 'Habîr' ise, her şeyin iç yüzünü, gizli ve açık tüm yönlerini en ince ayrıntısına kadar bilen Allah'ın sıfatıdır. Ayette, Allah'ın Bedevilerin yaptıkları ve kalplerinde gizledikleri her şeyden haberdar olduğu vurgulanır, bu da onların samimiyetsizliğinin Allah katında gizli kalmayacağını gösterir. (el-Müfredât, s. 257)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Habîr ismi, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve her şeyin en ince detayına kadar vakıf olduğunu ifade eder. Bu ayette, Bedevilerin dışa vurdukları sözler ile içlerinde sakladıkları niyetler arasındaki çelişkiyi Allah'ın bildiğini, dolayısıyla onların mazeretlerinin geçersiz olduğunu belirtir. (el-Külliyyât, s. 401)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/11*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk · *48/11*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk · *48/11*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *48/11*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *48/11*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/11*
