# Fetih Sûresi, 15. Âyet (48:15)

> سَيَقُولُ ٱلْمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقْتُمْ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ ۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا۟ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمْ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبْلُ ۖ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا ۚ بَلْ كَانُوا۟ لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًا

*Seyekûlu-lmuḣallefûne iżâ-ntalaktum ilâ meġânime lite/ḣużûhâ żerûnâ nettebi'kum(s) yurîdûne en yubeddilû kelâma(A)llâh(i)(c) kul len tettebi'ûnâ keżâlikum kâla(A)llâhu min kabl(u)(s) feseyekûlûne bel tahsudûnenâ(c) bel kânû lâ yefkahûne illâ kalîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/48/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fetih Suresi 15. ayet, savaştan geri kalanların (muhallefûn) ganimet beklentisiyle müminlere katılma arzusunu ve bu arzunun Allah'ın kelamını değiştirme girişimi olduğunu ele almaktadır. Ayet, bu kişilerin niyetlerini, Allah'ın hükmünü ve onların idrak eksikliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُخَلَّفُونَ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Savaştan veya bir işten geri bırakılan, geride kalan, muhalif olan kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ḫalefe' fiilinin bir şeyin arkasından gelmek, yerine geçmek veya bir şeyi geride bırakmak anlamlarına geldiğini belirtir. 'el-Muhallefûn' ise, savaşa katılmayıp geride bırakılan, terk edilen kimselerdir. Ayetteki bağlamda, Peygamber'in çağrısına uymayıp savaştan geri kalan münafık veya zayıf imanlı kişileri ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-muhallefûn' kelimesini 'geri bırakılanlar' olarak açıklar ve bu kelimenin Kur'an'da genellikle savaşa katılmaktan kaçınan, mazeret uyduran kişiler için kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'savaştan geri kalmış olanlar' ifadesi, onların bu eylemlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan durumu belirtir."}]},{"word":"مَغَانِمَ","root":"غ ن م","rootLatin":"ğ-n-m","meaning":"Savaşta düşmandan ele geçirilen mallar, ganimetler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğanîme' kelimesinin zahmetsizce elde edilen fayda anlamına geldiğini belirtir. Savaş bağlamında ise düşmandan ele geçirilen mallar için kullanılır. Ayette, 'muhallefûn'un savaşa katılmama nedenlerinin aksine, ganimet elde etme arzusuyla hareket ettiklerini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğanîme'nin savaşta düşmandan alınan mal olduğunu ve bu kelimenin genellikle helal ve meşru yollarla elde edilen kazançları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'meğânim' kelimesi, geri kalanların asıl niyetinin Allah yolunda savaşmak değil, maddi çıkar elde etmek olduğunu vurgular."}]},{"word":"يُبَدِّلُوا۟","root":"ب د ل","rootLatin":"b-d-l","meaning":"Bir şeyi başka bir şeyle değiştirmek, yerine koymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bedele' fiilinin bir şeyi başka bir şeyle değiştirmek, bir şeyin yerine başka bir şey koymak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'yubeddilû kelâmallâh' ifadesi, onların kendi çıkarları doğrultusunda Allah'ın hükmünü, yani savaşa katılmama ve ganimetten mahrum kalma hükmünü değiştirmeye çalıştıklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tebdîl' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi emirleri, ahitleri veya hükümleri kendi istekleri doğrultusunda değiştirmeye çalışma anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, 'muhallefûn'un Allah'ın sözünü (savaşa katılmayanların ganimetten mahrum kalacağı hükmünü) kendi lehlerine çevirme çabasını ifade eder."}]},{"word":"تَحْسُدُونَنَا","root":"ح س د","rootLatin":"h-s-d","meaning":"Birinin sahip olduğu nimeti kıskanmak, onun elinden gitmesini istemek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haset'in bir başkasının sahip olduğu nimeti kıskanmak ve o nimetin ondan gitmesini istemek olduğunu belirtir. Ayette, 'muhallefûn'un, kendilerine izin verilmemesini, müminlerin onları kıskanmasına bağlamaları, kendi kötü niyetlerini örtbas etme çabası olarak sunulur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'haset'i bir başkasının iyiliğini çekememek ve onun elinden gitmesini arzu etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'tahsudûnenâ' ifadesi, geri kalanların, müminlerin kendilerini ganimetten mahrum bırakma nedenini haset olarak görmelerini, gerçekte ise kendi hatalarını görmezden gelmelerini yansıtır."}]},{"word":"يَفْقَهُونَ","root":"ف ق ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Bir şeyi derinlemesine anlamak, idrak etmek, kavramak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fıkh' kelimesinin bir şeyi derinlemesine anlamak, idrak etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ yefkahûne illâ kalîlâ' ifadesi, 'muhallefûn'un Allah'ın hükümlerini, Peygamber'in çağrısını ve savaşın gerçek amacını yüzeysel olarak bile anlamadıklarını, idrak yeteneklerinin zayıf olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'fıkh'ın sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda bu bilgiyi derinlemesine kavrayıp hikmetini anlamak olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanım, geri kalanların sadece yüzeysel bir anlayışa sahip olduklarını, Allah'ın emirlerinin ardındaki hikmeti ve kendi eylemlerinin sonuçlarını idrak edemediklerini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Feth 48/15*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/15*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/15*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/15*
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *48/15*
