# Hucurât Sûresi, 15. Âyet (49:15)

> إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا۟ وَجَـٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّـٰدِقُونَ

*İnnemâ-lmu/minûne-lleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rasûlihi śümme lem yertâbû ve câhedû bi-emvâlihim ve enfusihim fî sebîli(A)llâh(i)(c) ulâ-ike humu-ssâdikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/49/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hucurât Suresi 15. ayet, gerçek müminlerin vasıflarını tanımlayarak imanın sadece dille ikrar değil, aynı zamanda şüpheden arınmış bir kalp ve fiili bir mücadele gerektirdiğini vurgular. Ayet, müminlerin Allah'a ve Resulüne iman etmelerini, bu imanda sebat etmelerini ve mallarıyla canlarıyla cihat etmelerini temel nitelikler olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُؤْمِنُونَ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve Resulüne iman eden, güvenen ve emniyet içinde olan kimselerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن) kelimesi, kalbin tasdikiyle birlikte emniyet ve güven duygusunu ifade eder. Ayetteki 'el-Mü'minûn' (ٱلْمُؤْمِنُونَ) kelimesi, Allah'a ve Resulüne tam bir teslimiyetle inanıp güvenen, bu sayede hem dünyada hem ahirette emniyete kavuşan kimseleri tanımlar. Bu, sadece bir tasdik değil, aynı zamanda bir güven ilişkisidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman' (أمن) kavramı, Kur'an'da sadece 'inanmak' anlamına gelmez; aynı zamanda 'güvenmek', 'emniyet içinde olmak' ve 'sadakat göstermek' anlamlarını da içerir. Ayetteki 'el-Mü'minûn' (ٱلْمُؤْمِنُونَ) ifadesi, Allah'a ve Resulüne karşı tam bir güven ve sadakat besleyen, bu güven sayesinde içsel bir huzura ve dışsal bir emniyete ulaşan kişileri işaret eder."}]},{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve Resulüne kalben tasdik edip güven duymuşlardır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âmenû (ءَامَنُوا۟) fiili, 'tasdik ettiler' ve 'güvendiler' anlamlarına gelir. Ayetteki kullanımı, müminlerin Allah'ın varlığını ve birliğini, Resulünün peygamberliğini kalben tasdik etmeleri ve bu tasdikin getirdiği güvenle hareket etmeleri gerektiğini vurgular. Bu, sadece bir söz değil, aynı zamanda bir eylemdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'iman' (أمن) kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece 'inanmak'tan öte, 'güvenmek', 'emniyet vermek' ve 'güvende olmak' anlamlarını da kapsadığını belirtir. Ayetteki 'âmenû' (ءَامَنُوا۟) fiili, müminlerin Allah'a ve Resulüne tam bir güvenle bağlanmalarını, bu sayede şüphe ve tereddütten uzak durmalarını ifade eder."}]},{"word":"يَرْتَابُوا۟","root":"ر ي ب","rootLatin":"r-y-b","meaning":"İmanlarında hiçbir şüpheye düşmemiş, tereddüt etmemişlerdir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rayb (ريب) kelimesi, şüphe, tereddüt ve endişe anlamına gelir. 'Lem yertâbû' (لَمْ يَرْتَابُوا۟) ifadesi, müminlerin imanlarında hiçbir kuşkuya yer vermediklerini, kalplerinin Allah'a ve Resulüne olan inançlarında tam bir kesinliğe ulaştığını belirtir. Bu, imanın sağlamlığını ve sarsılmazlığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rayb (ريب), bir şeyin doğruluğu hakkında duyulan şüphe ve tereddüttür. Ayetteki 'lem yertâbû' (لَمْ يَرْتَابُوا۟) ifadesi, müminlerin imanlarının saf ve katıksız olduğunu, hiçbir şüphe veya tereddütle lekelenmediğini vurgular. Bu, imanın kemal noktasına ulaşmış halini ifade eder."}]},{"word":"وَجَـٰهَدُوا۟","root":"ج ه د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla büyük bir çaba ve gayret göstermişlerdir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cihad (جهد) kelimesi, bir amaca ulaşmak için tüm gücü ve çabayı sarf etmek anlamına gelir. Ayetteki 'câhedû' (وَجَـٰهَدُوا۟) fiili, müminlerin Allah yolunda mallarını ve canlarını feda ederek büyük bir gayret gösterdiklerini, bu uğurda her türlü zorluğa katlandıklarını ifade eder. Bu, imanın fiiliyata dökülmüş halidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cihad (جهد), bir hedefe ulaşmak için azami çabayı göstermektir. Ayetteki 'câhedû' (وَجَـٰهَدُوا۟) ifadesi, müminlerin Allah'ın rızasını kazanmak ve dinini yüceltmek için mallarını harcamaktan ve canlarını tehlikeye atmaktan çekinmediklerini gösterir. Bu, imanın samimiyetinin ve fedakarlığının bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu, 'cihad' (جهد) kavramının Kur'an'da sadece savaş anlamına gelmediğini, aynı zamanda 'Allah yolunda her türlü çabayı sarf etmek' ve 'nefisle mücadele etmek' gibi geniş anlamları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'câhedû' (وَجَـٰهَدُوا۟) ifadesi, müminlerin imanlarının gereği olarak hem içsel hem de dışsal tüm engellere karşı mücadele ettiklerini vurgular."}]},{"word":"ٱلصَّـٰدِقُونَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"İmanlarında ve iddialarında doğru, dürüst ve samimi olanlardır.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sıdk (صدق) kelimesi, sözün gerçeğe uygun olması, dürüstlük ve samimiyet anlamına gelir. Ayetteki 'es-Sâdikûn' (ٱلصَّـٰدِقُونَ) ifadesi, müminlerin iman iddialarında samimi olduklarını, sözlerinin fiilleriyle örtüştüğünü ve kalplerinde hiçbir yalan veya ikiyüzlülük bulunmadığını belirtir. Bu, imanın en yüksek derecesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق), sözün, fiilin ve niyetin gerçeğe uygun olmasıdır. Ayetteki 'es-Sâdikûn' (ٱلصَّـٰدِقُونَ) kelimesi, Allah'a ve Resulüne iman ettiklerini söyleyenlerin, bu imanlarını şüpheye düşmeyerek ve Allah yolunda cihat ederek ispatladıklarını, dolayısıyla sözlerinde ve iddialarında doğru ve samimi olduklarını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/15*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/15*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/15*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/15*
