# Hucurât Sûresi, 8. Âyet (49:8)

> فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَنِعْمَةً ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

*Fadlen mina(A)llâhi veni'me(ten)(c) va(A)llâhu ‘alîmun hakîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/49/8

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hucurât Suresi'nin 8. ayeti, Allah'ın müminlere bahşettiği lütuf ve nimeti vurgulayarak, imanın kalplere yerleşmesini ve küfürden nefret etmeyi ilahi bir ihsan olarak sunar. Ayet, Allah'ın ilim ve hikmet sıfatlarıyla bu lütfun kaynağını açıklar.","keyConcepts":[{"word":"فَضْلًا","root":"ف ض ل","rootLatin":"f-d-l","meaning":"Allah'ın kullarına karşılıksız olarak bahşettiği lütuf, ihsan ve fazilet anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fadl' kelimesini, bir şeyin aslından artan, fazlalık olan ve genellikle iyilikle ilişkilendirilen bir durum olarak tanımlar. Ayetteki 'fadlen' ifadesi, Allah'ın müminlere imanı sevdirmesi ve küfrü çirkin göstermesi gibi, hak etmedikleri halde bahşettiği ilahi bir lütfu ve ihsanı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fadl'ı, bir şeyin aslından fazla olan ve genellikle övgüye değer bir nitelik taşıyan şey olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın müminlere iman ve hidayet vermesi, onların kendi çabalarının ötesinde, Allah'ın cömertliğinden kaynaklanan bir fazilet ve üstünlük olarak sunulmaktadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fadl' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara yönelik cömertliğini ve lütfunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'fadlen', Allah'ın müminlere iman ve hidayet bahşetmesinin, onların kendi liyakatlerinden ziyade, ilahi bir ihsan ve karşılıksız bir bağış olduğunu vurgular."}]},{"word":"نِعْمَةً","root":"ن ع م","rootLatin":"n-'-m","meaning":"Allah'ın kullarına verdiği her türlü iyilik, ihsan ve refah anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ni'met'i, Allah'ın kullarına bahşettiği güzel ve faydalı şeyler olarak açıklar. Ayetteki 'ni'meten' ifadesi, imanın kalplere yerleşmesi ve küfürden nefret etmenin, Allah'ın müminlere yönelik özel bir lütfu ve onlara bahşettiği bir iyilik olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ni'met'i, insanın faydalandığı, hoşuna giden ve kendisi için iyi olan her şey olarak tanımlar. Ayetteki 'ni'meten', imanın kalplere yerleşmesi ve küfürden uzak durmanın, müminler için hem dünyevi hem de uhrevi açıdan büyük bir fayda ve Allah'tan gelen bir ihsan olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ni'met'in Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve maddi-manevi tüm iyilikleri kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'ni'meten', imanın kalplere yerleşmesi ve küfürden nefret etmenin, Allah'ın müminlere bahşettiği manevi bir lütuf ve onlara doğru yolu gösteren bir ihsan olduğunu ifade eder."}]},{"word":"عَلِيمٌ","root":"ع ل م","rootLatin":"'-l-m","meaning":"Her şeyi bilen, ilmi sonsuz ve sınırsız olan Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'Alîm' sıfatını, Allah'ın her şeyi kuşatan, gizli ve açık hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı ilmi olarak açıklar. Ayetteki 'Allah Alîm'dir' ifadesi, Allah'ın müminlerin kalplerindeki imanı ve küfre karşı nefretlerini bildiğini, bu lütfu ve nimeti hikmetle verdiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Alîm'i, ilmiyle her şeyi kuşatan, geçmişi, geleceği ve şimdiyi bilen olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın müminlere imanı sevdirmesi ve küfrü çirkin göstermesi gibi ilahi müdahalelerin, O'nun sonsuz ilmi ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Alîm' sıfatının Kur'an'da Allah'ın mutlak bilgeliğini ve her şeyi kuşatan ilmini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın 'Alîm' olması, müminlere bahşettiği lütuf ve nimetin, O'nun her şeyi bilen ve hikmetle hareket eden bir varlık olmasından kaynaklandığını gösterir."}]},{"word":"حَكِيمٌ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Her işi hikmetli, yerli yerinde ve sağlam olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah'ın sıfatıdır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'Hakîm' sıfatını, Allah'ın her şeyi yerli yerine koyan, işlerinde isabetli olan ve hükümlerinde adil olan olarak açıklar. Ayetteki 'Allah Hakîm'dir' ifadesi, Allah'ın müminlere imanı sevdirmesi ve küfrü çirkin göstermesi gibi ilahi tasarrufların, O'nun sonsuz hikmeti ve adaletiyle gerçekleştiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'Hakîm'i, her şeyi en güzel şekilde yapan, hikmetle yaratan ve hükmeden olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın müminlere bahşettiği lütuf ve nimetin, O'nun sonsuz hikmeti gereği, en uygun ve faydalı şekilde verildiğini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Hakîm'i, işleri sağlam ve kusursuz olan, her şeyi yerli yerine koyan olarak açıklar. Ayetteki 'Hakîm' sıfatı, Allah'ın müminlere imanı sevdirmesi ve küfrü çirkin göstermesi gibi ilahi müdahalelerin, O'nun mutlak hikmeti ve her şeyi en iyi şekilde düzenlemesiyle gerçekleştiğini ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/8*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/8*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/8*
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *49/8*
