# Mâide Sûresi, 103. Âyet (5:103)

> مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٍ وَلَا سَآئِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍ ۙ وَلَـٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۖ وَأَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

*Mâ ce'ala(A)llâhu min behîratin velâ sâ-ibetin velâ vasîletin velâ hâmin(ﻻ) velâkinne-lleżîne keferû yefterûne ‘ala(A)llâhi-lkeżibe veekśeruhum lâ ya'kilûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/103

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","musrikler","helal-haram","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"جَعَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kılmadı/yapmadı"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":4,"surface":"مِنۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":5,"surface":"بَحِيرَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ح-ر","rootLatin":"b-h-r","lemma":"بَحِيرَة","form":"Fa'île","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bahîra"},{"position":6,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"ne de"},{"position":7,"surface":"سَآئِبَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ي-ب","rootLatin":"s-y-b","lemma":"سَائِبَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"sâibe"},{"position":8,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"ne de"},{"position":9,"surface":"وَصِيلَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ص-ل","rootLatin":"w-s-l","lemma":"وَصِيلَة","form":"Fa'île","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"vasîle"},{"position":10,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"ne de"},{"position":11,"surface":"حَامٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-م-ي","rootLatin":"h-m-y","lemma":"حَامٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"hâmî"},{"position":12,"surface":"وَلَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve İstidrâk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَكِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"fakat"},{"position":13,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Lakinne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":14,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkâr ettiler"},{"position":15,"surface":"يَفْتَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ر-ي","rootLatin":"f-r-y","lemma":"اِفْتَرَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"iftira ediyorlar"},{"position":16,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":17,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":18,"surface":"ٱلْكَذِبَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yalanı"},{"position":19,"surface":"وَأَكْثَرُهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"ve onların çoğu"},{"position":19,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":20,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":21,"surface":"يَعْقِلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ق-ل","rootLatin":"'-q-l","lemma":"عَقَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"akletmezler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mâide Suresi 103. ayet, cahiliye dönemi Araplarının batıl inançlarına ve bu inançlar çerçevesinde hayvanlara atfettikleri kutsiyetlere değinmektedir. Ayet, bu uygulamaların Allah tarafından meşru kılınmadığını, aksine inkar edenlerin Allah'a karşı yalan uydurması olduğunu vurgular. Dilbilimsel olarak, ayet belirli hayvan türlerini tanımlayan özel terimler ve inkar ile akletme arasındaki karşıtlık üzerine kuruludur.","keyConcepts":[{"word":"بَحِيرَةٍ","root":"ب-ح-ر","rootLatin":"b-h-r","meaning":"Kulağı yarılan veya çentilen, putlara adanmış dişi deve veya koyun.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'Bahîre'yi, beş batın doğurduktan sonra kulağı yarılan ve putlara adanan dişi deve olarak açıklar. Artık ona binilmez, yünü kırkılmaz ve kesilmezdi. Ayetteki kullanımı, cahiliye Araplarının bu tür hayvanlara atfettiği kutsiyetin Allah tarafından emredilmediğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Bahîre' kelimesinin 'bahr' (deniz) kökünden geldiğini ve kulağının yarılmasıyla denize açılmış gibi serbest bırakılmasını ifade ettiğini belirtir. Bu hayvanlara dokunulmaz, etleri yenmezdi. Ayet, bu uygulamanın Allah'ın hükmü olmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Bahîre'yi cahiliye döneminde belirli şartları yerine getiren dişi develere uygulanan bir tür kutsama olarak ele alır. Bu hayvanlar, putlara adanır ve serbest bırakılırdı. Ayet, bu tür batıl inançların İslam öncesi Arap toplumunda yaygın olduğunu ve Kur'an'ın bunları reddettiğini gösterir."}]},{"word":"سَآئِبَةٍ","root":"س-ي-ب","rootLatin":"s-y-b","meaning":"Belirli bir adak veya şart sonrası serbest bırakılan, putlara adanmış dişi deve.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'Sâibe'yi, bir adak veya hastalıktan şifa bulma gibi durumlarda putlara adanarak serbest bırakılan dişi deve olarak tanımlar. Bu hayvanlara yük yüklenmez ve kesilmezdi. Ayet, bu uygulamanın da Allah'ın emri olmadığını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Sâibe'nin 'seyb' (akmak, serbest bırakmak) kökünden geldiğini ve bir adak veya şükran ifadesi olarak serbest bırakılan hayvan olduğunu belirtir. Bu hayvanlar, putlara adanır ve onlardan faydalanılmazdı. Ayet, bu tür batıl adakların geçersizliğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Sâibe'nin cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri olduğunu ve belirli bir amaçla (örneğin, hastalıktan kurtulma) putlara adanarak serbest bırakılan hayvanları ifade ettiğini belirtir. Ayet, bu tür uygulamaların Allah'a isnat edilemeyeceğini açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"وَصِيلَةٍ","root":"و-ص-ل","rootLatin":"v-s-l","meaning":"İlk yavrusu dişi, ikinci yavrusu da dişi olan veya ikiz doğuran dişi koyun.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'Vasîle'yi, ilk yavrusu dişi, sonraki yavrusu da dişi olan veya ikiz doğuran (biri erkek, diğeri dişi) dişi koyun olarak açıklar. Bu durumda erkek yavru putlara adanır, dişi yavru ise annesiyle birlikte serbest bırakılırdı. Ayet, bu tür batıl adakların da Allah tarafından emredilmediğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Vasîle'nin 'vasl' (birleştirmek) kökünden geldiğini ve dişi koyunun arka arkaya dişi yavrular doğurması veya ikiz doğurması durumunda ortaya çıkan bir adak türü olduğunu ifade eder. Bu hayvanlar putlara adanır ve onlardan faydalanılmazdı. Ayet, bu tür batıl inançların reddini içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Vasîle'yi cahiliye döneminde dişi koyunların doğurganlığına bağlı olarak ortaya çıkan bir kutsama biçimi olarak inceler. Belirli şartları sağlayan yavrular putlara adanır ve bu durum bir tür dini ritüel olarak kabul edilirdi. Ayet, bu tür ritüellerin ilahi bir kökeni olmadığını vurgular."}]},{"word":"حَامٍ","root":"ح-م-ي","rootLatin":"h-m-y","meaning":"On batın döllemiş ve artık yük yüklenmeyen, putlara adanmış erkek deve.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'Hâmî'yi, on batın döllemiş ve artık sırtına yük vurulmayan erkek deve olarak tanımlar. Bu deve putlara adanır ve serbest bırakılırdı. Ayet, bu uygulamanın da Allah'ın emri olmadığını açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Hâmî'nin 'himâye' (koruma) kökünden geldiğini ve belirli sayıda yavru dölledikten sonra koruma altına alınan, yani artık kullanılmayan erkek deve olduğunu ifade eder. Bu hayvanlar putlara adanır ve onlardan faydalanılmazdı. Ayet, bu tür batıl inançların geçersizliğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Hâmî'yi, cahiliye Araplarının inancına göre, belirli bir sayıda yavru dölledikten sonra kutsal sayılan ve artık hiçbir işte kullanılmayan erkek deve olarak açıklar. Ayet, bu tür batıl uygulamaların Allah tarafından meşru kılınmadığını ve inkar edenlerin uydurması olduğunu belirtir."}]},{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın birliğini ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri inkar etmek, örtmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'küfr' kelimesinin asıl anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu bağlamda Allah'ın nimetlerini, hakikatini örtmek, inkar etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kefarû' (inkar edenler), yukarıda bahsedilen batıl uygulamaları Allah'a isnat ederek hakikati örtenleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramını Kur'an'ın temel kavramlarından biri olarak ele alır ve Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberlerin mesajını ve ahiret gününü reddetme eylemi olarak tanımlar. Ayetteki 'kefarû', Allah'ın emretmediği şeyleri O'na isnat ederek hakikati inkar edenleri işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'küfr'ün sadece inanmamak değil, aynı zamanda gerçeği bilerek gizlemek ve reddetmek anlamını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'kefarû', cahiliye Araplarının batıl inançlarını Allah'a atfederek gerçeği çarpıtmalarını ve inkar etmelerini ifade eder."}]},{"word":"يَعْقِلُونَ","root":"ع-ق-ل","rootLatin":"a-q-l","meaning":"Akıl yürütmek, düşünmek, idrak etmek ve doğruyu yanlıştan ayırmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'akl' kelimesinin asıl anlamının 'bağlamak, tutmak' olduğunu ve bu bağlamda insanı yanlışlardan alıkoyan, doğruyu yanlıştan ayıran idrak gücü olduğunu belirtir. Ayetteki 'lâ ya'kılûn' (akletmezler), inkar edenlerin batıl inançlarını sorgulamadan kabul etmelerini ve hakikati idrak edememelerini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'akl' kavramını Kur'an'da sadece entelektüel bir yetenek olarak değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk ve doğruyu yanlıştan ayırma gücü olarak ele alır. Ayetteki 'lâ ya'kılûn', inkar edenlerin bu batıl uygulamaların anlamsızlığını ve Allah'a iftira olduğunu akıl yoluyla kavrayamamalarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'akl'ı, insanı diğer canlılardan ayıran, düşünme, anlama ve idrak etme yeteneği olarak tanımlar. Ayetteki 'lâ ya'kılûn', inkar edenlerin bu yeteneklerini kullanarak Allah'ın ayetleri ve evrendeki deliller üzerinde düşünmediklerini, dolayısıyla hakikate ulaşamadıklarını belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Câsiye Sûresi** · *5/103–104*
- **Câsiye Sûresi** · *5/103–104*
