# Mâide Sûresi, 104. Âyet (5:104)

> وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَإِلَى ٱلرَّسُولِ قَالُوا۟ حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ ۚ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

*Ve-iżâ kîle lehum te'âlev ilâ mâ enzela(A)llâhu ve-ilâ-rrasûli kâlû hasbunâ mâ vecednâ ‘aleyhi âbâenâ(c) eve lev kâne âbâuhum lâ ya'lemûne şey-en velâ yehtedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/104

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cahiliye döneminin taklitçi zihniyetini eleştirmekte ve ataların körü körüne taklit edilmesinin yanlışlığını vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, ilahi vahye davet, ataların geleneğine bağlılık ve bilgi ile hidayetin önemini içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"تَعَالَوْا۟","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Bir yere veya bir şeye doğru gelme, yaklaşma emri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'aleve fiilinin 'yükselmek' ve 'yüce olmak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Teâlâ' ise, birini bir şeye davet etmek için kullanılan bir emir kipidir ve 'gelin, yükselin' anlamındadır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın indirdiğine ve Resul'e yönelme, yani manevi bir yükseliş ve davete icabet etme anlamını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'teâlâ' kelimesinin 'gelin' anlamında kullanıldığını ve bu kullanımın Arap dilinde yaygın olduğunu ifade eder. Ayetteki 'teâlâv' ifadesi, muhatapları Allah'ın hükümlerine ve Resul'ün sünnetine davet eden bir çağrı olarak mecazi bir anlam taşır."}]},{"word":"أَنزَلَ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Allah tarafından vahyedilmiş, gökten indirilmiş olan şey, yani Kitap.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'enzelle' fiilinin 'indirmek' anlamına geldiğini ve Kur'an bağlamında Allah'ın vahyi göndermesini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'mâ enzelellâh' ifadesi, Allah'ın peygamberlerine vahyettiği şeriatı ve hükümleri kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nüzûl' kelimesinin 'yukarıdan aşağıya inmek' anlamına geldiğini ve Kur'an'ın Allah katından indirilmesini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'mâ enzelellâh', Allah'ın insanlara hidayet rehberi olarak gönderdiği Kitap'ı ve hükümleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'inzâl' kavramının Kur'an'da Allah'ın vahyi gönderme eylemini ifade ettiğini ve bu vahyin insanlık için bir rehber ve kurtuluş yolu olduğunu belirtir. Ayetteki 'mâ enzelellâh', Allah'ın mutlak otoritesinden kaynaklanan ve insanlara doğru yolu gösteren ilahi mesajı temsil eder."}]},{"word":"حَسْبُنَا","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Bize yeterli olan, kâfi gelen şey.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasb' kelimesinin 'yeterli olmak' anlamına geldiğini ve bir şeyin ihtiyacı karşılaması durumunda kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hasbunâ', atalarının yolunu yeterli görenlerin, ilahi vahye ve peygambere uymayı reddederek kendi geleneklerine bağlı kalma gerekçelerini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hasb' kelimesinin 'kifayet' (yeterlilik) anlamında kullanıldığını ve bir şeyin başka bir şeye ihtiyaç bırakmayacak kadar yeterli olduğunu ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'hasbunâ', atalarının yolunu kendileri için yeterli ve tatmin edici bulanların, yeni bir rehberliğe ihtiyaç duymadıklarını iddia etmelerini yansıtır."}]},{"word":"ءَابَآءَنَآ","root":"أ ب و","rootLatin":"e-b-v","meaning":"Atalarımız, babalarımız; geçmiş nesillerin gelenekleri ve inançları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'eb' kelimesinin 'baba' anlamına geldiğini ve çoğulunun 'âbâ' olduğunu belirtir. Kur'an'da 'âbâ' kelimesi genellikle geçmiş nesilleri, ataları ve onların geleneklerini ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'âbâenâ', cahiliye Araplarının körü körüne bağlı kaldıkları atalarının inanç ve uygulamalarını temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âbâ' kavramının Kur'an'da genellikle 'ataların yolu' veya 'ataların dini' anlamında kullanıldığını ve bu yolun, ilahi vahye karşı bir direniş unsuru olarak sunulduğunu belirtir. Ayetteki 'âbâenâ', ilahi vahyin karşısına konulan, sorgulanmayan ve taklit edilen geleneksel inanç ve yaşam biçimini ifade eder."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, bilgi sahibi olmak, idrak etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesinin 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' anlamına geldiğini ve cehaletin zıddı olduğunu belirtir. Ayetteki 'lâ ya'lemûne', ataların hakikati bilmediklerini, yani ilahi vahiyden ve doğru bilgiden yoksun olduklarını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kavramının Kur'an'da hem duyusal hem de akli idraki kapsayan geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki 'lâ ya'lemûne', ataların sadece dünyevi bilgiden değil, aynı zamanda ahiret ve ilahi hakikatler hakkındaki bilgiden de mahrum olduklarını gösterir."}]},{"word":"يَهْتَدُونَ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu bulmak, hidayete ermek, rehberlik edilmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hidâyet' kelimesinin 'lütuf ve incelikle doğru yola iletmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ yehtedûne', ataların doğru yolu bulamadıklarını, yani ilahi rehberlikten mahrum olduklarını ve sapkınlık içinde bulunduklarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidâyet' kavramının Kur'an'da Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi ve onları kurtuluşa ulaştırması anlamında merkezi bir rol oynadığını vurgular. Ayetteki 'lâ yehtedûne', ataların sadece bilgi eksikliği değil, aynı zamanda ilahi rehberlikten yoksunluk nedeniyle doğru yoldan saptıklarını ve bu durumun taklit edilmemesi gerektiğini belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/103–104*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/103–104*
