# Mâide Sûresi, 113. Âyet (5:113)

> قَالُوا۟ نُرِيدُ أَن نَّأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ أَن قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ ٱلشَّـٰهِدِينَ

*Kâlû nurîdu en ne/kule minhâ vetatme-inne kulûbunâ vena'leme en kad sadaktenâ venekûne ‘aleyhâ mine-şşâhidîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım" demişlerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/113

---

## Tefsir

{"topics":["iman","peygamberlik","sidk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"نُرِيدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-و-د","rootLatin":"r-w-d","lemma":"أَرَادَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"istiyoruz"},{"position":3,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-mesi için"},{"position":4,"surface":"نَّأْكُلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı (أَن) ile geldiği için mansûb","gloss":"yiyelim"},{"position":5,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"تَطْمَئِنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-م-أ-ن","rootLatin":"ṭ-m-ʾ-n","lemma":"اِطْمَأَنَّ","form":"İf'ilâl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi (وَ) ile önceki mansûb fiile atfedildiği için mansûb","gloss":"tatmin olsun"},{"position":7,"surface":"قُلُوبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"kalplerimiz"},{"position":7,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"نَعْلَمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi (وَ) ile önceki mansûb fiile atfedildiği için mansûb","gloss":"bilelim"},{"position":9,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":10,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":11,"surface":"صَدَقْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صَدَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"doğru söyledin"},{"position":11,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bize"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"نَكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi (وَ) ile önceki mansûb fiile atfedildiği için mansûb","gloss":"olalım"},{"position":13,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":13,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":14,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":15,"surface":"ٱلشَّـٰهِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ه-د","rootLatin":"ş-h-d","lemma":"شَاهِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şahit olanlardan"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. İsa'dan sofra indirilmesini isteyen havarilerin taleplerini dile getirmektedir. Talepler, hem maddi bir ihtiyaç olan yemeği, hem manevi bir tatmin olan kalplerin mutmain olmasını, hem de imanın pekişmesi için bilme ve şahit olma arzusunu içermektedir. Kelimelerin seçimi, bu çok yönlü talebi dilbilimsel olarak yansıtmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"نُرِيدُ","root":"ر و د","rootLatin":"r-v-d","meaning":"Bir şeyi arzu etmek, istemek, talep etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'revd' kökünü 'bir şeyi aramak, istemek' olarak açıklar. Ayetteki 'nürîdü' fiili, havarilerin Hz. İsa'dan mucizevi bir sofra indirilmesi yönündeki güçlü arzu ve taleplerini ifade eder. Bu, sadece bir dilek değil, aynı zamanda bir beklentidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, iradeyi 'bir şeyi yapmaya veya terk etmeye yönelik kesin bir eğilim' olarak tanımlar. Ayetteki kullanım, havarilerin sofra indirilmesi konusundaki kararlı ve bilinçli isteklerini, bu isteğin ardındaki motivasyonları (yemek, tatmin, bilgi) kapsar."}]},{"word":"نَأْكُلَ","root":"أ ك ل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Yemek yemek, gıda almak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ekl' kelimesinin temel anlamının 'gıdayı ağız yoluyla almak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'ne'küle' fiili, havarilerin hem fiziksel açlıklarını giderme hem de mucizenin somut bir delili olarak o sofradan yeme arzusunu açıkça ortaya koyar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ekl' kelimesinin bazen mecazi anlamlarda da kullanılabileceğini belirtse de, bu ayetteki 'ne'küle' fiilinin doğrudan ve gerçek anlamda 'yemek yemek' olduğunu vurgular. Havarilerin talebi, somut bir yiyecek beklentisidir."}]},{"word":"تَطْمَئِنَّ","root":"ط م ن","rootLatin":"t-m-n","meaning":"Kalbin sakinleşmesi, huzur bulması, şüphelerin giderilmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'itmi'nân' kelimesini 'bir şeyin sabit ve sakin olması, korku ve endişenin gitmesiyle kalbin huzur bulması' olarak açıklar. Ayetteki 'tatma'inne kulûbunâ' ifadesi, havarilerin mucizeyi görerek kalplerindeki şüphe ve tereddütlerin giderilmesi, imanın pekişmesi arzusunu yansıtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'itmi'nân' kavramının Kur'an'da genellikle 'kalbin Allah'a güvenerek huzur bulması' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, havarilerin mucizevi bir olayla kendi imanlarını ve Hz. İsa'nın doğruluğunu teyit ederek içsel bir sükûnete ulaşma isteğini ifade eder."}]},{"word":"صَدَقْتَنَا","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Doğru söylemek, hakikati ifade etmek.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sıdk' kelimesini 'sözün gerçeğe uygun olması' olarak tanımlar. Ayetteki 'sadaktenâ' ifadesi, havarilerin Hz. İsa'nın peygamberliğinin ve getirdiği mesajın doğruluğuna dair kesin bir bilgiye ulaşma, bu doğruluğu somut bir delille teyit etme arzusunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sıdk' kökünün 'doğruluk, gerçeklik, samimiyet' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Bu bağlamda, havariler, Hz. İsa'nın kendilerine vaat ettiği veya bildirdiği şeylerin (Allah'tan gelen mesajların) hakikat olduğunu bizzat görerek doğrulamak istemektedirler."}]},{"word":"ٱلشَّـٰهِدِينَ","root":"ش ه د","rootLatin":"ş-h-d","meaning":"Görgü tanığı olmak, bir olaya şahitlik etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'şehâdet' kelimesini 'bir şeyi bizzat görmek ve ona tanıklık etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'min eş-şâhidîn' ifadesi, havarilerin indirilecek sofrayı bizzat görerek bu mucizeye tanıklık etmek, böylece hem kendileri için bir delil elde etmek hem de başkalarına bu olayı aktarabilecek bir konuma gelmek istediklerini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'şâhid' kelimesinin 'bir olayı gözleriyle gören ve onu tasdik eden kişi' anlamına geldiğini belirtir. Havariler, bu mucizevi olayın sadece birer alıcısı değil, aynı zamanda onun doğruluğuna ve gerçekliğine bizzat şahitlik edenler olmak istemektedirler."}]}]}
