# Mâide Sûresi, 119. Âyet (5:119)

> قَالَ ٱللَّهُ هَـٰذَا يَوْمُ يَنفَعُ ٱلصَّـٰدِقِينَ صِدْقُهُمْ ۚ لَهُمْ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

*Kâla(A)llâhu hâżâ yevmu yenfe'u-ssâdikîne sidkuhum(c) lehum cennâtun tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ ebedâ(en)(c) radiya(A)llâhu ‘anhum veradû ‘anh(u)(c) żâlike-lfevzu-l'azîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/119

---

## Tefsir

{"topics":["sidk","cennet","ahiret-mukafat","kiyamet"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mâide Suresi 119. ayet, kıyamet gününde sadıkların durumunu ve Allah'ın onlara olan rızasını tasvir etmektedir. Ayet, 'doğruluk', 'fayda', 'cennetler', 'hoşnutluk' ve 'büyük kurtuluş' gibi temel kavramlar üzerinden ahiret mükafatını ve Allah-kul ilişkisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَنفَعُ","root":"ن-ف-ع","rootLatin":"n-f-'-a","meaning":"Fayda vermek, yarar sağlamak, menfaat temin etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nef' (نفع), bir şeyin istenilen bir amaca ulaşmasına yardımcı olmasıdır. Bu ayette, kıyamet gününde sadıkların dünyadaki doğruluklarının kendilerine ahirette fayda sağlayacağını ifade eder. Bu fayda, Allah'ın rızası ve cennet nimetleri şeklinde tecelli edecektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yenfa'u (ينفع), burada 'ecir ve sevap vermek' anlamında kullanılmıştır. Doğruların doğrulukları, Allah katında karşılığını bulacak ve onlara ahiret hayatında yarar sağlayacaktır. Bu, mecazi olarak bir karşılık görme ve mükafatlandırılma durumunu anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nef' (نفع) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği lütuflar ve iyilikler bağlamında geçer. Bu ayette ise, insanın kendi amellerinin (sıdk) kendisine ahirette getireceği olumlu sonuçları ifade eder. Bu, dünyadaki ahlaki davranışın ahiretteki karşılığını gösteren önemli bir kavramdır."}]},{"word":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Doğru olanlar, sözünde ve amelinde dürüst olanlar, sadıklar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق), hem sözde hem de fiilde gerçeğe uygunluktur. Sâdık (صادق) ise bu niteliğe sahip olan kişidir. Ayetteki 'es-Sâdıkîn' (الصادقين), Allah'a verdikleri sözde duran, inançlarında samimi olan ve amellerinde dürüstlüğü ilke edinen müminleri ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sâdıkîn (صادقين), burada 'imanlarında ve taatlerinde doğru olanlar' anlamına gelir. Onların doğrulukları, Allah'ın vaat ettiği mükafatı hak etmelerine vesile olacaktır. Bu, sadece sözlü bir doğruluk değil, aynı zamanda kalbi ve ameli bir dürüstlüktür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sıdk (صدق) kavramı, Kur'an'da 'doğruluk', 'dürüstlük' ve 'samimiyet' gibi anlamları kapsar. Özellikle Allah ile olan ilişkide 'sözünde durma' ve 'vaadine sadık kalma' anlamında kullanılır. Ayetteki 'es-Sâdıkîn', Allah'a karşı olan ahitlerine sadık kalan ve bu sadakatlerini hayatlarına yansıtan kimselerdir."}]},{"word":"صِدْقُهُمْ","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Onların doğrulukları, dürüstlükleri, samimiyetleri.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sıdk (صدق), bir şeyin hakikate uygun olmasıdır. Bu ayette 'sıdkuhum' (صدقهم), sadıkların dünyada sergiledikleri dürüstlük, samimiyet ve Allah'a olan bağlılıklarını ifade eder. Bu nitelik, ahiretteki faydanın temelini oluşturur."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sıdk (صدق), 'doğruluk' ve 'gerçeklik' anlamındadır. Ayetteki 'sıdkuhum' (صدقهم), sadıkların imanlarındaki ve amellerindeki samimiyet ve dürüstlüğün bir neticesi olarak ahiretteki mükafatı hak etmelerini vurgular. Bu, onların Allah katındaki değerini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sıdk (صدق) kelimesi, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir; sözde doğruluktan, niyet ve ameldeki samimiyete kadar uzanır. Bu ayette 'sıdkuhum', sadıkların Allah'a olan bağlılıklarının ve hayatlarındaki dürüstlüklerinin bir toplamıdır ve bu toplamın ahiretteki olumlu karşılığını ifade eder."}]},{"word":"جَنَّـٰتٌ","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","meaning":"Cennetler, bahçeler; ahirette müminlere vaat edilen ebedi ikamet yerleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), ağaçları ve bitkileriyle yeri örten, gizleyen bahçe demektir. Ahiretteki cennetler ise, müminlere vaat edilen, altlarından ırmaklar akan, ebedi nimetlerle dolu mekanlardır. Ayetteki 'cennât' (جنات) kelimesi, bu mekanların çokluğunu ve çeşitliliğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), burada 'mükafat yurdu' anlamında kullanılmıştır. Allah'ın sadık kullarına vaat ettiği bu mekanlar, dünyadaki amellerinin karşılığı olarak verilecektir. 'Altlarından ırmaklar akması' ifadesi, cennetin güzelliğini ve bereketini tasvir eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cennet (جنة), lügatte 'örtmek' ve 'gizlemek' anlamlarına gelen 'cenn' kökünden türemiştir. Ahiret bağlamında ise, gözlerin görmediği, akılların tasavvur edemediği güzellikleri barındıran, müminlere özel olarak hazırlanmış mekanlardır. Ayetteki çoğul kullanımı, bu mekanların farklı derecelerini ve çeşitliliğini gösterir."}]},{"word":"رَّضِىَ","root":"ر-ض-و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Hoşnut olmak, razı olmak, beğenmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rıza (رضا), bir şeyden memnuniyet duymak ve onu kabul etmektir. Allah'ın kuldan razı olması, kulun amellerini ve itaatini beğenmesi, ona mükafat vermeyi dilemesidir. Ayetteki 'radıyallahu anhum' (رضي الله عنهم), Allah'ın sadık kullarından tam bir memnuniyet duyduğunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Rıza (رضا), kalbin bir şeye meyletmesi ve onu hoş görmesidir. Allah'ın kullarından razı olması, onların iman ve amellerini kabul etmesi, onlara cenneti vaat etmesidir. Kulların Allah'tan razı olması ise, O'nun takdirine teslimiyetleri ve O'nun emirlerine uymalarıdır. Bu ayet, karşılıklı bir rızayı vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Rıza (رضا) kavramı, Kur'an'da Allah ile insan arasındaki ilişkinin en yüksek mertebelerinden birini ifade eder. Allah'ın kuldan razı olması, kulun Allah'ın iradesine tam bir teslimiyet göstermesi ve O'nun emirlerine uyması sonucunda ortaya çıkar. Bu ayet, bu karşılıklı rızanın nihai kurtuluşun anahtarı olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْفَوْزُ","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","meaning":"Kurtuluş, başarı, zafer, umulan şeye ulaşma.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fevz (فوز), istenilen şeye ulaşmak ve istenmeyen şeyden kurtulmaktır. Ayetteki 'el-fevzu'l-azîm' (الفوز العظيم), ahirette cehennemden kurtulup cennete girmekle elde edilen büyük ve ebedi kurtuluşu ifade eder. Bu, en yüce başarı ve zaferdir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fevz (فوز), 'kurtuluş' ve 'zafer' anlamındadır. 'El-Fevzu'l-Azîm' (الفوز العظيم) ise, ahiret hayatında Allah'ın rızasını kazanarak cennete girmek ve ebedi azaptan kurtulmaktır. Bu, sadıkların elde edeceği en büyük başarıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fevz (فوز) kelimesi, Kur'an'da genellikle 'büyük başarı' ve 'nihai kurtuluş' anlamında kullanılır. Bu ayette 'el-fevzu'l-azîm', Allah'ın rızasını kazanmış ve cennetle mükafatlandırılmış sadıkların ulaşacağı en üst düzeydeki mutluluk ve başarıyı ifade eder. Bu, dünyevi başarıların ötesinde, ebedi bir zaferdir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"يَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"gün"},{"position":5,"surface":"يَنفَعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ف-ع","rootLatin":"n-f-ʿ","lemma":"نَفَعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"fayda verir"},{"position":6,"surface":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"doğrulara"},{"position":7,"surface":"صِدْقُهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صِدْق","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"doğrulukları"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"onlar için"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"جَنَّـٰتٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"cennetler"},{"position":10,"surface":"تَجْرِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ر-ي","rootLatin":"j-r-y","lemma":"جَرَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"akar"},{"position":11,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":12,"surface":"تَحْتِهَا","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ت-ح-ت","rootLatin":"t-ḥ-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altından"},{"position":12,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":13,"surface":"ٱلْأَنْهَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهْر","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ırmaklar"},{"position":14,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"خَالِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":15,"surface":"فِيهَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":15,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":16,"surface":"أَبَدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"أ-ب-د","rootLatin":"a-b-d","lemma":"أَبَد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"ebedi olarak"},{"position":17,"surface":"رَّضِىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ض-ي","rootLatin":"r-ḍ-y","lemma":"رَضِيَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"razı oldu"},{"position":18,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":19,"surface":"عَنْهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"onlardan"},{"position":19,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":20,"surface":"وَرَضُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":20,"surface":"رَضُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ض-ي","rootLatin":"r-ḍ-y","lemma":"رَضِيَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"razı oldular"},{"position":21,"surface":"عَنْهُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ondan"},{"position":21,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":22,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"işte bu"},{"position":23,"surface":"ٱلْفَوْزُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","lemma":"فَوْز","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kurtuluş"},{"position":24,"surface":"ٱلْعَظِيمُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"ʿ-ẓ-m","lemma":"عَظِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *5/119*
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Furkân Sûresi** · *5/119*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/119*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/119*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *5/119*
