# Mâide Sûresi, 120. Âyet (5:120)

> لِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا فِيهِنَّ ۚ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌۢ

*Li(A)llâhi mulku-ssemâvâti vel-ardi vemâ fîhin(ne)(c) vehuve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah'ındır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/120

---

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf-i cer","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":2,"surface":"مُلْكُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"mülkü"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için","gloss":"ne varsa"},{"position":6,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf-i cer","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"هِنَّ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُنَّ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"O"},{"position":8,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf-i cer","gloss":"üzerine"},{"position":9,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":10,"surface":"شَىْءٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ا","rootLatin":"ş-y-a","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"قَدِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-د-ر","rootLatin":"k-d-r","lemma":"قَدِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Kadir'dir"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mâide Suresi 120. ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve sınırsız kudretini vurgulamaktadır. Ayet, mülkiyet ve kudret kavramları üzerinden Allah'ın yaratıcı ve yönetici vasıflarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُلْكُ","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Göklerin ve yerin üzerindeki mutlak egemenlik, hükümranlık ve tasarruf yetkisi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde tam tasarruf ve egemenlik hakkına sahip olmak demektir. Ayetteki 'lillâhi mülkü' ifadesi, gökler ve yer ile içindekilerin mutlak ve gerçek sahibinin Allah olduğunu, O'nun dilediği gibi tasarruf ettiğini ve hükmettiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mülk (ملك), burada Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki egemenliğini ve hükmetme yetkisini ifade eder. Gökler ve yerin mülkü Allah'a ait olmakla, O'nun bu varlıklar üzerinde tam bir kontrol ve otoriteye sahip olduğu vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'mülk' kavramı, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve yaratıcı gücünü ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu ayette 'mülk', Allah'ın gökler ve yer üzerindeki tam ve sınırsız hükümranlığını, yani her şeyin O'na ait olduğunu ve O'nun iradesiyle var olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksekte olan, gökyüzü ve onun katmanları, evrenin üst kısımları.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâvât (سماوات), semâ (سماء) kelimesinin çoğuludur ve yüksekte olan her şeyi kapsar. Ayetteki kullanımıyla, yedi kat gök ve içerdikleri tüm varlıklar kastedilir, bu da Allah'ın hükümranlığının genişliğini ve kapsayıcılığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء), 'yükseklik' anlamından türemiştir. Kur'an'da hem görünen gökyüzü hem de daha geniş anlamda evrenin üst katmanları için kullanılır. Bu ayette 'semâvât', Allah'ın hükümranlığının sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, tüm kozmik alanı kapsadığını belirtir."}]},{"word":"وَٱلْأَرْضِ","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Yeryüzü, üzerinde yaşadığımız gezegen ve onun tüm unsurları.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Arz (أرض), üzerinde durulan, yeryüzü anlamına gelir. Ayette 'semâvât ve'l-arz' ifadesi, Allah'ın hükümranlığının tüm evreni, hem gökleri hem de yeri kapsadığını, hiçbir yerin O'nun mülkiyetinden ve kudretinden hariç olmadığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Arz (أرض), yeryüzü ve onun tüm bileşenlerini ifade eder. Bu ayette 'arz', göklerle birlikte zikredilerek, Allah'ın mülkünün ve kudretinin evrensel ve mutlak olduğunu, hiçbir varlığın O'nun tasarrufundan bağımsız olmadığını gösterir."}]},{"word":"فِيهِنَّ","root":"ف-ي","rootLatin":"f-y","meaning":"Göklerde ve yerde bulunan tüm varlıklar, canlılar ve cansızlar.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"'Fîhinne' (فيهنّ), 'onların içinde' anlamına gelir ve 'semâvât ve'l-arz'a atıfta bulunur. Bu ifade, Allah'ın mülkünün sadece gökler ve yerin kendisiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bu alanlarda var olan her şeyi, tüm yaratılmışları kapsadığını açıkça belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'fî' edatı, genellikle 'içinde, dahilinde' anlamında kullanılır. 'Fîhinne' ifadesi, gökler ve yerin içerdiği her türlü varlığı, canlı veya cansız, görünen veya görünmeyen tüm mevcudatı Allah'ın mülküne dahil eder. Bu, Allah'ın egemenliğinin detaylı ve kapsamlı olduğunu gösterir."}]},{"word":"قَدِيرٌ","root":"ق-د-ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Her şeye gücü yeten, sınırsız kudret sahibi, dilediğini yapabilen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kadîr (قدير), 'kudret' (قدرة) kökünden türemiş olup, bir şeyi yapmaya gücü yeten, muktedir olan demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun her şeye gücünün yettiğini, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ifade eder. Ayetteki 'külli şey'in kadîr' ifadesi, Allah'ın kudretinin mutlak ve sınırsız olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kadîr (قدير), Allah'ın sıfatlarından olup, O'nun her şeyi takdir etme ve yaratma gücüne sahip olduğunu gösterir. Bu ayette 'Allah her şeye Kadîr'dir' ifadesi, O'nun mülkiyetinin ve hükümranlığının, aynı zamanda sınırsız bir kudretle desteklendiğini, dolayısıyla iradesinin her şeye nüfuz ettiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'Kadîr' sıfatı, Allah'ın yaratma, yönetme ve yok etme gücünün sınırsızlığını ifade eder. Bu ayette 'Kadîr', Allah'ın gökler ve yer üzerindeki mülkiyetinin sadece bir sahiplik değil, aynı zamanda bu mülk üzerinde tam ve mutlak bir tasarruf ve icra gücü olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Câsiye Sûresi** · *5/119-120*
