# Mâide Sûresi, 16. Âyet (5:16)

> يَهْدِى بِهِ ٱللَّهُ مَنِ ٱتَّبَعَ رِضْوَٰنَهُۥ سُبُلَ ٱلسَّلَـٰمِ وَيُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِهِۦ وَيَهْدِيهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

*Yehdî bihi(A)llâhu meni-ttebe'a ridvânehu subule-sselâmi veyuḣricuhum mine-zzulumâti ilâ-nnûri bi-iżnihi veyehdîhim ilâ sirâtin mustakîm(in)*

**Meal (Diyanet):** Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın hidayetinin temel prensiplerini ve sonuçlarını ele almaktadır. Özellikle 'rızvan', 'selam', 'zulümat', 'nur' ve 'sırat-ı müstakim' kavramları üzerinden, ilahi rehberliğin insanı karanlıklardan aydınlığa, doğru ve güvenli bir yola ulaştırmasını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"رِضْوَٰنَهُۥ","root":"ر ض و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Allah'ın hoşnutluğunu, razı olmasını ifade eder ve bu hoşnutluğa ulaşma çabasını vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rıdvân (رضوان), rızanın (رضا) en üst derecesidir ve Allah'ın kulundan razı olması anlamına gelir. Ayetteki 'rızvanehu' ifadesi, Allah'ın rızasını arayan, O'nun hoşnutluğunu hedefleyen kimseleri işaret eder. Bu, sadece bir kabul değil, aynı zamanda ilahi bir lütuf ve memnuniyettir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rıdvân, Allah Teâlâ'nın kulundan razı olması ve ona nimetlerini ihsan etmesidir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın rızasını gözetenlerin, O'nun hidayetine mazhar olacağını ve selamet yollarına iletileceğini belirtir. Bu, kulun iradesiyle Allah'ın iradesinin uyum içinde olmasının bir sonucudur."}]},{"word":"سُبُلَ ٱلسَّلَـٰمِ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Barış, esenlik ve güvenliğin yollarını ifade eder; hem dünyevi hem de uhrevi kurtuluşu kapsar.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Selâm (سلام), emniyet ve kurtuluş demektir. 'Sübüle's-selâm' (selamet yolları) ifadesi, Allah'ın hidayetiyle ulaşılan, her türlü tehlikeden uzak, güvenli ve huzurlu yolları mecazi olarak anlatır. Bu yollar, insanı hem dünyada hem de ahirette esenliğe çıkarır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Selâm kavramı, Kur'an'da sadece barış ve esenlik değil, aynı zamanda Allah'ın bir ismi olarak da geçer ve O'nun mutlak güven veren, her türlü eksiklikten münezzeh oluşunu ifade eder. 'Sübüle's-selâm' tabiri, Allah'ın rızasına uygun yaşam tarzının getirdiği iç huzuru, toplumsal barışı ve nihai kurtuluşu içeren geniş bir anlam yelpazesine sahiptir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Selâm, afiyet, emniyet ve kurtuluş manalarına gelir. 'Sübüle's-selâm' ifadesi, Allah'ın hidayetiyle açılan, insanı her türlü şerden, günahtan ve azaptan koruyan yolları ifade eder. Bu yollar, Allah'ın emirlerine uymakla ve yasaklarından kaçınmakla kat edilir."}]},{"word":"ٱلظُّلُمَـٰتِ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Cehalet, küfür, sapkınlık ve günah gibi manevi karanlıkları temsil eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم) kelimesi, aslen bir şeyi yerinden saptırmak, haksızlık etmek anlamına gelir. 'Zulümât' (karanlıklar) ise Kur'an'da genellikle mecazi anlamda küfür, şirk, cehalet ve sapkınlık gibi manevi karanlıkları ifade eder. Ayetteki 'minaz-zulümât' ifadesi, Allah'ın hidayetiyle bu tür manevi karanlıklardan kurtuluşu anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'zulümât' kelimesi, genellikle 'nur' kelimesinin zıttı olarak kullanılır ve çokluk (çoğul) formuyla, tek bir karanlık yerine farklı türdeki sapkınlıkları, yanlış inançları ve günahları kapsayan geniş bir manevi karanlıklar yelpazesini ifade eder. Bu, Allah'ın birliğine karşı olan her türlü inanç ve yaşam biçimini içerir."}]},{"word":"ٱلنُّورِ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-w-r","meaning":"İman, hidayet, ilim ve doğru yolu temsil eden manevi aydınlığı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nûr (نور), hem maddi ışık hem de manevi aydınlık anlamına gelir. Kur'an'da genellikle iman, hidayet, ilim ve Allah'ın kendisi için kullanılır. Ayetteki 'ilen-nûr' ifadesi, Allah'ın izniyle manevi karanlıklardan (küfür, cehalet) iman ve hidayet aydınlığına çıkışı sembolize eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nur, Kur'an'da Allah'ın bir sıfatı olarak da geçer ve O'nun varlığının, hidayetinin ve ilminin mutlak aydınlığını ifade eder. 'Zulümât'ın zıttı olarak kullanılması, imanın ve doğru bilginin, cehalet ve sapkınlığın karanlığını dağıtan bir güç olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın insanlara bahşettiği ilahi rehberliğin bir sonucudur."}]},{"word":"صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ","root":"ص ر ط / ق و م","rootLatin":"s-r-t / k-w-m","meaning":"Allah'ın belirlediği dosdoğru, sapmayan ve kurtuluşa götüren yolu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sırât (صراط), yol demektir. Müstakîm (مستقيم) ise doğru, eğri olmayan anlamına gelir. 'Sırât-ı müstakîm', mecazi olarak Allah'ın dini, O'nun emir ve yasaklarına uygun yaşam tarzı, yani İslam'dır. Bu yol, insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştıran tek doğru yoldur."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sırât-ı müstakîm, istikamet üzere olan, eğrilik ve sapma içermeyen yoldur. Kur'an'da bu ifade, Allah'ın dinini, peygamberlerin getirdiği hakikatleri ve salih amelleri kapsayan geniş bir anlam taşır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın hidayetinin nihai hedefinin, insanları bu dosdoğru yola iletmek olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sırât-ı müstakîm, Kur'an'da merkezi bir kavram olup, Allah'a ulaşmanın ve O'nun rızasını kazanmanın tek geçerli yolunu ifade eder. Bu yol, hem inanç esaslarını hem de ahlaki ve hukuki ilkeleri kapsar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın rızasını gözetenlerin, karanlıklardan aydınlığa çıkarılarak bu dosdoğru yola iletileceği vurgulanır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/16*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/16*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/16*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/16*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/16*
