# Mâide Sûresi, 22. Âyet (5:22)

> قَالُوا۟ يَـٰمُوسَىٰٓ إِنَّ فِيهَا قَوْمًا جَبَّارِينَ وَإِنَّا لَن نَّدْخُلَهَا حَتَّىٰ يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا فَإِن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا فَإِنَّا دَٰخِلُونَ

*Kâlû yâ mûsâ inne fîhâ kavmen cebbârîne ve-innâ len nedḣulehâ hattâ yaḣrucû minhâ fe-in yaḣrucû minhâ fe-innâ dâḣilûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/22

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, İsrailoğullarının Hz. Musa'ya verdiği cevabı aktarmakta olup, 'zorba' ve 'girmek/çıkmak' fiilleri üzerinden onların itaatsizliğini ve korkaklığını dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Özellikle 'cebbârîn' kelimesi, bu milletin niteliğini ve İsrailoğullarının bu nitelik karşısındaki tutumunu vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"قَوْمًا","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Ayette, belirli bir topluluğu, milleti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavm (قوم), bir araya gelmiş, birbiriyle ilişkili insan topluluğu anlamına gelir. Ayetteki 'kavmen' ifadesi, Kenan diyarında yaşayan ve İsrailoğulları tarafından 'zorba' olarak nitelendirilen belirli bir topluluğu işaret eder. Bu kullanım, sadece sayısal bir kalabalığı değil, aynı zamanda belirli özelliklere sahip bir grubu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavm (قوم), genellikle erkekler için kullanılan bir topluluk ismidir. Ayetteki 'kavmen cebbârîn' (zorba bir kavim) ifadesi, bu topluluğun gücünü ve İsrailoğulları için oluşturduğu tehdidi belirtir. Bu bağlamda, 'kavm' kelimesi, sadece bir grup insanı değil, aynı zamanda belirli bir güce ve karaktere sahip bir topluluğu ifade eder."}]},{"word":"جَبَّارِينَ","root":"ج ب ر","rootLatin":"c-b-r","meaning":"Ayette, zorba, güçlü, boyun eğmeyen ve başkalarına hükmeden anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cebbâr (جبّار), zorla iş yapan, başkalarına tahakküm eden, kibirli ve güçlü kimse demektir. Ayetteki 'cebbârîn' ifadesi, İsrailoğullarının girmekten çekindiği Kenan halkının gücünü, zorbalığını ve onlara karşı koymanın zorluğunu vurgular. Bu kelime, onların sadece fiziksel olarak güçlü değil, aynı zamanda ahlaki olarak da baskıcı olduklarını ima eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cebr (جبر) kökü, bir şeyi zorla düzeltmek, onarmak veya zorla bir şeye mecbur etmek anlamlarına gelir. 'Cebbâr' ise, bu kökten türeyen mübalağalı bir sıfat olup, başkalarını zorla kendi iradesine tabi kılan, kibirli ve güçlü kimseyi ifade eder. Ayetteki 'kavmen cebbârîn' ifadesi, bu kavmin İsrailoğulları üzerinde kurduğu psikolojik ve fiziksel baskıyı açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cebbâr' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel gücü değil, aynı zamanda kibir, zorbalık ve ilahi iradeye karşı gelme anlamlarını da içerdiğini belirtir. Mâide 22'deki 'cebbârîn' ifadesi, İsrailoğullarının gözünde bu kavmin sadece savaşçı değil, aynı zamanda Allah'ın emrine karşı gelme potansiyeli taşıyan, boyun eğmez bir topluluk olduğunu gösterir."}]},{"word":"نَّدْخُلَهَا","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Ayette, bir yere girmek, içeriye dahil olmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Duhûl (دخول), bir yere girmek, içeriye nüfuz etmek demektir. Ayetteki 'len nedhulehâ' (biz oraya asla girmeyeceğiz) ifadesi, İsrailoğullarının Kenan diyarına girmeyi reddetmelerini, yani oraya ayak basmayı ve orayı ele geçirmeyi kabul etmemelerini açıkça belirtir. Bu, onların itaatsizliğinin ve korkaklığının bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Duhûl (دخول), bir mekanın içine geçmek, dahil olmak anlamına gelir. Ayetteki 'nedhulehâ' fiili, İsrailoğullarının 'cebbârîn' kavmi orada olduğu sürece o topraklara fiziksel olarak adım atmayacaklarını, orayı fethetme eylemine girişmeyeceklerini ifade eder. Bu, onların pasif direnişini ve emre itaatsizliklerini vurgular."}]},{"word":"يَخْرُجُوا۟","root":"خ ر ج","rootLatin":"h-r-c","meaning":"Ayette, bir yerden çıkmak, ayrılmak veya dışarı atılmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hurûc (خروج), bir yerden ayrılmak, dışarı çıkmak demektir. Ayetteki 'hattâ yahrucû minhâ' (onlar oradan çıkmadıkça) ifadesi, İsrailoğullarının Kenan diyarını ele geçirme şartını, yani oradaki zorba kavmin o topraklardan tamamen ayrılmasını veya çıkarılmasını belirtir. Bu, onların kendi çabalarıyla değil, başkalarının eylemiyle bir sonuç beklediklerini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hurûc (خروج), bir şeyin bulunduğu yerden ayrılması, dışarıya çıkmasıdır. Ayetteki 'yahrucû minhâ' fiili, 'cebbârîn' kavminin Kenan diyarından tamamen uzaklaşmasını, orayı terk etmesini ifade eder. İsrailoğulları, bu kavmin varlığı sona ermedikçe, yani onlar oradan çıkarılmadıkça veya kendi istekleriyle ayrılmadıkça, o topraklara girmeyeceklerini açıkça beyan etmişlerdir."}]}]}
