# Mâide Sûresi, 52. Âyet (5:52)

> فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَـٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ ۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَـٰدِمِينَ

*Feterâ-lleżîne fî kulûbihim meradun yusâri'ûne fîhim yekûlûne naḣşâ en tusîbenâ dâ-ira(tun)(c) fe'asa(A)llâhu en ye/tiye bilfethi ev emrin min ‘indihi feyusbihû ‘alâ mâ eserrû fî enfusihim nâdimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/52

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Maide Suresi 52. ayet, kalplerinde hastalık bulunanların ikiyüzlü davranışlarını ve Allah'ın müminlere vereceği zaferle bu durumun açığa çıkacağını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'marad', 'yüsâriûn', 'nahşâ', 'dâire' ve 'feth' gibi kavramlar üzerinden münafıkların psikolojisini ve ilahi takdiri derinlemesine inceler.","keyConcepts":[{"word":"مَّرَضٌ","root":"م ر ض","rootLatin":"m-r-d","meaning":"Ayetteki bağlamda, kalpteki inanç zayıflığı, şüphe, nifak ve manevi rahatsızlık anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Marad (مرض), bedendeki rahatsızlık ve bozukluk için kullanıldığı gibi, Kur'an'da kalpteki inanç zayıflığı, şüphe ve nifak gibi manevi rahatsızlıklar için de kullanılır. Bu ayetteki 'kalplerinde hastalık olanlar' ifadesi, iman zayıflığı ve münafıklıkla nitelenen kişileri işaret eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Marad (مرض), kalbin iman ve yakin nurundan mahrum kalması, şüphe ve tereddüt içinde bulunması halidir. Ayetteki kullanımı, münafıkların iç dünyasındaki bozukluğu ve imansızlığa meyillerini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'marad' kavramı, sadece fiziksel bir rahatsızlığı değil, aynı zamanda ruhsal ve ahlaki bir bozukluğu, özellikle de nifak ve imansızlık eğilimini ifade eder. Bu ayette, münafıkların içsel durumunu, yani Allah'a ve müminlere karşı samimiyetsizliklerini betimler."}]},{"word":"يُسَـٰرِعُونَ","root":"س ر ع","rootLatin":"s-r-a","meaning":"Hızla koşmak, acele etmek, bir şeye hevesle yönelmek anlamındadır; burada münafıkların düşmanlara yaranma çabasını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yüsâriûn (يسارعون), bir şeye doğru hızla ve istekle gitmek demektir. Ayette, kalplerinde hastalık olanların, müminlerin düşmanlarına karşı aceleci bir şekilde dostluk kurma ve onlara yaranma çabalarını anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sar' (سرع) kökünden türeyen yüsâriûn (يسارعون), bir işi çabucak ve hevesle yapmak anlamına gelir. Bu ayetteki kullanımı, münafıkların, müminlere karşı düşmanlık besleyenlere hızla yönelerek onlarla ittifak kurma gayretlerini vurgular."}]},{"word":"نَخْشَىٰٓ","root":"خ ش ي","rootLatin":"h-ş-y","meaning":"Korkmak, çekinmek, endişe duymak anlamındadır; burada münafıkların başlarına bir felaket gelmesinden duydukları korkuyu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haşyet (خشية), bir şeyin büyüklüğünden veya şerrinden dolayı duyulan korkudur. Ayetteki 'nahşâ' (نخشى) ifadesi, münafıkların, müminlerin zayıf düşmesi durumunda kendilerine bir zarar gelmesinden duydukları endişeyi ve bu yüzden düşmanlara yönelme gerekçelerini dile getirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Haşyet (خشية), kalpte oluşan bir tür korku ve çekinmedir. Bu ayette, münafıkların, müminlerin başına bir musibet gelmesi durumunda kendilerinin de bundan etkileneceği endişesiyle, düşmanlarla ilişkilerini sürdürme bahanesini açıklar."}]},{"word":"دَآئِرَةٌ","root":"د و ر","rootLatin":"d-v-r","meaning":"Dönüş, felaket, musibet, kötü akıbet anlamındadır; burada münafıkların başına gelmesinden korktukları bir felaketi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dâire (دائرة), bir olayın dönüp dolaşıp birine isabet etmesi, yani bir felaket veya musibetin gelip çatması anlamında kullanılır. Ayetteki 'dâire' (دائرة) kelimesi, münafıkların, müminlere karşı düşmanlık besleyenlerin galip gelmesi durumunda kendilerine de bir kötülük dokunmasından duydukları korkuyu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Dâire (دائرة), zamanın dönmesiyle gelen musibet ve felaket demektir. Bu ayette, münafıkların, müminlerin yenilgiye uğraması halinde kendilerine de bir kötülük isabet etmesinden duydukları endişeyi ve bu yüzden düşmanlara yönelme sebeplerini açıklar."}]},{"word":"بِٱلْفَتْحِ","root":"ف ت ح","rootLatin":"f-t-h","meaning":"Zafer, fetih, yardım, hüküm ve açıklık anlamındadır; burada Allah'ın müminlere vereceği zaferi veya hakikatin ortaya çıkışını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Feth (فتح), kapalı olan bir şeyi açmak, zorlukları gidermek, yardım etmek ve zafer kazanmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'bi'l-feth' (بالفتح) ifadesi, Allah'ın müminlere nasip edeceği zaferi veya münafıkların gizledikleri nifakın ortaya çıkmasını sağlayacak ilahi hükmü ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Feth (فتح), Allah'ın müminlere düşmanlarına karşı vereceği zafer veya hakikatin ortaya çıkmasıdır. Bu ayette, Allah'ın müminlere yardım ederek onları galip kılacağını veya münafıkların iç yüzünü açığa çıkaracağını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Feth (فتح) kelimesi Kur'an'da genellikle zafer, galibiyet ve ilahi yardım anlamında kullanılır. Bu ayette, Allah'ın müminlere düşmanlarına karşı vereceği kesin zaferi veya münafıkların gizledikleri niyetlerin açığa çıkmasını sağlayacak ilahi bir olayı ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/52*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/52*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/52*
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *5/52*
