# Mâide Sûresi, 53. Âyet (5:53)

> وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَهَـٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ ۙ إِنَّهُمْ لَمَعَكُمْ ۚ حَبِطَتْ أَعْمَـٰلُهُمْ فَأَصْبَحُوا۟ خَـٰسِرِينَ

*Veyekûlu-lleżîne âmenû ehâulâ-i-lleżîne aksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim(ﻻ) innehum leme'akum(c) habitat a'mâluhum feesbehû ḣâsirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/53

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mâide Suresi 53. ayet, münafıkların ikiyüzlülüğünü ve ahiretteki akıbetlerini ele almaktadır. Ayet, iman edenlerin münafıkların yeminlerine şaşırmasını ve bu yeminlerin boşuna olduğunu vurgulayarak, amellerin boşa gitmesi ve hüsrana uğrama kavramlarını öne çıkarır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوٓا۟","root":"ء-م-ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnananlar, iman edenler anlamına gelir ve Allah'a, peygamberlere ve ilahi hükümlere kalben tasdik edip dil ile ikrar edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, münafıkların aksine, Allah'a gerçek anlamda güvenen ve teslim olan kişileri belirtir. Bu, sadece sözde değil, özde bir güven ve teslimiyet halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman' kavramı, Kur'an'da sadece inanmak değil, aynı zamanda bir güven ve emniyet duygusuyla birlikte gelir. Ayetteki 'âmenû' kelimesi, münafıkların güvensiz ve ikiyüzlü tutumlarına karşı, gerçek müminlerin Allah'a olan sarsılmaz güvenini ve bu güvenin getirdiği iç huzuru ifade eder."}]},{"word":"أَقْسَمُوا۟","root":"ق-س-م","rootLatin":"k-s-m","meaning":"Yemin ettiler, ant içtiler anlamına gelir ve bir şeyi tasdik etmek veya teyit etmek için Allah'ın adını anarak yapılan sözlü taahhüdü ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'aksemû' kelimesini 'yemin ettiler' olarak açıklar ve bu yeminlerin genellikle bir iddiayı güçlendirmek veya bir durumu teyit etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, münafıkların müslümanlarla birlikte olduklarına dair ettikleri yalan yeminleri ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kasem'in (yemin) bir şeyi kesinleştirmek ve doğruluğunu vurgulamak için kullanılan bir ifade olduğunu belirtir. Ayetteki 'aksemû' ifadesi, münafıkların müslümanlara karşı samimiyetsizliğini ve yalanlarını örtbas etmek için Allah adına yemin etmelerini vurgular."}]},{"word":"جَهْدَ","root":"ج-ه-د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Bütün güçleriyle, olanca gayretleriyle anlamına gelir ve bir işi yaparken sarf edilen azami çabayı ve gayreti ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cehd' kelimesini 'güç, takat ve azami çaba' olarak açıklar. Ayetteki 'cehde eymânihim' ifadesi, münafıkların yeminlerini en güçlü ve en abartılı şekilde ettiklerini, bu yeminlerle müslümanları ikna etmeye çalıştıklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cehd'in bir şey için harcanan son gayret ve meşakkat olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, münafıkların yeminlerini sıradan bir şekilde değil, tüm güçlerini ve ikna kabiliyetlerini kullanarak ettiklerini, ancak bu çabanın boşuna olduğunu vurgular."}]},{"word":"حَبِطَتْ","root":"ح-ب-ط","rootLatin":"h-b-t","meaning":"Boşa gitti, heba oldu anlamına gelir ve yapılan bir amelin veya çabanın hiçbir karşılık bulmaması, faydasız hale gelmesi durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'habat' kelimesinin, hayvanın çok yiyip karnının şişmesi ve sonra ölmesi gibi, bir amelin zahiren iyi görünse de içindeki fesat nedeniyle boşa gitmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'habitat a'mâluhum', münafıkların amellerinin, iman eksikliği ve ikiyüzlülük nedeniyle ahirette hiçbir değer taşımayacağını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'hubût'un, bir şeyin faydasız hale gelmesi ve beklenen sonucunu vermemesi olduğunu açıklar. Ayetteki 'habitat' kelimesi, münafıkların dünyada yaptıkları iyi gibi görünen işlerin, niyetlerindeki bozukluk nedeniyle ahirette kendilerine bir fayda sağlamayacağını, aksine tamamen yok olacağını vurgular."}]},{"word":"خَـٰسِرِينَ","root":"خ-س-ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Kaybedenler, hüsrana uğrayanlar anlamına gelir ve hem dünyada hem de ahirette zarara uğrayan, beklediği kazancı elde edemeyen kişileri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hüsran' kelimesini 'zarar ve ziyan' olarak açıklar. Ayetteki 'hâsirîn' ifadesi, münafıkların dünyadaki ikiyüzlü davranışları ve yalan yeminleri nedeniyle ahirette kurtuluşa eremeyeceklerini, aksine ebedi bir zarara uğrayacaklarını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hüsran'ın, bir sermayeyi kaybetmek veya bir ticarette zarar etmek gibi, kişinin beklediği faydayı elde edememesi durumunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'hâsirîn' kelimesi, münafıkların iman sermayelerini kaybettiklerini ve bu nedenle ahiretteki en büyük kazançtan mahrum kalacaklarını, yani cehenneme gireceklerini vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/53*
