# Mâide Sûresi, 56. Âyet (5:56)

> وَمَن يَتَوَلَّ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَإِنَّ حِزْبَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْغَـٰلِبُونَ

*Vemen yetevella(A)llâhe verasûlehu velleżîne âmenû fe-inne hizba(A)llâhi humu-lġâlibûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/56

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ı, Resulü'nü ve müminleri dost edinenlerin Allah'ın tarafında olduğunu ve nihayetinde üstün geleceklerini vurgulamaktadır. Ayet, 'dost edinme', 'hizip/taraf' ve 'üstün gelme' kavramları üzerinden bir aidiyet ve zafer mesajı taşır.","keyConcepts":[{"word":"يَتَوَلَّىٰ","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Ayette, bir şeyi veya bir kimseyi dost, yardımcı, koruyucu edinmek, ona yönelmek ve onu desteklemek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vely (وَلْي) kelimesi, iki şey arasında aracı olmaksızın yakınlık bulunmasıdır. 'Tevellâ' (تَوَلَّى) ise, bir şeyi dost edinmek, ona arka çıkmak, işini ona havale etmek demektir. Ayetteki 've men yetevellâ' ifadesi, Allah'ı, Resulü'nü ve müminleri kendine veli, yani dost, yardımcı ve koruyucu edinmeyi ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevellâ (تَوَلَّى) fiili, 'dost edinmek' ve 'yardımcı olmak' anlamlarına gelir. Burada, Allah'ı ve Resulü'nü dost edinmek, onların emirlerine uymak ve onlara tabi olmak manasındadır. Bu, aynı zamanda onlara karşı sadakat göstermeyi ve onların tarafında yer almayı da içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Vely (وَلْي) kökünden türeyen kelimeler, Kur'an'da genellikle 'yakınlık', 'dostluk', 'koruyuculuk' ve 'yardım' anlamlarını taşır. 'Tevellâ' fiili, bir kimsenin başka bir kimseyi veya bir grubu kendine veli (dost, koruyucu) seçmesi, ona bağlanması ve onunla ittifak kurması demektir. Ayetteki kullanımı, müminlerin Allah, Resul ve diğer müminlerle olan bu özel bağını vurgular."}]},{"word":"حِزْبَ","root":"ح ز ب","rootLatin":"h-z-b","meaning":"Ayette, bir amaç uğruna bir araya gelmiş topluluk, grup veya taraf anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hizb (حِزْب), bir iş için toplanan cemaat veya bir grup insandır. Ayetteki 'hizbullah' (Allah'ın hizbi) ifadesi, Allah'ın davası etrafında toplanan, O'nun emirlerine uyan ve O'nun yolunda mücadele eden müminler topluluğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hizb (حِزْب), bir topluluğun veya grubun belirli bir amaç için bir araya gelmesidir. 'Hizbullah' tabiri, Allah'ın tarafında olan, O'nun dinini savunan ve O'nun rızasını gözeten müminler cemaatini ifade eder. Bu, aynı zamanda bir aidiyet ve bağlılık göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hizb (حِزْب), bir topluluğun veya grubun belirli bir amaç için bir araya gelmesidir. 'Hizbullah' tabiri, Allah'ın tarafında olan, O'nun dinini savunan ve O'nun rızasını gözeten müminler cemaatini ifade eder. Bu, aynı zamanda bir aidiyet ve bağlılık göstergesidir."}]},{"word":"ٱلْغَـٰلِبُونَ","root":"غ ل ب","rootLatin":"ğ-l-b","meaning":"Ayette, üstün gelenler, galip gelenler, yenilgiye uğratanlar anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğalebe (غَلَبَ) fiili, bir şeye üstün gelmek, onu yenmek ve ona hakim olmak demektir. 'Ğâlibûn' (غَالِبُونَ) ise, bu fiilin ism-i fail çoğulu olup, üstün gelenler, galip gelenler anlamına gelir. Ayette, Allah'ın hizbinin düşmanlarına karşı nihai zaferi kazanacağını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ğalebe (غَلَبَ), bir şeye kuvvetle üstün gelmek, onu mağlup etmek ve ona hakim olmaktır. 'Ğâlibûn' (غَالِبُونَ) kelimesi, bu üstünlüğü ve zaferi elde edenleri tanımlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın tarafında olanların, düşmanlarına karşı Allah'ın yardımıyla kesin bir zafer kazanacaklarını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ğalebe (غَلَبَ), bir şeye karşı güç ve kudretle üstün gelmek, onu alt etmek demektir. 'Ğâlibûn' (غَالِبُونَ) ise, bu üstünlüğü ve zaferi elde edenlerdir. Ayetteki kullanımı, Allah'ı, Resulü'nü ve müminleri dost edinenlerin, Allah'ın desteğiyle her türlü zorluğun ve düşmanlığın üstesinden geleceklerini vurgular."}]}]}
