# Mâide Sûresi, 69. Âyet (5:69)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّـٰبِـُٔونَ وَٱلنَّصَـٰرَىٰ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

*İnne-lleżîne âmenû velleżîne hâdû va-ssâbi-ûne ve-nnasârâ men âmene bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣiri ve'amile sâlihan felâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/69

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, farklı inanç gruplarından olup Allah'a ve ahiret gününe iman eden, salih amel işleyenlerin akıbetini ele almaktadır. Temel olarak iman, amel ve bu ikisinin neticesi olan güvenlik ve üzüntüden uzak durma kavramları öne çıkmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve ahiret gününe kalben tasdik edip güvenmek ve bu güveni dil ile ikrar etmektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalbin tasdikini ve Allah'a tam bir güvenle bağlanmayı ifade eder. Bu, kişinin Allah'ın varlığına, birliğine ve ahiret gününe şüphe duymadan inanmasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutus'a göre 'iman' (أمن), Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve güven duygusunu ifade eder. Bu ayette, farklı grupların 'iman' etmesi, onların Allah'ın vaadine güvenmeleri ve bu güvenin bir sonucu olarak korku ve üzüntüden azade olacakları anlamına gelir."}]},{"word":"هَادُوا۟","root":"ه و د","rootLatin":"h-v-d","meaning":"Yahudi dinine mensup olanları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâdû (هادوا), Yahudiler demektir. Bu kelime, 'hâde' fiilinden türemiş olup, 'dönmek, tövbe etmek' anlamına gelir. Yahudilere bu ismin verilmesi, onların Hz. Musa'nın şeriatına dönmeleri veya Allah'a tövbe etmeleriyle ilişkilendirilir. Ayette, bu grubun da iman ve salih amel şartıyla kurtuluşa ereceği belirtilir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hâdû' kelimesini 'Yahudiler' olarak açıklar ve bunun bir kavim ismi olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, bu özel dinî grubun da diğer inanç grupları gibi Allah'a ve ahiret gününe iman edip salih amel işledikleri takdirde aynı mükafata nail olacaklarını vurgular."}]},{"word":"وَٱلصَّـٰبِـُٔونَ","root":"ص ب أ","rootLatin":"s-b-e","meaning":"Yıldızlara tapan veya belirli bir peygambere bağlı olmayan, ancak tek tanrı inancına sahip olduğu düşünülen bir topluluğu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sâbiûn (الصابئون), din değiştirenler veya bir dinden başka bir dine geçenler anlamına gelir. Genellikle yıldızlara tapan veya belirli bir peygamberi olmayan, ancak Allah'a inanan bir topluluk olarak tanımlanır. Ayette, bu grubun da iman ve salih amel şartıyla kurtuluşa ereceği belirtilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, Sâbiîleri, ne Yahudi ne de Hristiyan olan, ancak kitap ehli sayılan bir topluluk olarak tanımlar. Onların 'sabae' kökünden geldiğini ve 'dinden çıkmak, yön değiştirmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu grubun da Allah'a ve ahiret gününe iman edip salih amel işlediklerinde korku ve üzüntüden uzak olacakları vurgulanır."}]},{"word":"وَعَمِلَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"İnanılan şeyin gereği olarak iyi ve faydalı işler yapmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Amel (عمل), bir fiili kasıtlı olarak yapmaktır. 'Salih amel' (عمل صالح), Allah'ın rızasına uygun, iyi ve faydalı işlerdir. Ayetteki 've amile sâlihan' ifadesi, imanın sadece kalpte kalmayıp, kişinin hayatına yansıyan somut eylemlerle desteklenmesi gerektiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel' kavramının Kur'an'da genellikle 'iman' ile birlikte anıldığını belirtir. İman, teorik bir kabul iken, amel onun pratik tezahürüdür. Bu ayette, kurtuluşun sadece imanla değil, aynı zamanda bu imanın gereği olan 'salih amel' ile mümkün olduğu vurgulanır."}]},{"word":"خَوْفٌ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Gelecekte olabilecek olumsuz bir durumdan dolayı duyulan endişe ve korku.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî'ye göre 'havf' (خوف), gelecekteki bir zarardan dolayı kalpte oluşan bir sıkıntı ve endişe halidir. Ayetteki 'felâ havfun aleyhim' ifadesi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip salih amel işleyenlerin, ahirette karşılaşacakları herhangi bir azaptan veya olumsuz durumdan emin olacaklarını, yani korku duymayacaklarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'havf' kelimesinin, kişinin başına gelmesinden çekindiği bir şeyden dolayı duyduğu iç sıkıntısı olduğunu belirtir. Ayetteki nefy (olumsuzluk) edatı ile birlikte kullanılması, bu kişilerin ahirette hiçbir şekilde korku yaşamayacakları, tam bir emniyet içinde olacakları anlamına gelir."}]},{"word":"يَحْزَنُونَ","root":"ح ز ن","rootLatin":"h-z-n","meaning":"Geçmişte yaşanan veya kaybedilen bir şeyden dolayı duyulan üzüntü ve keder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüzün (حزن), kaybedilen veya elden çıkan bir şeyden dolayı duyulan üzüntü ve kederdir. Ayetteki 'velâ hum yahzenûn' ifadesi, iman edip salih amel işleyenlerin, ahirette geçmişte kaçırdıkları veya kaybettikleri hiçbir şey için üzüntü duymayacaklarını, pişmanlık hissetmeyeceklerini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hüzün' kavramının Kur'an'da genellikle geçmişe yönelik bir pişmanlık veya kayıp hissiyle ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayetteki 'üzülmeyeceklerdir' ifadesi, bu kişilerin ahirette hiçbir pişmanlık duymayacaklarını, aksine yaptıkları amellerin karşılığını görmenin sevinci içinde olacaklarını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/69*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *5/69*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *5/69*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *5/69*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *5/69*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *5/69*
