# Mâide Sûresi, 85. Âyet (5:85)

> فَأَثَـٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

*Feeśâbehumu(A)llâhu bimâ kâlû cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ(c) veżâlike cezâu-lmuhsinîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/5/85

---

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","ihlas"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece, ve"},{"position":1,"surface":"أَثَـٰبَهُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ث-و-ب","rootLatin":"th-w-b","lemma":"إِثَابَة","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"onlara verdi"},{"position":1,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":4,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":5,"surface":"جَنَّـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cennetler"},{"position":6,"surface":"تَجْرِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ر-ي","rootLatin":"j-r-y","lemma":"جَرْي","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"akar"},{"position":7,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":8,"surface":"تَحْتِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ت-ح-ت","rootLatin":"t-h-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altından"},{"position":8,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":9,"surface":"ٱلْأَنْهَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ırmaklar"},{"position":10,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"temelli kalacaklar olarak"},{"position":11,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":11,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"bu"},{"position":13,"surface":"جَزَآءُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"karşılığıdır"},{"position":14,"surface":"ٱلْمُحْسِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"مُحْسِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"iyilik yapanların"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mâide Suresi 85. ayet, Allah'ın iman edenlere vaat ettiği cennet mükafatını ve bu mükafatın 'muhsinler' için olduğunu vurgulamaktadır. Ayet, 'sevap', 'cennet' ve 'ihsan' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adalet ve lütfu dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَأَثَـٰبَهُمُ","root":"ث و ب","rootLatin":"s-v-b","meaning":"Allah'ın, onların söyledikleri sözlere karşılık olarak onlara mükafat vermesi, sevaplandırması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sevab (ثواب), bir fiilin neticesi olarak elde edilen karşılıktır, genellikle hayır için kullanılır. Ayetteki 'fe-esâbehum' ifadesi, Allah'ın iman edenlerin sözlerine karşılık olarak onlara cenneti bir mükafat olarak verdiğini belirtir, bu da ilahi bir lütuf ve karşılıktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sevab (ثواب), bir fiilin karşılığıdır. Burada Allah'ın, onların iman ve tasdiklerine karşılık olarak onlara cenneti vermesi, bu fiilin güzel bir neticesi olarak değerlendirilir. Fiilin karşılığı olan mükafat anlamındadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sevab (ثواب) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına amelleri karşılığında verdiği olumlu karşılığı ifade eder. Bu ayette, iman edenlerin 'dedikleri' (iman ikrarı) karşılığında Allah'ın onlara cenneti 'sevap' olarak vermesi, ilahi adalet ve lütfun bir tezahürüdür."}]},{"word":"جَنَّـٰتٍ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve gözden uzak yerler; burada ahiretteki mükafat yurdu olan cennetler kastedilmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), aslen 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'cenn' kökünden gelir. Ağaçların ve bitkilerin yoğunluğu nedeniyle yeri örttüğü bahçelere denir. Kur'an'da ise ahiretteki mükafat yurdu olan, altından ırmaklar akan, ebedi ikamet edilecek bahçeler için kullanılır. Ayetteki 'cennât' kelimesi, bu ebedi ve mükafat yurdunu ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), ağaçların ve bitkilerin sık olmasından dolayı yeri örttüğü bahçelerdir. Kur'an'da ise Allah'ın salih kullarına vaat ettiği, içinde nimetlerin bulunduğu ahiret yurdudur. Ayetteki çoğul kullanımı, bu bahçelerin çokluğunu ve çeşitliliğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cennet (جنة), lügatte ağaçlarla örtülü bahçe demektir. Şeriatta ise Allah'ın itaatkâr kulları için hazırladığı, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu ebedi ikamet yeridir. Ayetteki 'cennât' ifadesi, bu ilahi mükafatın somut bir tasviridir."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Sonsuza dek kalıcı olmak, ebediyen ikamet etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin bozulmadan uzun süre kalmasıdır. Kur'an'da ise ahiret bağlamında 'ebediyet' ve 'sonsuzluk' anlamında kullanılır. Ayetteki 'hâlidîne fîhâ' ifadesi, cennet ehlinin cennetteki ikametlerinin kesintisiz ve sonsuz olacağını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin kalıcı olması ve yok olmamasıdır. Cennet ehli için kullanıldığında, onların cennetteki varlıklarının ve nimetlerinin sonsuz olduğunu ifade eder. Bu ayette, cennetin mükafatının sadece geçici değil, ebedi olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hulûd (خلود) kelimesi, Kur'an'da ahiret hayatının temel özelliklerinden biri olan ebediyeti ifade eder. Cennet ve cehennem ehlinin bu mekanlardaki kalışlarının sonsuz olduğunu belirtir. Ayetteki 'hâlidîne' ifadesi, cennetin en büyük nimetlerinden birinin, orada sonsuza dek kalma güvencesi olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْمُحْسِنِينَ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"İyilik yapanlar, güzel davrananlar, amellerini en güzel şekilde yerine getirenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İhsan (إحسان), bir şeyi güzel yapmak ve iyilikte bulunmaktır. 'Muhsin' ise bu vasfa sahip olan kişidir. Ayetteki 'el-muhsinîn' ifadesi, Allah'ın rızasını gözeterek amellerini en güzel şekilde yapan, hem Allah'a karşı görevlerini hem de insanlara karşı sorumluluklarını hakkıyla yerine getiren kimseleri ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İhsan (إحسان), bir işi en iyi şekilde yapmak ve başkalarına iyilikte bulunmaktır. 'Muhsin' (محسن) ise bu niteliklere sahip olan kişidir. Bu ayette, cennet mükafatının, Allah'a ve kullarına karşı görevlerini en güzel biçimde yerine getiren, yani 'muhsin' olanlara verileceği belirtilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İhsan (إحسان) kavramı, Kur'an'da sadece iyilik yapmakla kalmayıp, yapılan işi en mükemmel şekilde, Allah'ı görüyormuşçasına bir bilinçle yapmayı ifade eder. 'Muhsin' (محسن) ise bu yüksek ahlaki ve dini seviyeye ulaşmış kişidir. Ayetteki 'el-muhsinîn' ifadesi, cennetin, bu derin iman ve ahlak anlayışına sahip olanlara vaat edildiğini gösterir."}]}]}
