# Kâf Sûresi, 19. Âyet (50:19)

> وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ۖ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

*Ve câet sekratu-lmevti bilhakk(i)(s) żâlike mâ kunte minhu tehîd(u)*

**Meal (Diyanet):** Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/19

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kâf Suresi 19. ayet, ölümün kaçınılmazlığını ve şiddetini 'sekretü'l-mevt' kavramıyla vurgularken, insanın bu sondan 'tahîd' etme çabasının beyhudeliğini dile getirir. Ayet, ölümün hakikatini ve insanın ona karşı acizliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"سَكْرَةُ","root":"س ك ر","rootLatin":"s-k-r","meaning":"Ayette, ölümün getirdiği şuur kaybı, baygınlık ve şiddetli hal anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sekr' kelimesinin aklın ve şuurun bir engelle kapanması, perdelenmesi anlamına geldiğini belirtir. 'Sekretü'l-mevt' ise ölümün şiddetiyle aklın ve idrakin perdelendiği, kişinin kendinden geçtiği hali ifade eder. Bu, ölüm anındaki şiddetli acı ve şuur kaybıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sekretü'l-mevt' ifadesini 'ölümün şiddeti ve ağırlığı' olarak açıklar. Burada 'sekre' kelimesi, mecazi olarak ölümün insan üzerindeki etkisinin sarhoşluk gibi bilinci bulandıran, idraki zayıflatan bir hal olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sekr' kavramının Kur'an'da genellikle aklın ve idrakin dış etkenlerle (şarap, uyku, ölüm) perdelendiği durumları ifade ettiğini belirtir. 'Sekretü'l-mevt' ise ölümün getirdiği o son anın, bilinci altüst eden, şuur dışı bir hal olduğunu, insanın bu durum karşısında acizliğini gösterdiğini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْمَوْتِ","root":"م و ت","rootLatin":"m-v-t","meaning":"Canlılığın sona ermesi, ruhun bedenden ayrılması ve hayatın karşıtı olan durumu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mevt' kelimesini 'hayatın zıddı' olarak tanımlar ve ruhun bedenden ayrılmasıyla gerçekleşen durumu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-mevt', kaçınılmaz sonu ve tüm canlıların tadacağı nihai durumu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mevt'in sadece bedensel ölümü değil, aynı zamanda manevi ölümü (kalbin ölümü) de kapsadığını belirtir. Ancak bu ayette 'sekretü'l-mevt' terkibinde, bedensel ölümün şiddetli ve kaçınılmaz halini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'mevt' kavramının sadece biyolojik bir son değil, aynı zamanda ilahi takdirin bir parçası ve ahiret hayatına geçişin bir kapısı olarak ele alındığını vurgular. Ayetteki 'el-mevt', insanın kaçmaya çalıştığı ancak kaçamayacağı mutlak gerçeği temsil eder."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Ölüm sarhoşluğunun gerçek, kaçınılmaz ve şüphesiz bir şekilde geldiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bi'l-hakk' ifadesini 'gerçekten, şüphesiz bir şekilde' olarak açıklar. Ölüm sarhoşluğunun gelişi, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar kesin ve kaçınılmazdır. Bu, ölümün mutlak bir hakikat olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hakk' kelimesinin 'doğruluk, gerçeklik, sabitlik' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'bi'l-hakk' ifadesi, ölümün gelişinin bir aldatmaca veya yanılsama değil, mutlak ve değişmez bir gerçek olduğunu pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hakk' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi hakikati, adaleti ve değişmez gerçekliği ifade ettiğini belirtir. 'Bi'l-hakk' ifadesi, ölümün ilahi bir takdir ve evrensel bir yasa olarak, şaşmaz bir kesinlikle vuku bulduğunu vurgular."}]},{"word":"تَحِيدُ","root":"ح ي د","rootLatin":"h-y-d","meaning":"Kaçmak, uzaklaşmak, sakınmak ve yan çizmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hâde' fiilinin 'bir şeyden uzaklaşmak, kaçınmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tahîd', insanın ölümden duyduğu korku nedeniyle ondan uzak durma, kaçma çabasını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hâde' fiilinin 'bir şeyden sapmak, yan çizmek' anlamını taşıdığını ve bu bağlamda insanın ölümden kaçınma, onu erteleme veya ondan uzaklaşma arzusunu dile getirdiğini açıklar. Ancak ayet, bu kaçışın beyhude olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hayd' kelimesinin 'bir şeyden dönmek, uzaklaşmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'tahîd', insanın ölüm gerçeğiyle yüzleşmekten kaçınma, onu görmezden gelme eğilimini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["olum","kiyamet","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"جَآءَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-hamza","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":2,"surface":"سَكْرَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ك-ر","rootLatin":"s-k-r","lemma":"سَكْرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"sarhoşluğu"},{"position":3,"surface":"ٱلْمَوْتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَوْت","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ölümün"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçek"},{"position":5,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"işte bu"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"şeydir"},{"position":7,"surface":"كُنتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idun"},{"position":8,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":8,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":9,"surface":"تَحِيدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ي-د","rootLatin":"h-y-d","lemma":"حَادَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"kaçıyordun"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** · *50/19*
- **Kâf Sûresi** · *50/19*
- **Kâf Sûresi** · *50/19*
- **Kâf Sûresi** · *50/19*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/19*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/19*
