# Kâf Sûresi, 20. Âyet (50:20)

> وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

*Ve nufiḣa fî-ssûr(i)(c) żâlike yevmu-lva'îd(i)*

**Meal (Diyanet):** (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kâf Suresi'nin 20. ayeti, kıyamet gününün dehşetini ve vaat edilen azabın gerçekleşeceği zamanı 'sura üfürülme' ve 'vaat günü' kavramları üzerinden vurgular. Ayet, ahiret inancının temel unsurlarından birini, dilbilimsel olarak güçlü ve kesin ifadelerle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"نُفِخَ","root":"ن ف خ","rootLatin":"n-f-ḫ","meaning":"Bu kelime, bir şeye hava üfleme eylemini ifade eder ve ayette kıyametin başlangıcını işaret eden sura üfürülme olayını anlatır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefh' (نَفْخ) kelimesini, bir şeyin içine hava üflemek olarak tanımlar. Ayetteki 'nüfiha' (نُفِخَ) fiili, meçhul (edilgen) yapısıyla, bu üfleme eyleminin Allah'ın emriyle gerçekleşeceğini ve kudretinin bir tezahürü olduğunu belirtir. Bu, kıyametin başlangıcını bildiren bir alamettir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nefh' kelimesinin mecazi kullanımlarına değinir. Ayetteki 'nüfiha fi's-sûr' ifadesi, gerçek bir üfleme eylemini değil, Allah'ın emriyle gerçekleşecek olan büyük bir olayın başlangıcını sembolize eder. Bu, kıyametin kopuşu ve dirilişin habercisidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nefh' kavramının Kur'an'daki kullanımının, genellikle ilahi bir müdahale veya yaratılışla ilişkili olduğunu belirtir. 'Sura üfürülme' bağlamında ise bu, kozmik düzenin değiştiği, yeni bir varoluş evresine geçişin başlangıcı olan kıyamet anını ifade eder."}]},{"word":"ٱلصُّورِ","root":"ص و ر","rootLatin":"ṣ-v-r","meaning":"Bu kelime, kıyametin kopuşunu ve dirilişi haber veren özel bir boruyu veya boynuzu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sûr' kelimesinin, kıyamet günü üfürülecek olan ve ölüleri diriltecek olan bir boru olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, bu borunun ilahi bir araç olduğunu ve Allah'ın emriyle büyük bir olayı tetikleyeceğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sûr' kelimesinin 'suret' (şekil) kelimesiyle aynı kökten geldiğini ancak burada 'boynuz' veya 'boru' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'sûr', kıyametin başlangıcını ve dirilişi ilan eden, mahiyeti tam olarak bilinemeyen ancak etkisi kesin olan bir enstrümandır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sûr' kelimesinin Kur'an'da iki farklı üflemeyle ilişkilendirildiğini belirtir: ilki kıyametin kopuşu, ikincisi ise diriliş. Bu ayetteki 'sûr', ilk üflemeyi, yani dünyanın sonunu ve ahiret hayatının başlangıcını işaret eder."}]},{"word":"يَوْمُ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu kelime, belirli bir zaman dilimini, özellikle de kıyamet gününü ve ahiret hayatının başlangıcını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' (يَوْم) kelimesinin, güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimini ifade ettiğini ancak Kur'an'da bazen daha geniş bir zaman dilimini, özellikle de ahiret gününü kastettiğini belirtir. Ayetteki 'yevmü'l-vaîd' (vaat günü) ifadesi, bu kelimenin ahiret bağlamında kullanıldığını açıkça gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'yevm' kelimesinin, mutlak zamanı ifade edebileceği gibi, belirli bir olayın gerçekleştiği zamanı da ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki 'yevmü'l-vaîd' terkibi, bu günün sıradan bir gün olmadığını, aksine Allah'ın vaat ettiği azabın gerçekleşeceği özel bir zaman dilimi olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْوَعِيدِ","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Bu kelime, genellikle tehdit, azap veya ceza vaadini ifade eder ve ayette kıyamet gününde gerçekleşecek olan ilahi azabı vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'va'd' (وَعْد) kelimesinin hem hayır hem de şer için kullanılabileceğini, ancak 'vaîd' (وَعِيد) kelimesinin sadece şer ve tehdit için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yevmü'l-vaîd' ifadesi, bu günün, inkarcılara ve günahkarlara vaat edilen azabın gerçekleşeceği gün olduğunu açıkça ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vaîd' kelimesinin, Allah'ın kullarına yönelik azap ve ceza tehdidini ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'el-vaîd' kelimesi, kıyamet gününün, Allah'ın tehditlerinin gerçekleşeceği, geri dönülmez bir hesap günü olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'vaîd' kelimesinin Kur'an'da genellikle ahiret azabıyla ilişkilendirildiğini ve bu kelimenin, Allah'ın adaletinin tecelli edeceği, inkarcıların cezalandırılacağı kesin bir vaadi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, bu vaadin gerçekleşeceği günün önemini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَنُفِخَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ف-خ","rootLatin":"n-f-kh","lemma":"نَفَخَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"üfürüldü"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içine"},{"position":3,"surface":"ٱلصُّورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-و-ر","rootLatin":"s-w-r","lemma":"صُور","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sura"},{"position":4,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"işte bu"},{"position":5,"surface":"يَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"günüdür"},{"position":6,"surface":"ٱلْوَعِيدِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعِيد","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"vaat edilen"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** · *50/20*
- **Kâf Sûresi** · *50/20*
- **Kâf Sûresi** · *50/20*
- **Kâf Sûresi** · *50/20*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/20*
