# Kâf Sûresi, 27. Âyet (50:27)

> ۞ قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَـٰكِن كَانَ فِى ضَلَـٰلٍۭ بَعِيدٍ

*Kâle karînuhu rabbenâ mâ atġaytuhu velâkin kâne fî dalâlin ba'îd(in)*

**Meal (Diyanet):** Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde şeytanın (karîn) insanı saptırma eylemini inkar etmesini ve insanın kendi sapıklığını (dalâl) vurgulamasını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Özellikle 'karîn', 'atğaytuhu' ve 'dalâl' kavramları, ayetin temel mesajını oluşturan semantik derinliklere sahiptir.","keyConcepts":[{"word":"قَرِينُهُۥ","root":"ق ر ن","rootLatin":"k-r-n","meaning":"Burada 'karîn', insana eşlik eden, onunla birlikte olan şeytanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'karîn' kelimesinin 'yakınlık, beraberlik' anlamlarından türediğini belirtir. Ayetteki 'karîn', insanın dünyada sürekli beraber olduğu, onu kötülüğe teşvik eden şeytanı ifade eder. Bu, kıyamet gününde insandan ayrılmayan, onunla birlikte hesaba çekilen varlıktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'karîn' kelimesini 'sahib' (arkadaş, yoldaş) olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, bu 'sahib'in insanı saptıran şeytan olduğunu ve kıyamet gününde onunla birlikte hazır bulunacağını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'karîn' kavramının Kur'an'da hem iyi hem de kötü anlamda yoldaşlık ifade edebileceğini, ancak bu ayetteki gibi bağlamlarda genellikle insanı saptıran şeytani varlığı temsil ettiğini belirtir. Bu 'karîn', insanın içsel eğilimleriyle de ilişkilendirilebilir."}]},{"word":"أَطْغَيْتُهُۥ","root":"ط غ ي","rootLatin":"t-ğ-y","meaning":"Şeytanın, insanı haddi aşmaya, azgınlığa sevk etme eylemini inkar etmesidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'tağâ' fiilinin 'haddi aşmak, isyan etmek, azgınlaşmak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Atğaytuhu' ise 'onu azdırdım, haddini aşırdım' demektir. Ayette şeytan, bu eylemi doğrudan kendisinin yapmadığını, sadece vesvese verdiğini ima eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tağâ' kökünün, bir şeyin sınırını aşması ve haddini tecavüz etmesi anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'atğaytuhu' ifadesi, şeytanın, insanı kendi iradesiyle değil, insanın kendi eğilimiyle azgınlığa düştüğünü iddia etmesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tağâ' fiilinin Kur'an'da genellikle Allah'ın sınırlarını aşma, isyan etme ve zulmetme bağlamında kullanıldığını belirtir. Şeytanın 'atğaytuhu' demesi, kendi rolünü sadece teşvikle sınırlayıp, asıl sorumluluğu insanın kendi seçimine yüklemesidir."}]},{"word":"ضَلَـٰلٍۭ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapma, şaşırma ve hakikatten uzaklaşma halidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' kelimesini 'doğru yoldan sapmak, şaşırmak' olarak tanımlar. Ayetteki 'dalâlin ba'îd' (derin bir sapıklık), kişinin hakikatten çok uzaklaşmış, geri dönmesi zor bir sapıklık içinde olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dalâl' kelimesinin 'kaybolmak, yolunu şaşırmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'dalâlin ba'îd' ifadesi, bu sapıklığın sadece geçici bir şaşkınlık değil, kökleşmiş ve uzak bir sapma olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da 'hidayet'in zıttı olarak kullanıldığını ve genellikle Allah'ın yolundan sapmayı ifade ettiğini belirtir. 'Dalâlin ba'îd' ise, bu sapıklığın derecesini ve kişinin hakikatten ne kadar uzaklaştığını vurgulayan güçlü bir ifadedir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","hidayet-dalalet","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"قَرِينُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ن","rootLatin":"q-r-n","lemma":"قَرِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"arkadaşı"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"o(nun)"},{"position":3,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş mansûb münâdâ","gloss":"Rabbimiz"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":4,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"أَطْغَيْتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ط-غ-ي","rootLatin":"ṭ-ġ-y","lemma":"إِطْغَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"azdırmadım"},{"position":5,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"وَلَـٰكِن","pos":"harf","posDetail":"İstisnâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَكِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"fakat"},{"position":7,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَوْن","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":8,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"ضَلَـٰلٍۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"ضَلَال","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sapıklık"},{"position":10,"surface":"بَعِيدٍ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-ʿ-d","lemma":"بَعِيد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"uzak, derin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** · *50/27*
- **Kâf Sûresi** · *50/27*
- **Kâf Sûresi** · *50/27*
- **Kâf Sûresi** · *50/27*
