# Kâf Sûresi, 35. Âyet (50:35)

> لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

*Lehum mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd(un)*

**Meal (Diyanet):** Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/35

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kâf Suresi 35. ayet, cennet ehlinin orada elde edecekleri nimetleri ve Allah katındaki sonsuz lütfu ifade etmektedir. Ayet, 'dilemek' ve 'artırmak' fiilleri üzerinden ilahi cömertliğin sınırsızlığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَشَآءُونَ","root":"ش ي أ","rootLatin":"ş-y-ʾ","meaning":"Cennet ehlinin arzu ettikleri, istedikleri ve diledikleri her şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şey' (شىء) kelimesi, bir şeyin varlığını ve gerçekleşmesini ifade eder. Meşîet (مشيئة) ise, bir şeyi irade etmek, dilemek ve onun olmasını istemektir. Ayetteki 'yeşâûne' (يَشَآءُونَ) fiili, cennet ehlinin Allah'ın izniyle istedikleri her şeye kavuşacaklarını, arzularının gerçekleşeceğini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Meşîet (مشيئة), bir şeyin varlığını veya yokluğunu tercih etme gücüdür. Ayetteki 'yeşâûne' (يَشَآءُونَ) ifadesi, cennet ehlinin kendi iradeleriyle değil, Allah'ın onlara bahşettiği bir lütuf olarak diledikleri her şeye sahip olacaklarını, bu dileklerinin ilahi iradeye uygun olarak gerçekleşeceğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'şâe' (شاء) fiili genellikle Allah'ın iradesi bağlamında kullanılır ve O'nun mutlak gücünü ifade eder. Ancak bu ayette, cennet ehlinin 'dilemesi' Allah'ın onlara bahşettiği bir imtiyaz olarak sunulur. Bu, Allah'ın lütfunun bir tezahürüdür; cennet ehlinin dilekleri, ilahi irade tarafından onaylanmış ve gerçekleştirilmiş dileklerdir."}]},{"word":"مَزِيدٌ","root":"ز ي د","rootLatin":"z-y-d","meaning":"Allah katında cennet ehli için hazırlanan, dilediklerinden daha fazla ve üstün olan nimetleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mezîd (مزيد), ziyade, artış ve fazlalık anlamına gelir. Bu ayetteki 'mezîd' (مَزِيدٌ) kelimesi, cennet ehlininin diledikleri nimetlerin yanı sıra, Allah'ın onlara lütfedeceği, akıllarına gelmeyen, hayal güçlerini aşan ek güzellikleri ve ikramları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ziyâde (زيادة), bir şeyin aslına eklenen fazlalıktır. 'Mezîd' (مَزِيدٌ) ise, artırılmış, çoğaltılmış demektir. Ayetteki 'veledenâ mezîd' (وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ) ifadesi, Allah'ın katında, cennet ehlinin dilediklerinden çok daha fazlasının, yani sonsuz lütuf ve ihsanın bulunduğunu, bu fazlalığın Allah'ın cömertliğinin bir tecellisi olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Z-y-d kökü, Kur'an'da genellikle artış, çoğalma ve fazlalık anlamlarında kullanılır. 'Mezîd' (مَزِيدٌ) kelimesi, cennet bağlamında kullanıldığında, Allah'ın vaat ettiği nimetlerin sadece istenenlerle sınırlı kalmayıp, ilahi cömertlikle sürekli artırılacağını ve mükemmelleştirileceğini ifade eder. Bu, cennetin sürekli yenilenen ve tükenmeyen bir lütuf diyarı olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Muttasıl zamire bitiştiği için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"مَّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"يَشَآءُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"dilerler"},{"position":4,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Muttasıl zamire bitiştiği için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"لَدَيْ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَدَى","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"katında"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":6,"surface":"مَزِيدٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ز-ي-د","rootLatin":"z-y-d","lemma":"مَزِيد","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"fazlası"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** · *50/35*
- **Kâf Sûresi** · *50/35*
- **Kâf Sûresi** · *50/35*
- **Kâf Sûresi** · *50/35*
