# Kâf Sûresi, 38. Âyet (50:38)

> وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

*Ve lekad ḣalaknâ-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin vemâ messenâ min luġûb(in)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın evreni yaratma kudretini ve bu yaratma sürecinde hiçbir yorgunluk hissetmediğini vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, yaratma eylemini, yaratılan varlıkları ve yaratıcının aşkınlığını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقْنَا","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Yaratma, yoktan var etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'takdir etmek, ölçü ve düzen vermek' olduğunu belirtir. Daha sonra bu takdire uygun olarak bir şeyi icat etmek, yoktan var etmek anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'خَلَقْنَا' (yarattık) ifadesi, Allah'ın gökleri ve yeri belirli bir ölçü ve düzen içinde, yoktan var etme kudretini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'halk' kelimesinin Kur'an'da 'icat etmek, bir şeyi örneksiz olarak meydana getirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'خَلَقْنَا' ifadesi, Allah'ın gökleri ve yeri, daha önce bir benzeri olmaksızın, kendi kudretiyle var ettiğini mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak yaratıcılığını ve evren üzerindeki egemenliğini ifade eden merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayetteki 'خَلَقْنَا' ifadesi, Allah'ın gökleri ve yeri yaratmasının, O'nun eşsiz ve mutlak kudretinin bir göstergesi olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksekte olan, yukarıda bulunan her şeyi, gökleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semâ' kelimesinin 'yükseklik' kökünden geldiğini ve yeryüzünden yukarıda olan her şeyi kapsadığını belirtir. Ayetteki 'ٱلسَّمَـٰوَٰتِ' (gökler) ifadesi, yedi kat gökleri ve onların ihtişamını, Allah'ın yaratma sanatının bir parçası olarak gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ' kelimesinin 'yükseklik' anlamına geldiğini ve Kur'an'da hem maddi gök cisimlerini hem de manevi âlemleri ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ٱلسَّمَـٰوَٰتِ' ifadesi, Allah'ın yarattığı geniş ve yüce evrenin bir parçası olarak maddi gökleri temsil eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضَ","root":"أ ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız gezegeni, yeryüzünü ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ard' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'semâ' kelimesiyle birlikte kullanılarak evrenin bütünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ٱلْأَرْضَ' (yer) ifadesi, göklerle birlikte yaratılan ve üzerinde yaşamın sürdüğü yeryüzünü temsil eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ard' kelimesinin 'genişlik, yayılma' anlamlarına geldiğini ve yeryüzünün geniş ve yayılmış yapısını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ٱلْأَرْضَ' ifadesi, Allah'ın kudretiyle yaratılan ve canlıların yaşamasına elverişli kılınan geniş yeryüzünü vurgular."}]},{"word":"لُّغُوبٍ","root":"ل غ ب","rootLatin":"l-ğ-b","meaning":"Yorgunluk, bitkinlik, güçsüzlük halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'luğûb' kelimesinin 'yorgunluk, bitkinlik' anlamına geldiğini ve bir işi yapmaktan dolayı hissedilen güçsüzlüğü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ' (ve Biz bir yorgunluk da duymadık) ifadesi, Allah'ın yaratma eyleminin O'nun kudretini azaltmadığını, aksine O'nun mutlak ve sınırsız gücünü gösterdiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'luğûb' kelimesinin 'şiddetli yorgunluk, bitkinlik' anlamına geldiğini ve bu durumun genellikle ağır bir işin sonucunda ortaya çıktığını belirtir. Ayetteki kullanım, Allah'ın gökleri ve yeri yaratma gibi büyük bir işi yapmasına rağmen hiçbir yorgunluk hissetmediğini, dolayısıyla insanlara özgü acizliklerden münezzeh olduğunu açıkça ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'luğûb' kelimesini 'bedenin veya ruhun zayıflaması, güçten düşmesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ' ifadesi, Allah'ın yaratma eyleminin O'nun zatına hiçbir eksiklik veya zayıflık getirmediğini, O'nun her şeye kadir olduğunu ve yorulmaktan münezzeh olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","tevhid","esma-i-husna","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Tahkik harfi olduğu için mebnî","gloss":"andolsun ki"},{"position":2,"surface":"خَلَقْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattık"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"gökleri"},{"position":4,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"yeri"},{"position":5,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"o şey ki"},{"position":6,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında"},{"position":6,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"ikisinin"},{"position":7,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"سِتَّةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ت-ت","rootLatin":"s-t-t","lemma":"سِتَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altı"},{"position":9,"surface":"أَيَّامٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gün"},{"position":10,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"مَسَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-س-س","rootLatin":"m-s-s","lemma":"مَسَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dokundu"},{"position":11,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"bize"},{"position":12,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"bir"},{"position":13,"surface":"لُّغُوبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ل-غ-ب","rootLatin":"l-ġ-b","lemma":"لُغُوب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr (lafzen mecrûr, mahallen merfû fâil)","gloss":"yorgunluk"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/38*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/38*
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/38*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/38*
- **Kâf Sûresi** · *50/38*
- **Kâf Sûresi** · *50/38*
- **Kâf Sûresi** · *50/38*
- **Kâf Sûresi** · *50/38*
