# Kâf Sûresi, 6. Âyet (50:6)

> أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَـٰهَا وَزَيَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

*Efelem yenzurû ilâ-ssemâ-i fevkahum keyfe beneynâhâ ve zeyyennâhâ vemâ lehâ min furûc(in)*

**Meal (Diyanet):** Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/6

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kâf Suresi 6. ayet, Allah'ın kudretini ve yaratıcılığını gökyüzü örneği üzerinden vurgulamaktadır. Ayet, göğün inşası, süslenmesi ve kusursuzluğu gibi kavramlar aracılığıyla tefekkür ve ibret alma çağrısı yapar.","keyConcepts":[{"word":"يَنظُرُوٓا۟","root":"ن ظ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Ayetteki bağlamda, dikkatle bakmak, tefekkür etmek ve ibret almak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nazar (نظر) kelimesi, bir şeyi gözle idrak etmeye çalışmak, düşünmek ve tefekkür etmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'yenẓurū' (ينظروا) ifadesi, sadece görmek değil, aynı zamanda görülen şey üzerinde düşünmek, ibret almak ve Allah'ın kudretini idrak etmek manasını taşır. Gökyüzüne bakıp onun yaratılışındaki incelikleri kavramaya teşvik eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nazar (نظر), bir şeyi gözle algılamak ve akılla üzerinde düşünmek demektir. Bu ayetteki kullanımı, gökyüzünün yaratılışındaki mükemmelliği ve düzeni fark ederek Allah'ın varlığına ve birliğine delil getirme amacını taşır. İnsanların bu delillerden yüz çevirmemesi gerektiğine işaret eder."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Yüksek ve yüce olan, yeryüzünün üstünde bulunan gökyüzü anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء) kelimesi, 'yükseklik' ve 'yücelik' kökünden gelir. Kur'an'da genellikle yeryüzünün üzerinde bulunan, yıldızları ve gezegenleri barındıran gökyüzü anlamında kullanılır. Bu ayette, Allah'ın kudretinin bir nişanesi olarak yaratılan ve insanlara ibret vesilesi olan yüce varlık olarak zikredilmiştir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء), mecazi olarak 'her şeyin üstü' anlamına gelebilir. Ancak bu ayette, açıkça bildiğimiz gökyüzü kastedilmektedir. Allah'ın onu nasıl 'bina ettiği' ve 'süslediği' ifadeleri, göğün somut bir varlık olduğunu ve yaratılışındaki ihtişamı vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'semâ' (سماء) kavramı, genellikle Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının en belirgin sembollerinden biridir. Yeryüzünün zıttı olarak, ilahi âlemin ve yüceliğin bir göstergesi olarak sunulur. Bu ayette, göğün kusursuz yapısı, Allah'ın mutlak gücünü ve sanatını gözler önüne serer."}]},{"word":"بَنَيْنَـٰهَا","root":"ب ن ى","rootLatin":"b-n-y","meaning":"Onu inşa ettik, kurduk, sağlam bir şekilde yükselttik anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Benâ (بنى) fiili, bir şeyi temelden başlayarak inşa etmek, kurmak ve yükseltmek demektir. Ayetteki 'beneynâhâ' (بنيناها) ifadesi, gökyüzünün rastgele değil, belirli bir düzen ve sağlamlıkla, adeta bir bina gibi inşa edildiğini vurgular. Bu, Allah'ın yaratılışındaki mükemmelliği ve planlamayı gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Benâ (بنى) kelimesi, bir şeyi sağlam bir şekilde kurmak ve yükseltmek manasına gelir. Gökyüzünün 'bina edilmesi', onun direksiz bir şekilde ayakta durması ve düşmemesi gibi mucizevi bir durumu ifade eder. Bu, Allah'ın sonsuz kudretinin ve yaratıcılığının bir delilidir."}]},{"word":"زَيَّنَّـٰهَا","root":"ز ى ن","rootLatin":"z-y-n","meaning":"Onu süsledik, güzelleştirdik, cazip kıldık anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zeyyenâ (زيّنا) fiili, bir şeyi güzel kılmak, süslemek ve ona cazibe katmak demektir. Ayetteki 'zeyyennâhâ' (زيّناها) ifadesi, gökyüzünün sadece işlevsel olmakla kalmayıp, aynı zamanda yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleriyle estetik bir güzelliğe sahip olduğunu belirtir. Bu güzellik, insanları tefekküre ve hayranlığa sevk eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Zeyyenâ (زيّنا), bir şeyi ziynetlerle donatmak, onu göz alıcı ve çekici hale getirmek anlamındadır. Gökyüzünün süslenmesi, yıldızların ve gezegenlerin parıltısıyla, geceleri insanlara görsel bir şölen sunmasını ifade eder. Bu, Allah'ın yaratılışındaki sanat ve estetik yönünü gösterir."}]},{"word":"فُرُوجٍ","root":"ف ر ج","rootLatin":"f-r-j","meaning":"Çatlaklar, yarıklar, kusurlar veya boşluklar anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Furûc (فروج) kelimesi, 'ferec' (فرج) kökünden gelir ve 'açıklık, yarık, çatlak' anlamına gelir. Ayetteki 'mâ lehâ min furûc' (ما لها من فروج) ifadesi, gökyüzünün yaratılışında hiçbir kusur, çatlak veya boşluk bulunmadığını, aksine mükemmel ve sağlam bir yapıya sahip olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın yaratılışındaki kusursuzluğu ve eksiksizliği gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ferec (فرج) kelimesi, bir şeydeki ayrılma, açılma veya boşluk anlamlarına gelir. Kur'an'da bu ayetteki kullanımı, gökyüzünün bütünlüğünü ve sağlamlığını ifade eder. Hiçbir çatlak veya kusur olmaması, onun ilahi bir sanat eseri olduğunu ve insan aklının kavrayamayacağı bir mükemmellikte yaratıldığını belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","yaratilis","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı?"},{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَنظُرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"نَظَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i cezm (لَمْ) ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"bakmazlar mı?"},{"position":3,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":4,"surface":"ٱلسَّمَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (إِلَى) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"göğe"},{"position":5,"surface":"فَوْقَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ف-و-ق","rootLatin":"f-w-q","lemma":"فَوْق","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"üstünde"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"كَيْفَ","pos":"harf","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَيْفَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"nasıl"},{"position":7,"surface":"بَنَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ن-ي","rootLatin":"b-n-y","lemma":"بَنَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inşa ettik"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"زَيَّنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ي-ن","rootLatin":"z-y-n","lemma":"زَيَّنَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"süsledik"},{"position":8,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden (لَ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":11,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"hiçbir"},{"position":12,"surface":"فُرُوجٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ر-ج","rootLatin":"f-r-j","lemma":"فُرُوج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِن) sonra geldiği için mecrûr (lafzen), mübteda olduğu için merfû (mahallen)","gloss":"çatlak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** · *50/6*
- **Kâf Sûresi** · *50/6*
- **Kâf Sûresi** · *50/6*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *50/6*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *50/6*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *50/6*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *50/6*
- **Kâf Sûresi** · *50/6*
- **Kâf Sûresi** · *50/6*
- **Kâf Sûresi** · *50/6*
