# Kâf Sûresi, 7. Âyet (50:7)

> وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَـٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

*Vel-arda medednâhâ ve elkaynâ fîhâ ravâsiye ve enbetnâ fîhâ min kulli zevcin behîc(in)*

**Meal (Diyanet):** Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/50/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kâf Suresi 7. ayet, Allah'ın yaratma kudretini ve yeryüzündeki düzeni vurgular. Ayet, yeryüzünün yayılması, dağların yerleştirilmesi ve çeşitli bitkilerin bitirilmesi gibi temel kavramlar üzerinden ilahi kudretin delillerini sunar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْأَرْضَ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Yeryüzü, üzerinde yaşadığımız gezegen ve onun yüzeyi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle göklerin zıddı olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise Allah'ın kudretinin tecelligahı olarak, üzerinde hayatın sürdüğü ve yayılıp döşendiği mekan olarak zikredilmiştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'arz' kelimesinin hem gezegenin tamamını hem de belirli bir bölgeyi ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın genişlettiği ve üzerinde dağlar ile bitkiler yarattığı genel yeryüzü anlamındadır."}]},{"word":"مَدَدْنَـٰهَا","root":"م د د","rootLatin":"m-d-d","meaning":"Yeryüzünü yaydık, genişlettik ve döşedik.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'medednâhâ' ifadesinin 'bastnâhâ' yani 'onu yaydık, genişlettik' anlamına geldiğini belirtir. Bu, yeryüzünün yaşama elverişli hale getirilmesi ve üzerinde hareket etmeye uygun bir zemin oluşturulması anlamındadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'medednâhâ' fiilinin mecazi olarak yeryüzünü düz ve yaşanılır kılma, onu insanların istifadesine sunma anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu, Allah'ın yeryüzünü bir döşek gibi serip genişletmesini anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'medd' kökünün Kur'an'da genellikle bir şeyi uzatma, genişletme ve yayma anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise yeryüzünün yaratılışındaki ilahi düzeni ve insanların yaşaması için uygun hale getirilmesini ifade eder."}]},{"word":"وَأَلْقَيْنَا","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Ve oraya yerleştirdik, bıraktık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'elkaynâ' fiilinin 'bir şeyi bir yere bırakmak, atmak' anlamına geldiğini ve bu ayette dağların yeryüzüne sağlam bir şekilde yerleştirilmesini ifade ettiğini belirtir. Bu, dağların yeryüzünün dengesini sağlamadaki rolüne işaret eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'elkaynâ' fiilinin 'bir şeyi bir yere sabit kılmak, yerleştirmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, dağların yeryüzüne sağlam kazıklar gibi çakılması ve onun sarsılmasını engellemesi kastedilir."}]},{"word":"رَوَٰسِىَ","root":"ر س و","rootLatin":"r-s-v","meaning":"Sabit dağlar, sağlam kazıklar.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'revâsî' kelimesinin 'dağlar' anlamına geldiğini ve mecazi olarak yeryüzünü sabitleyen, onu sarsılmaktan koruyan unsurlar olarak kullanıldığını ifade eder. Bu, dağların yeryüzünün dengesindeki işlevine vurgu yapar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'revâsî' kelimesinin 'râsiye' kelimesinin çoğulu olduğunu ve 'sabit, sağlam, yerleşmiş' anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da bu kelime, yeryüzünün sarsılmasını engelleyen dağlar için kullanılır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'revâsî' kelimesinin Kur'an'da dağların yeryüzünü sabitleme ve dengeleme fonksiyonunu vurgulamak için kullanıldığını açıklar. Bu, Allah'ın yaratılışındaki hikmetin bir göstergesidir."}]},{"word":"بَهِيجٍ","root":"ب ه ج","rootLatin":"b-h-j","meaning":"Göz alıcı, güzel, sevinç veren.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'behîc' kelimesinin 'güzel, göz kamaştırıcı' anlamına geldiğini ve bitkilerin güzelliğini, canlılığını ve insanlara verdiği sevinci ifade ettiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'behîc' kelimesinin 'güzelliğiyle insanı sevindiren, neşelendiren' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, yeryüzünde biten her türden bitkinin estetik ve faydalı yönlerine işaret eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'behîc' kelimesinin 'güzelliğiyle kalbe ferahlık veren' anlamını taşıdığını ve Allah'ın yarattığı bitkilerin hem görsel güzelliğini hem de insanlara sağladığı faydaları ifade ettiğini belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/7*
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *50/7*
