# Zâriyât Sûresi, 16. Âyet (51:16)

> ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

*Âḣiżîne mâ âtâhum rabbuhum(c) innehum kânû kable żâlike muhsinîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/51/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Zâriyât Suresi'nin 16. ayeti, takva sahiplerinin ahiretteki durumunu ve bu duruma ulaşmalarının temelinde yatan 'ihsan' kavramını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'ahz' (alma), 'âtâ' (verme) ve 'ihsan' (iyi davranma) gibi temel fiiller üzerinden, Allah'ın lütfunu kabul eden ve dünyada iyi işler yapan müminlerin mükafatını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَاخِذِينَ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Rablerinin kendilerine verdiğini kabul eden, alan ve benimseyenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ahz' kelimesinin bir şeyi elle tutmak, almak ve ele geçirmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'âḫiẕîne' ifadesi, Allah'ın lütfunu, nimetlerini ve mükafatını memnuniyetle ve tam bir kabulle alan, benimseyen kimseleri ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir alma değil, aynı zamanda manevi bir kabullenişi de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ahz' fiilinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve burada 'kabul etmek, benimsemek' anlamında mecazi bir kullanım olduğunu ima eder. Müttakilerin, Rablerinin kendilerine bahşettiği nimetleri şükranla ve rızayla kabul ettiklerini, bu nimetlere layık görüldüklerini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki fiillerin sadece fiziksel eylemleri değil, aynı zamanda ahlaki ve manevi durumları da ifade ettiğini vurgular. 'Ahz' fiilinin bu ayetteki kullanımı, müminlerin Allah'ın lütfuna karşı pasif bir alıcı olmaktan ziyade, bu lütfu idrak eden ve ona değer veren aktif bir kabullenme içinde olduklarını gösterir."}]},{"word":"ءَاتَىٰهُمْ","root":"ء ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Allah'ın kullarına lütuf ve ihsan olarak verdiği, bahşettiği şeyler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'îtâ'' fiilinin 'vermek' anlamına geldiğini ve genellikle bir lütuf, bağış veya ihsan niteliği taşıyan şeyler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'âtâhum' ifadesi, Allah'ın müttakilere ahiretteki cennet nimetlerini, mükafatlarını ve rızasını cömertçe verdiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'îtâ'' fiilinin 'vermek' anlamının yanı sıra, 'ulaştırmak' ve 'eriştirmek' anlamlarını da taşıdığını ifade eder. Bu bağlamda, Allah'ın müttakilere vaat ettiği nimetleri onlara ulaştırdığını, onları bu nimetlere eriştirdiğini belirtir."}]},{"word":"رَبُّهُمْ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Yaratıcı, sahip, terbiye edici ve nimet veren yüce varlık olan Allah.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, büyütmek, geliştirmek' anlamlarına geldiğini ve bu nedenle 'sahip, malik, efendi' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Allah için kullanıldığında, O'nun yaratıcı, rızık verici, koruyucu ve terbiye edici vasıflarını kapsar. Ayetteki 'Rabbuhum' ifadesi, müttakilerin kendilerine nimet veren, onları terbiye eden ve onlara sahip olan Allah'a olan bağlılıklarını ve O'nun lütfunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Rab' kelimesinin Allah'ın isimlerinden biri olduğunu ve O'nun her şeyi idare eden, terbiye eden ve kemale erdiren sıfatını ifade ettiğini açıklar. Bu ayette, müttakilere nimetleri veren ve onları bu nimetlere layık kılanın, onların Rabbi olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah ile insan arasındaki ilişkinin merkezinde yer aldığını belirtir. 'Rab' kelimesi, Allah'ın mutlak otoritesini, yaratıcılığını ve kullarına karşı olan merhametini ifade eder. Ayetteki kullanımı, müttakilerin Allah'ın Rabliğini tam olarak idrak ettiklerini ve O'nun emirlerine uyarak bu lütfa nail olduklarını gösterir."}]},{"word":"مُحْسِنِينَ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"İyilik yapan, güzel davranan, işlerini en iyi şekilde yerine getiren kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ihsan' kelimesinin 'hüsn' kökünden geldiğini ve 'bir şeyi güzel yapmak, iyi davranmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Muhsin' ise, bu iyiliği ve güzelliği fiilen gerçekleştiren kimsedir. Ayetteki 'muhsinîn' ifadesi, müttakilerin dünyada Allah'a karşı görevlerini ve insanlara karşı sorumluluklarını en güzel şekilde yerine getiren, ihsan sahibi kimseler olduklarını vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ihsan'ın, 'iman' ve 'amel-i salih'in birleşimiyle ortaya çıkan üstün bir ahlaki mertebe olduğunu ifade eder. 'Muhsinîn' olanlar, Allah'ı görüyormuşçasına ibadet eden ve her işini en güzel şekilde yapanlardır. Bu ayette, ahiretteki mükafatın, dünyadaki bu 'ihsan' halinin bir sonucu olduğu belirtilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ihsan' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve sadece iyilik yapmakla kalmayıp, yapılan işi en mükemmel şekilde yapmayı da içerdiğini belirtir. 'Muhsinîn' ifadesi, müttakilerin sadece farzları yerine getirmekle yetinmeyip, nafile ibadetlere ve güzel ahlaka da önem veren, Allah'ın rızasını kazanma yolunda gayret gösteren kimseler olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","cennet","ihlas","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ءَاخِذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"آخِذ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"alanlar"},{"position":2,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"ءَاتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdi"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Rableri"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlar"},{"position":6,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":7,"surface":"قَبْلَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"önce"},{"position":8,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bu"},{"position":9,"surface":"مُحْسِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"مُحْسِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"iyilik edenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-18*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-18*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *51/15-18*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *51/15-18*
- **Zâriyât Sûresi** · *16. âyette*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *51/15-18*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-16*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *51/15-18*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-16*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-16*
- **Zâriyât Sûresi** · *16. âyette*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/15-16*
