# Zâriyât Sûresi, 25. Âyet (51:25)

> إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا ۖ قَالَ سَلَـٰمٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

*İż deḣalû ‘aleyhi fekâlû selâmâ(en)(s) kâle selâmun kavmun munkerûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/51/25

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. İbrahim'e gelen misafirlerin selamlaşmasını ve İbrahim'in onları tanımaması durumunu ele almaktadır. Ayet, 'selam' kavramının hem bir karşılama ifadesi hem de bir temenni olarak kullanımını ve 'tanınmamış' olma halinin psikolojik etkisini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"دَخَلُوا۟","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Bir yere girmek, içeriye dahil olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دَخَلَ) kelimesi, bir şeyin içine girmeyi ifade eder. Bu ayette, misafirlerin Hz. İbrahim'in yanına, yani evine veya bulunduğu mekana girmelerini anlatır. Bu giriş, fiziksel bir mekan değişikliğini ve dolayısıyla bir karşılaşmayı başlatır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دَخَلَ) fiili, bir yere nüfuz etme ve orada bulunma anlamındadır. Ayetteki 'dehalû aleyhi' (عليه دخلوا) ifadesi, misafirlerin İbrahim'in huzuruna çıkışını ve onunla yüz yüze gelmesini mecazi olarak da ifade eder."}]},{"word":"سَلَـٰمًا","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Barış, esenlik, güvenlik ve selamlaşma ifadesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Selam (سَلَام) kelimesi, her türlü afetten ve noksanlıktan uzak olmayı ifade eder. Ayetteki 'selâmen' (سَلَامًا) ifadesi, misafirlerin Hz. İbrahim'e yönelttiği bir esenlik dileği ve bir karşılama sözüdür. Bu, aynı zamanda bir güven ve barış mesajı taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'selam' (سَلَام), Kur'an'da hem bir barış hali hem de bir selamlaşma formülü olarak kullanılır. Bu ayette, misafirlerin 'selâmen' demesi, bir 'barış dileği' ve 'güvenlik teminatı' anlamını taşır, bu da İbrahim'in başlangıçtaki endişesini hafifletmeye yöneliktir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Selam (سَلَام), Allah'ın isimlerinden biri olup, her türlü eksiklikten münezzeh olmayı ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, misafirlerin İbrahim'e yönelik dileği, ona her türlü kötülükten uzak, huzurlu bir durum temenni etmeleridir."}]},{"word":"سَلَـٰمٌ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Barış, esenlik ve güvenlik anlamında, Hz. İbrahim'in misafirlere verdiği karşılıktır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Selam (سَلَام) kelimesi, burada Hz. İbrahim'in misafirlerine verdiği karşılık olup, onların selamına aynı şekilde mukabele etmesidir. Bu, bir nezaket ve karşılıklı saygı ifadesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'selam'ın (سَلَام) Kur'an'da hem bir dua hem de bir karşılama ifadesi olarak kullanıldığını belirtir. İbrahim'in 'selamun' (سَلَامٌ) demesi, misafirlerin dileğine olumlu bir yanıt ve onlara yönelik bir esenlik temennisidir."}]},{"word":"مُّنكَرُونَ","root":"ن ك ر","rootLatin":"n-k-r","meaning":"Tanınmayan, bilinmeyen, yabancı olan kimseler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nekere (نَكَرَ) fiili, bir şeyi bilmemek, tanımamak anlamına gelir. 'Münkerûn' (مُّنكَرُونَ) ise, tanınmayan, yabancı olan kimseler demektir. Ayette, Hz. İbrahim'in misafirleri daha önce görmediği ve kim olduklarını bilmediği için bu ifadeyi kullanmıştır, bu da onun içsel bir şaşkınlığını ve endişesini yansıtır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nükr (نُكْر) ve inkâr (إِنْكَار), bir şeyi bilmemek ve yabancılamak anlamındadır. 'Münkerûn' (مُّنكَرُونَ) kelimesi, İbrahim'in misafirlerin kimliğini ve geliş amaçlarını bilmemesinden kaynaklanan bir yabancılık hissini ifade eder. Bu durum, misafirperverlik geleneği içinde bir tedirginlik yaratır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Münker (مُنْكَر), bilinmeyen ve yabancı olan şeydir. Ayetteki 'kavmun münkerûn' (قَوْمٌ مُّنكَرُونَ) ifadesi, İbrahim'in misafirlerin kimliğine dair bir bilgisizliğini ve bu durumun onda yarattığı bir şaşkınlığı dile getirir. Bu, aynı zamanda bir tehlike algısının da başlangıcı olabilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-ibrahim","melekler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِذْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"o zaman, vakit ki"},{"position":2,"surface":"دَخَلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-kh-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"girdiler"},{"position":3,"surface":"عَلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (İbrahim)"},{"position":4,"surface":"فَقَالُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece, sonra"},{"position":4,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":5,"surface":"سَلَـٰمًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سَلَام","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb (fiili mahzuf: نسلم سلاما)","gloss":"selam"},{"position":6,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":7,"surface":"سَلَـٰمٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سَلَام","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdir edilen haber: عليكم)","gloss":"selam"},{"position":8,"surface":"قَوْمٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû (takdir edilen mübteda: أنتم)","gloss":"bir kavim, topluluk"},{"position":9,"surface":"مُّنكَرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ن-ك-ر","rootLatin":"n-k-r","lemma":"مُنْكَر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin (قَوْمٌ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"tanınmayanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zâriyât Sûresi** · *51/25*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/25*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/25*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/25*
