# Zâriyât Sûresi, 40. Âyet (51:40)

> فَأَخَذْنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَـٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

*Fe-eḣażnâhu ve cunûdehu fenebeżnâhum fî-lyemmi ve huve mulîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/51/40

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Firavun ve ordusunun helak edilişini anlatırken, ilahi adaletin tecellisini ve suçlunun akıbetini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Seçilen kavramlar, olayın şiddetini, kesinliğini ve Firavun'un ahlaki durumunu vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَأَخَذْنَـٰهُ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Allah'ın Firavun'u ve ordusunu yakalaması, ele geçirmesi ve cezalandırması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أخذ' kelimesinin bir şeyi ele geçirmek, zapt etmek ve bazen de cezalandırmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'فَأَخَذْنَاهُ' ifadesi, Allah'ın Firavun'u ve ordusunu kudretiyle kuşatıp, kaçmalarına imkan tanımadan yakalamasını ve helak etmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'أخذ' fiilinin Kur'an'da bazen 'cezalandırmak' anlamında mecazi olarak kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Firavun'un işlediği zulümlerin karşılığı olarak ilahi bir yakalama ve cezalandırma eylemini vurgular."}]},{"word":"جُنُودَهُۥ","root":"ج ن د","rootLatin":"c-n-d","meaning":"Firavun'un askerleri, ordusu ve ona tabi olan topluluğu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'جند' kelimesinin askerler, ordu ve bir komutanın emri altındaki topluluk anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'جُنُودَهُ' ifadesi, Firavun'un gücünü oluşturan ve ona destek veren tüm askeri kuvvetleri ve taraftarlarını kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'جند' kelimesinin bir araya gelmiş, toplanmış ve belirli bir amaç için organize olmuş topluluklar için kullanıldığını açıklar. Firavun'un 'cünûdu', onun zulmüne ortak olan ve gücünü pekiştiren kalabalık ordusunu temsil eder."}]},{"word":"فَنَبَذْنَـٰهُمْ","root":"ن ب ذ","rootLatin":"n-b-z","meaning":"Allah'ın Firavun ve ordusunu denize atması, terk etmesi ve gözden çıkarması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'نبذ' kelimesinin bir şeyi önemsemeden, hor görerek atmak, terk etmek anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'فَنَبَذْنَاهُمْ' ifadesi, Firavun ve ordusunun ilahi kudret karşısında hiçbir değerinin kalmadığını ve acımasızca denize atılarak helak edildiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'نبذ' fiilinin bir şeyi arkaya atmak, terk etmek ve gözden çıkarmak anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Firavun ve ordusunun Allah'ın rahmetinden tamamen uzaklaştırıldığını ve helak edilmek üzere denize bırakıldığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْيَمِّ","root":"ي م م","rootLatin":"y-m-m","meaning":"Deniz veya büyük su kütlesi, özellikle Nil Nehri veya Kızıldeniz gibi geniş suları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'يمّ' kelimesinin geniş su kütlesi, deniz anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Firavun'un helak edildiği Kızıldeniz veya Nil Nehri için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'فِي الْيَمِّ' ifadesi, Firavun ve ordusunun boğulduğu su kütlesini net bir şekilde işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'yem' kelimesinin genellikle ilahi bir cezanın tecelli ettiği, Firavun'un helak edildiği su kütlesi olarak özel bir anlam kazandığını belirtir. Bu bağlamda 'el-yem', sadece bir deniz değil, aynı zamanda ilahi gazabın bir aracıdır."}]},{"word":"مُلِيمٌ","root":"ل و م","rootLatin":"l-v-m","meaning":"Kınanmayı, ayıplanmayı hak etmiş, suçlu ve pişmanlık duyan kişi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'لوم' kökünden türeyen 'مليم' kelimesinin, kınanmayı hak eden, ayıplanan ve suçlu duruma düşen kişi anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'وَهُوَ مُلِيمٌ' ifadesi, Firavun'un işlediği zulümler ve isyanlar nedeniyle ilahi katında kınanmayı ve cezayı hak ettiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'مليم' kelimesinin, kendi kendini kınayan veya başkaları tarafından kınanan kişi anlamına geldiğini belirtir. Firavun'un bu sıfatla nitelendirilmesi, onun yaptıklarının ne kadar büyük bir suç olduğunu ve bu suçların sonucunda hem dünyada hem de ahirette kınanmayı hak ettiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'مليم' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, kişinin kendi eylemleri sonucunda düşmüş olduğu pişmanlık ve kınanma durumunu ifade ettiğini belirtir. Firavun'un 'mülîm' olması, onun ilahi adaletin tecellisiyle yüzleştiğinde kendi suçluluğunu idrak etmesini veya başkaları tarafından suçlu bulunmasını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"sonunda, ve"},{"position":1,"surface":"أَخَذْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"أَخَذَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yakaladık"},{"position":1,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"جُنُودَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-د","rootLatin":"j-n-d","lemma":"جُنْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"ordularını"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"نَبَذْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ب-ذ","rootLatin":"n-b-dh","lemma":"نَبَذَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"attık"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içine"},{"position":5,"surface":"ٱلْيَمِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-م-م","rootLatin":"y-m-m","lemma":"يَمّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"denize"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hâl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Hâl harfi olduğu için mebnî","gloss":"iken"},{"position":6,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o"},{"position":7,"surface":"مُلِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ل-و-م","rootLatin":"l-w-m","lemma":"مُلِيم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kınanmayı haketmişti"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zâriyât Sûresi** · *51/40*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/40*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/40*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/40*
