# Zâriyât Sûresi, 42. Âyet (51:42)

> مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ

*Mâ teżeru min şey-in etet ‘aleyhi illâ ce'alet-hu ke-rramîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/51/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Ad kavmine isabet eden helak edici rüzgarın yıkıcı etkisini tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, rüzgarın niteliğini, eylemini ve geride bıraktığı sonucu dilbilimsel ve semantik derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَذَرُ","root":"ذ-ر-أ","rootLatin":"z-r-a","meaning":"Rüzgarın hiçbir şeyi bırakmaması, terk etmemesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"ذَرْو (zerv) kelimesi, bir şeyi dağıtmak, savurmak anlamına gelir. Ayetteki 'mâ tezeru' ifadesi, rüzgarın karşılaştığı her şeyi dağıtıp yok etme, geride hiçbir şey bırakmama gücünü vurgular. Bu, Ad kavmine gönderilen rüzgarın tam bir yıkım getirdiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tezeru' fiilini 'tereku' (terk etmek) anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda rüzgarın, üzerine geldiği hiçbir şeyi sağlam bırakmadığını, hepsini yok ettiğini belirtir. Bu, rüzgarın şiddetini ve helak edici özelliğini mecazi bir anlatımla ortaya koyar."}]},{"word":"أَتَتْ","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Rüzgarın bir şeye ulaşması, üzerine gelmesi ve onu etkilemesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'etâ' fiilinin burada 'isabet etmek, ulaşmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Rüzgarın 'üzerine geldiği her şey' ifadesi, onun geniş kapsamlı ve kaçınılmaz yıkımını vurgular. Bu, Ad kavminin hiçbir ferdinin veya malının bu rüzgardan kaçamadığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'etâ' fiilinin Kur'an'da genellikle bir olayın veya durumun gerçekleşmesi, bir şeyin vuku bulması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'etât aleyhi' ifadesi, rüzgarın Ad kavminin üzerine gelerek helakı gerçekleştirdiğini, bu olayın kaçınılmazlığını ve kesinliğini ifade eder."}]},{"word":"جَعَلَتْهُ","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Rüzgarın bir şeyi başka bir şeye dönüştürmesi, çevirmesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ceale' fiilinin 'tahvil etmek, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'cealethu ker-remîm' ifadesi, rüzgarın dokunduğu her şeyi paramparça edip toz haline getirme gücünü, yani tam bir dönüşüm ve yıkım gerçekleştirdiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ceale' fiilinin Kur'an'da yaratma, tayin etme ve dönüştürme anlamlarında kullanıldığını belirtir. Burada rüzgarın, canlı veya cansız her şeyi 'remîm'e dönüştürmesi, onun ilahi bir ceza aracı olarak mutlak gücünü ve yıkıcı etkisini gösterir. Bu, Ad kavminin helakının kesinliğini ve geri dönülmezliğini ifade eder."}]},{"word":"كَٱلرَّمِيمِ","root":"ر-م-م","rootLatin":"r-m-m","meaning":"Rüzgarın dönüştürdüğü şeylerin aldığı hali, yani çürümüş, dağılmış toz ve kemik yığını durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"رَمِيم (remîm), çürümüş, dağılmış, ufalanmış kemik veya toz anlamına gelir. Ayetteki 'ker-remîm' ifadesi, rüzgarın dokunduğu her şeyi, sanki çürümüş kemikler gibi paramparça edip toz haline getirdiğini, geride hiçbir sağlam şey bırakmadığını mecazi bir anlatımla vurgular. Bu, Ad kavminin helakının şiddetini ve tamlığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'remîm' kelimesinin hem çürümüş kemikler hem de toz haline gelmiş her türlü madde için kullanıldığını belirtir. Ayetteki benzetme, rüzgarın sadece canlıları değil, binaları ve diğer yapıları da tamamen yok ederek onları toz yığınına çevirdiğini, Ad kavminin medeniyetinden geriye hiçbir şey kalmadığını anlatır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'remîm'in, zamanla veya bir etkiyle dağılıp ufalanan her şey için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'ker-remîm' ifadesi, rüzgarın Ad kavminin her şeyini, sanki uzun zaman geçmiş ve çürümüş gibi, en ufak parçalarına kadar dağıttığını, onların varlığını tamamen ortadan kaldırdığını sembolize eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","tabiat-ayetleri","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"تَذَرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-ر-أ","rootLatin":"dh-r-a","lemma":"ذَرّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bırakır"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"شَىْءٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-hamza","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"أَتَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"hamza-t-y","lemma":"إِتْيَان","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":6,"surface":"عَلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":6,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisnâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"جَعَلَتْهُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptı"},{"position":8,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":9,"surface":"كَٱلرَّمِيمِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gibi"},{"position":9,"surface":"ٱلرَّمِيمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-م-م","rootLatin":"r-m-m","lemma":"رَمِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"çürümüş, toz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zâriyât Sûresi** · *51/42*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/42*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/42*
- **Zâriyât Sûresi** · *51/42*
