# Tûr Sûresi, 11. Âyet (52:11)

> فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

*Feveylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/11

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi'nin 11. ayeti, kıyamet gününün dehşetini ve bu dehşeti yalanlayanların akıbetini vurgulamaktadır. Ayet, 'yazıklar olsun' ifadesiyle yalanlayıcıların karşılaşacağı azabı dile getirirken, 'o gün' ve 'yalanlayanlar' kavramlarıyla kıyametin kesinliğini ve inkarcıların durumunu öne çıkarmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَوَيْلٌ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Bu kelime, 'yazıklar olsun', 'helak olsun' veya 'şiddetli azap' anlamlarına gelir ve genellikle tehdit ve kınama ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veyl' kelimesini 'şiddetli azap' veya 'helak' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, kıyameti yalanlayanlara yönelik ilahi bir tehdit ve kınama olarak anlaşılmalıdır. Bu, sadece bir temenni değil, aynı zamanda gerçekleşecek bir akıbetin ifadesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'veyl' kelimesinin Arapçada 'şer' ve 'helak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'feveylun' ifadesi, yalanlayanların karşılaşacağı kötü sonu ve azabı mecazi bir şekilde vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'veyl' gibi ifadelerin Kur'an'da genellikle 'kıyamet günü' veya 'ahiret azabı' bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette de 'yevmeizin' (o gün) ile birlikte gelmesi, bu kelimenin ahiretteki cezayı ve felaketi işaret ettiğini gösterir."}]},{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu ifade, 'o gün' anlamına gelir ve bağlamında kıyamet gününü, yani hesap ve ceza gününü işaret eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevmeizin' ifadesinin Kur'an'da genellikle belirli bir olayın ardından gelen ve o olayın sonuçlarını içeren bir zaman dilimini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, göğün sarsılması ve dağların yürümesi gibi kıyamet alametlerinin gerçekleştiği 'o gün'ü vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin belirli bir zaman dilimini ifade ettiğini ve 'yevmeizin' ile birlikte kullanıldığında, daha önce bahsedilen bir olayın gerçekleştiği zamanı kesin bir şekilde belirttiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, kıyametin kesinliğini ve o günün önemini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'yevmeizin' gibi zaman zarflarının Kur'an'da genellikle ahiret ve kıyamet sahnelerini tasvir ederken kullanıldığını belirtir. Bu ifade, okuyucunun zihninde o dehşetli günü canlandırmayı amaçlar ve yalanlayanların karşılaşacağı akıbeti o güne bağlar."}]},{"word":"لِّلْمُكَذِّبِينَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bu kelime, 'yalanlayanlar', 'inkar edenler' anlamına gelir ve kıyameti veya Allah'ın ayetlerini yalanlayanları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'tekzîb' (yalanlama) fiilinin, bir şeyi doğru kabul etmemek, inkar etmek anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'mükezzibîn' ise, kıyametin gerçekliğini ve Allah'ın vaadini yalanlayan kimseleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'k-z-b' kökünden türeyen 'mükezzib' kelimesinin, bir şeyi yalan sayan, ona inanmayan kişi olduğunu açıklar. Ayetteki bağlamda, kıyamet gününün dehşetini ve gerçekleşeceğini inkar edenleri kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'tekzîb' kavramının sadece bir şeyi yalan söylemek değil, aynı zamanda Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar etmek anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'mükezzibîn', kıyamet gerçeğini reddedenlerdir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mükezzibîn' kelimesinin, bir şeyi yalanlayan, onu kabul etmeyen ve ona karşı çıkan kişiler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyametin kesinliğini ve o günün dehşetini yalanlayanların karşılaşacağı azabı vurgular."}]}]}
