# Tûr Sûresi, 12. Âyet (52:12)

> ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

*Elleżîne hum fî ḣavdin yel'abûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyameti yalanlayanların içinde bulundukları durumu tasvir ederken, 'خَوْض' (daldıkları yer) ve 'يَلْعَبُونَ' (oyalanırlar) kelimeleriyle onların ciddiyetsizliğini ve hakikatten uzaklaşmalarını vurgulamaktadır. Bu kavramlar, ahiret inancını hafife alanların akıbetini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"خَوْضٍ","root":"خ و ض","rootLatin":"h-v-d","meaning":"Ayette, kıyameti yalanlayanların içinde bulundukları batıl ve faydasız uğraşları, dalıp gittikleri boş söz ve işleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'خَوْض' kelimesinin asıl anlamının suya dalmak olduğunu belirtir. Ancak mecazi olarak, 'batıla dalmak, faydasız söz ve işlere girişmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'فِي خَوْضٍ' ifadesi, kıyameti yalanlayanların hakikatten uzak, batıl ve boş işlere dalmış olmalarını anlatır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'خَوْض' kelimesinin 'batıla dalmak, boş ve faydasız sözlere girişmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeği karşısında ciddiyetsiz bir şekilde boş sözlere ve tartışmalara daldıklarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'خَوْض' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'boş ve faydasız konuşmalara dalmak, hakikatten uzaklaşmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeğini ciddiye almayıp, onun hakkında boş ve anlamsız tartışmalara girmelerini ifade eder."}]},{"word":"يَلْعَبُونَ","root":"ل ع ب","rootLatin":"l-'-b","meaning":"Ayette, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeği karşısında ciddiyetsiz, eğlence ve oyalanma içinde olduklarını, bu büyük hakikati hafife aldıklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'لَعِب' kelimesinin 'faydasız ve boş işlerle meşgul olmak, ciddiyetten uzaklaşmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'يَلْعَبُونَ' ifadesi, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeğini bir oyun gibi görüp, onunla alay ettiklerini ve ciddiye almadıklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'لَعِب' kelimesinin 'boş ve faydasız işlerle uğraşmak, eğlenmek' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayette, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeği karşısında takındıkları ciddiyetsiz ve alaycı tavrı, onu bir oyun gibi görmelerini anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'لَعِب' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'dünya hayatının geçiciliğini ve aldatıcılığını, ahiret karşısında ciddiyetsizliği' ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, kıyameti yalanlayanların ahiret gerçeğini bir eğlence ve oyalanma konusu yaparak, onun ciddiyetinden uzaklaştıklarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî zamir olduğu için mebnî","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"خَوْضٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ و ض","rootLatin":"ḫ-w-ḍ","lemma":"خَوْض","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"daldıkları yer"},{"position":5,"surface":"يَلْعَبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ل ع ب","rootLatin":"l-ʿ-b","lemma":"لَعِبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat olmadığı için merfû","gloss":"oynuyorlar"}]
