# Tûr Sûresi, 14. Âyet (52:14)

> هَـٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

*Hâżihi-nnâru-lletî kuntum bihâ tukeżżibûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde inkarcıların karşılaşacakları azabı tasvir etmektedir. Temel olarak 'ateş' ve 'yalanlama' kavramları üzerinden, dünyadaki inkarın ahiretteki karşılığını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلنَّارُ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Ayetin bağlamında, inkarcıların cezalandırılacağı cehennem ateşi anlamına gelmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nâr' kelimesinin aslen 'nur' (ışık) kökünden geldiğini, ancak Kur'an'da genellikle yakıcı ve azap verici ateşi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'nâr', dünyada yalanlanan ilahi hakikatin ahiretteki yakıcı tecellisidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nâr' kelimesinin Kur'an'da hem dünyevi ateşi hem de ahiretteki azap ateşini ifade ettiğini belirtir. Burada 'el-nâr' belirli bir ateşi, yani cehennemi işaret etmektedir ki bu, inkarcıların dünyada yalanladıkları ilahi uyarıların somutlaşmış halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nâr' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir ateş olmaktan öte, ilahi gazabın ve adaletin bir sembolü olduğunu vurgular. Bu ayetteki 'nâr', inkarcıların Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerini yalanlamalarının kaçınılmaz sonucudur."}]},{"word":"كُنتُم","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Geçmişte sürekli olarak yapılan bir eylemi, yani yalanlama fiilinin sürekliliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kâne' fiilinin Arapçada sadece geçmiş zamanı değil, aynı zamanda süreklilik ve istimrar ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'küntüm', inkarcıların dünyada sürekli olarak yalanlama eylemi içinde olduklarını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn, 'kâne' fiilinin bazen haberinin fiil-i muzari gelmesi durumunda, o fiilin geçmişte tekrarlandığını ve süreklilik arz ettiğini ifade ettiğini açıklar. Bu bağlamda 'küntüm tükezzibûn', onların yalanlama fiilinin bir kerelik değil, sürekli bir alışkanlık olduğunu gösterir."}]},{"word":"تُكَذِّبُونَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini ve ahiret gerçeğini sürekli olarak yalanlama eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kezzebtü' fiilinin 'yalanladım' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Allah'ın ayetlerini veya peygamberlerin getirdiği hakikatleri inkar etme bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'tükezzibûn', onların dünyada sürekli olarak ahiret ateşini ve ilahi uyarıları yalanladıklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'k-z-b' kökünün temel anlamının 'doğrunun zıddını söylemek veya inanmak' olduğunu ifade eder. 'Tekzîb' ise bir şeyi yalan saymak, onu reddetmek demektir. Ayetteki 'tükezzibûn', onların sadece sözle değil, kalben de bu gerçeği inkar ettiklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tekzîb' kavramının Kur'an'da genellikle peygamberlerin getirdiği mesajlara karşı takınılan olumsuz tavrı, yani onları yalanlama ve reddetme fiilini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, dünyada yalanlanan şeyin ahirette somut bir gerçek olarak karşılarına çıkacağı vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَـٰذِهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"ه-ذ-ه","rootLatin":"h-dh-h","lemma":"هَـٰذِهِ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":2,"surface":"ٱلنَّارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra geldiği için bedel olup merfû","gloss":"ateş"},{"position":3,"surface":"ٱلَّتِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ا-ل-ل-ت-ي","rootLatin":"a-l-l-t-y","lemma":"ٱلَّتِى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî; önceki ismin sıfatı konumunda","gloss":"ki o"},{"position":4,"surface":"كُنتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"ه-و","rootLatin":"h-w","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"تُكَذِّبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yalanlıyordunuz"}]
