# Tûr Sûresi, 15. Âyet (52:15)

> أَفَسِحْرٌ هَـٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

*Efesihrun hâżâ em entum lâ tubsirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Bu Kur'an mı bir büyü imiş, yoksa siz mi (gerçeği) göremiyormuşsunuz?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi 15. ayet, inkarcılara yönelik bir azarlama ve meydan okuma içermektedir. Ayet, cehennem ehlinin şaşkınlığını ve inkarlarının boşluğunu vurgulayarak, onların dünyadaki eylemlerinin kaçınılmaz sonucunu işaret etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"سِحْرٌ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Ayette, cehennem ehlinin karşılaştıkları azabı bir büyü zannetmeleri, gerçekliği inkar etme çabalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sihr (سحر), bir şeyi gerçekte olduğundan farklı göstermek, göz boyamak veya gizli ve ince yollarla bir şeyi değiştirmektir. Ayetteki kullanımı, cehennem ehlinin karşılaştıkları azabın dehşetini ve akıl almazlığını ifade ederken, aynı zamanda onların bu gerçeği kabullenmek yerine bir aldatmaca olarak görme eğilimlerini yansıtır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sihr (سحر), burada mecazi olarak, şaşırtıcı ve akıl almaz bir durum için kullanılmıştır. Cehennem ehli, karşılaştıkları azabın şiddeti karşısında bunun gerçek olamayacağını, bir tür göz yanılsaması veya büyü olduğunu düşünmektedirler. Bu, onların dünyadaki inkarlarının bir devamı niteliğindedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu, 'sihr' kavramının Kur'an'da genellikle hakikati gizleme, aldatma ve yanıltma anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, cehennem ehlinin, karşılaştıkları azabın gerçekliğini idrak edemeyip onu bir 'sihir' olarak nitelendirmeleri, onların hakikatten yüz çevirme ve inkarlarını sürdürme eğilimlerini gösterir."}]},{"word":"تُبْصِرُونَ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Ayette, cehennem ehlinin hakikati görme, idrak etme yeteneklerini kaybetmiş olmalarını veya inatla görmezden gelmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Basar (بصر), gözle görmek ve kalple idrak etmek anlamlarına gelir. 'Lâ tubsirûn' (لا تبصرون) ifadesi, sadece fiziksel görme yeteneğinin değil, aynı zamanda hakikati anlama ve idrak etme yeteneğinin de yokluğunu vurgular. Cehennem ehli, dünyada iken hakikatleri görmezden geldikleri gibi, ahirette de azabın gerçekliğini idrak etmekte zorlanmaktadırlar."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'lâ tubsirûn' ifadesinin, 'hakikati anlamıyor musunuz, idrak etmiyor musunuz?' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu, onların dünyadaki körlüklerinin ahirette de devam ettiğini, karşılaştıkları azabın gerçekliğini hala kavrayamadıklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' kelimesinin Kur'an'da hem fiziksel görme hem de manevi idrak anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'lâ tubsirûn' ifadesi, cehennem ehlinin dünyadayken hakikatleri görmezden gelmeleri nedeniyle, ahirette de azabın gerçekliğini idrak edememelerini, adeta manevi bir körlük içinde olmalarını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"سِحْرٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ح-ر","rootLatin":"s-h-r","lemma":"سِحْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"büyü"},{"position":2,"surface":"هَـٰذَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Haber olduğu için mahallen merfû","gloss":"bu"},{"position":3,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":4,"surface":"أَنتُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"siz"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"تُبْصِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"أَبْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"görüyorsunuz"}]
