# Tûr Sûresi, 18. Âyet (52:18)

> فَـٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

*Fâkihîne bimâ âtâhum rabbuhum ve vakâhum rabbuhum ‘ażâbe-lcahîm(i)*

**Meal (Diyanet):** (17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennet ehlinin durumunu ve Allah'ın onlara bahşettiği nimetleri tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, cennetliklerin içinde bulunduğu keyifli hali, Rablerinin onlara verdiklerini ve cehennem azabından korunmalarını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَـٰكِهِينَ","root":"ف ك ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Cennet ehlinin, kendilerine verilen nimetlerle keyif ve neşe içinde olmaları halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe (فَاكِهَة) kelimesi, meyve anlamına gelir. 'Fâkihîn' ise, meyvelerle veya genel olarak nimetlerle lezzetlenen, keyiflenen kimseler demektir. Ayetteki bağlamda, cennet ehlinin Rablerinin kendilerine ihsan ettiği nimetlerle sevinç ve haz duyduklarını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fâkihîn kelimesi, 'keyifli, neşeli, şen şakrak' anlamlarına gelir. Bu ayette, cennetliklerin Rablerinin kendilerine verdiği nimetlerle mutlu ve hoşnut bir halde olduklarını mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fâkihe' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle cennet tasvirlerinde kullanıldığını ve 'keyif alma, zevklenme' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'fâkihîn' kelimesi, cennet ehlinin sadece maddi nimetlere sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu nimetlerden ruhen ve bedenen tam bir haz aldıklarını gösterir."}]},{"word":"ءَاتَىٰهُمْ","root":"ء ت ي","rootLatin":"'-t-y","meaning":"Allah'ın cennet ehline lütuf ve ihsan olarak verdiği nimetleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âtâ (آتَى) fiili, 'vermek, ihsan etmek, bahşetmek' anlamlarına gelir. Ayetteki 'âtâhum' ifadesi, Rabbinin cennet ehline cömertçe ve karşılıksız olarak nimetler verdiğini, bu nimetlerin onların kendi çabalarından öte ilahi bir lütuf olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İtâ' (إِيتَاء) masdarı, bir şeyi birine ulaştırmak, vermek demektir. Ayetteki 'âtâhum' kelimesi, Allah'ın cennet ehline çeşitli nimetleri, lütufları ve ikramları bizzat kendisinin verdiğini, bu nimetlerin kaynağının ilahi olduğunu belirtir."}]},{"word":"وَوَقَىٰهُمْ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'ın cennet ehlini cehennem azabından korumasını ve muhafaza etmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Vakâ (وَقَى) fiili, 'korumak, muhafaza etmek, sakınmak' anlamlarına gelir. Ayetteki 've vakâhum' ifadesi, Allah'ın cennet ehlini cehennem azabının dehşetinden ve acısından uzak tuttuğunu, onları bu kötü sondan kurtardığını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Vakâ kelimesi, bir şeyi istenmeyen bir durumdan veya zarardan korumak anlamına gelir. Bu ayette, Allah'ın cennet ehlini, kendi lütfu ve rahmetiyle cehennem azabından koruyarak onlara güven ve emniyet verdiğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'v-k-y' kökünün Kur'an'da genellikle ilahi koruma ve himaye bağlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 've vakâhum' ifadesi, Allah'ın cennet ehline yönelik nihai ve mutlak korumasını, onların ebedi kurtuluşunu garanti altına aldığını gösterir."}]},{"word":"عَذَابَ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"'-dh-b","meaning":"Cehennemin acı veren, elem verici azabını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azâb (عَذَاب) kelimesi, 'acı veren, elem veren şey' anlamına gelir. Aslen 'tatlı sudan mahrum bırakmak' anlamından türemiştir. Ayetteki 'azâbe' kelimesi, cehennemin insanlara yaşatacağı şiddetli ve sürekli acıyı, ıstırabı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Azâb, nefse acı veren, onu ıstıraba sokan her şeydir. Ayetteki 'azâbe' kelimesi, cehennemin sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal olarak da büyük bir acı kaynağı olduğunu, cennet ehlinin bu tür bir elemden tamamen uzak tutulduğunu belirtir."}]},{"word":"ٱلْجَحِيمِ","root":"ج ح م","rootLatin":"c-h-m","meaning":"Cehennemin isimlerinden biri olup, şiddetli ateşi ve derin çukuru ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cahîm (جَحِيم) kelimesi, 'şiddetli yanan ateş' anlamına gelir. Aynı zamanda cehennemin derin ve geniş çukurlarından biridir. Ayetteki 'el-Cahîm' ifadesi, cehennemin yakıcı ve dehşet verici niteliğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Cahîm, cehennemin isimlerinden biridir ve 'şiddetli yanan, alevli ateş' demektir. Bu ayette, Allah'ın cennet ehlini, bu şiddetli ve yakıcı ateşin azabından koruduğunu, onlara ebedi bir güvenlik sağladığını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","takva","cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَـٰكِهِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-ك-ه","rootLatin":"f-k-h","lemma":"فَاكِه","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"zevklenerek"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"ءَاتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdi"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Rab"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"وَقَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"وِقَايَة","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"korudu"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":6,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Rab"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"عَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azabını"},{"position":8,"surface":"ٱلْجَحِيمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ح-م","rootLatin":"j-h-m","lemma":"جَحِيم","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"cehennemin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/16-20*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/16-20*
