# Tûr Sûresi, 20. Âyet (52:20)

> مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ ۖ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

*Mutteki-îne ‘alâ sururin masfûfe(tin)(s) ve zevvecnâhum bihûrin ‘în(in)*

**Meal (Diyanet):** (19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi'nin 20. ayeti, cennet ehlinin nimetlerini tasvir ederken, yaslanma, dizili tahtlar ve iri gözlü eşler gibi kavramlar üzerinden ahiret hayatının konfor ve güzelliğini vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu tasvirin derinliğini ve sembolik zenginliğini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُتَّكِـِٔينَ","root":"و ك أ","rootLatin":"v-k-e","meaning":"Cennet ehlinin rahat ve huzurlu bir şekilde yaslanmış olmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekâ (وكأ) kökünden türeyen 'itteke' (اتكأ) fiili, bir şeye dayanmak, yaslanmak anlamına gelir. Ayetteki 'müttekiîn' (متكئين) kelimesi, cennet ehlinin rahatlık ve huzur içinde, hiçbir endişe duymadan yaslanmış bir vaziyette bulunmalarını tasvir eder. Bu durum, dünyadaki yorgunluk ve meşakkatten arınmışlığı simgeler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İttikâ (اتكاء), bir şeye dayanarak rahat etmek, dinlenmek demektir. Ayetteki kullanımı, cennetliklerin tam bir emniyet ve konfor içinde, hiçbir zahmet çekmeden nimetlerden istifade ettiklerini gösterir. Bu, onların dünyadaki amellerinin karşılığı olarak elde ettikleri ebedi huzuru ifade eder."}]},{"word":"سُرُرٍ","root":"س ر ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Cennetteki yüksek ve süslü oturma yerlerini, tahtları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Serîr (سرير), üzerine oturulan veya yatılan yüksek ve süslü bir eşyadır. Ayetteki 'sürur' (سرر) kelimesi, cennet ehlininin oturduğu, onlara ikram edilen, yüksek ve değerli tahtları ifade eder. Bu, onların makamlarının yüceliğini ve kendilerine gösterilen saygıyı vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Serîr (سرير) kelimesi, sevinç ve neşe anlamına gelen 'sürûr' (سرور) kökünden türemiştir, çünkü bu tür tahtlar genellikle sevinç ve kutlama anlarında kullanılır. Ayetteki 'sürur' (سرر), cennet ehlinin içinde bulunduğu neşeyi ve onlara sunulan ikramın ihtişamını sembolize eder."}]},{"word":"مَّصْفُوفَةٍ","root":"ص ف ف","rootLatin":"s-f-f","meaning":"Tahtların düzenli bir şekilde yan yana dizilmiş olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Saff (صف) kelimesi, bir şeyi düzenli bir şekilde yan yana dizmek anlamına gelir. 'Masfûfe' (مصفوفة) ise dizilmiş, sıralanmış demektir. Ayetteki 'sürurin masfûfe' (سررٍ مصفوفة) ifadesi, cennetteki tahtların estetik bir düzen içinde, birbirine bitişik olarak yerleştirildiğini, bu durumun da cennetin güzelliğini ve düzenini yansıttığını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Saff (صف) kökü, bir şeyin diğerinin yanına konulmasıyla oluşan düzeni ifade eder. 'Masfûfe' (مصفوفة) kelimesi, tahtların sadece varlığını değil, aynı zamanda belirli bir nizam ve intizam içinde, göze hoş gelecek şekilde dizildiğini gösterir. Bu, cennetin mükemmeliyetini ve her şeyin en güzel şekilde tanzim edildiğini vurgular."}]},{"word":"وَزَوَّجْنَـٰهُم","root":"ز و ج","rootLatin":"z-v-j","meaning":"Cennet ehline eşler verdiğimizi, onları birleştirdiğimizi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zevc (زوج) kelimesi, bir şeyin benzeri veya eşi anlamına gelir. 'Zevvecnâhum' (زوجناهم) fiili, onlara eşler verdiğimiz, onları bir araya getirdiğimiz demektir. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin dünyadaki yalnızlıklarının aksine, cennette kendilerine uygun, gözlerini okşayan eşlerle birleştirileceğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'zevc' (زوج) kavramı, sadece eşi değil, aynı zamanda bir şeyin tamamlayıcısı ve benzeri olanı da ifade eder. 'Zevvecnâhum' (زوجناهم) ifadesi, cennet ehlinin mutluluğunu tamamlayacak, onlara huzur verecek, ruhlarına uygun eşlerle bir araya getirileceğini vurgular. Bu, cennetin sadece maddi değil, aynı zamanda manevi tatmin sağlayan bir yer olduğunu gösterir."}]},{"word":"بِحُورٍ","root":"ح و ر","rootLatin":"h-v-r","meaning":"Gözlerinin beyazı çok beyaz, siyahı çok siyah olan, iri ve güzel gözlü eşleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Havrâ (حوراء) kelimesi, gözlerinin beyazı çok beyaz, siyahı çok siyah olan kadınlar için kullanılır. Ayetteki 'hûr' (حور) kelimesi, cennet ehlinin eşlerinin gözlerinin güzelliğini ve çekiciliğini vurgular. Bu, cennet nimetlerinin estetik yönünü ve mükemmelliğini tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Havr (حور) kökü, gözdeki beyazlığın saflığı ve siyahlığın yoğunluğu ile karakterize edilen güzelliği ifade eder. 'Hûr' (حور) kelimesi, cennetteki eşlerin sadece fiziksel güzelliklerini değil, aynı zamanda gözlerinin derinliğini ve çekiciliğini de belirtir. Bu, cennetin her yönüyle kusursuz ve arzu edilen bir yer olduğunu gösterir."}]},{"word":"عِينٍ","root":"ع ي ن","rootLatin":"a-y-n","meaning":"Gözleri iri ve güzel olan eşleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ayn (عين) kelimesi, göz anlamına gelir. 'Înin' (عين) ise, gözleri iri ve güzel olan kadınlar için kullanılır. Ayetteki 'hûrin înin' (حورٍ عينٍ) ifadesi, cennet eşlerinin gözlerinin hem renginin saf ve parlak olduğunu hem de iri ve çekici olduğunu vurgulayarak, onların güzelliğini pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ayn (عين) kelimesinin çoğulu olan 'uyûn' (عيون) veya 'înin' (عين), genellikle gözlerin büyüklüğünü ve güzelliğini ifade eder. Kur'an'da 'hûr-ı în' (حور عين) terkibi, cennet kadınlarının gözlerinin hem rengi hem de şekli itibarıyla kusursuz ve büyüleyici olduğunu anlatır. Bu, cennetin görsel zenginliğini ve estetik hazzını vurgulayan bir tasvirdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مُتَّكِـِٔينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ك-أ","rootLatin":"w-k-ʾ","lemma":"مُتَّكِئ","form":"İfte'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yaslanmış olanlar"},{"position":2,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"سُرُرٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"سَرِير","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"tahtlar"},{"position":4,"surface":"مَّصْفُوفَةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ص-ف-ف","rootLatin":"s-f-f","lemma":"مَصْفُوف","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dizi dizi dizilmiş"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"زَوَّجْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-و-ج","rootLatin":"z-w-j","lemma":"زَوَّجَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"evlendirdik"},{"position":5,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"حُورٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-و-ر","rootLatin":"h-w-r","lemma":"حُور","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hurilerle"},{"position":7,"surface":"عِينٍ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ي-ن","rootLatin":"ʿ-y-n","lemma":"عَيْن","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"iri gözlü"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/16-20*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/16-20*
