# Tûr Sûresi, 27. Âyet (52:27)

> فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

*Femenna(A)llâhu ‘aleynâ ve vakânâ ‘ażâbe-ssemûm(i)*

**Meal (Diyanet):** "Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi'nin 27. ayeti, cennet ehlinin Allah'ın kendilerine olan lütfunu ve azaptan korunmalarını ifade ettiği bir şükür ve minnet beyanıdır. Ayet, Allah'ın 'menn' (lütuf) ve 'vaka' (koruma) fiilleriyle, 'semûm' (kavurucu azap) kavramını karşılaştırarak ilahi rahmetin büyüklüğünü vurgular.","keyConcepts":[{"word":"مَنَّ","root":"م ن ن","rootLatin":"m-n-n","meaning":"Allah'ın kullarına karşılıksız lütuf ve ihsanda bulunması, nimet vermesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Menn (المنّ), Allah'ın kuluna verdiği ağır nimetlerdir. Ayetteki 'فَمَنَّ اللَّهُ عَلَيْنَا' ifadesi, Allah'ın cennet ehline büyük bir lütufta bulunduğunu, onları azaptan kurtararak onlara nimet verdiğini gösterir. Bu, Allah'ın karşılıksız ve büyük bir ihsanıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Menn (المنّ), Allah'ın bir şeyi bahşetmesi, ihsan etmesidir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın cennet ehline olan lütfunu ve onlara bahşettiği kurtuluşu mecazi olarak ifade eder. Onlara azaptan kurtuluş gibi büyük bir nimet vermiştir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Menn kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği büyük ve değerli nimetleri ifade eder. Bu ayetteki 'menn', Allah'ın cennet ehline azaptan kurtuluş gibi eşsiz bir lütfu bahşetmesini, onlara olan ilahi ihsanını vurgular."}]},{"word":"وَوَقَىٰنَا","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'ın kullarını bir şeyden koruması, muhafaza etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vakâ (الوقاية), bir şeyi zarar verici şeylerden korumak, muhafaza etmektir. Ayetteki 'وَوَقَانَا عَذَابَ السَّمُومِ' ifadesi, Allah'ın cennet ehlini kavurucu azabın zararından koruduğunu, onları bu azaptan muhafaza ettiğini açıkça belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Vakâ fiili, bir şeyi istenmeyen bir durumdan veya tehlikeden uzak tutmak anlamına gelir. Bu ayette, Allah'ın cennet ehlini 'semûm' azabından koruyarak onlara güvenlik ve esenlik sağladığına işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Vakâ kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarını dünyevi ve uhrevi tehlikelerden, azaptan ve kötülüklerden korumasını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın cennet ehlini 'semûm' azabından koruyarak onlara olan rahmetini ve himayesini gösterir."}]},{"word":"عَذَابَ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"'-dh-b","meaning":"Acı veren, eziyet çektiren ceza veya işkence.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azâb (العذاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamına gelen 'azb' kökünden gelir. İşkence ve ceza anlamında kullanılması, kişinin rahatını ve huzurunu engelleyen, onu alıkoyan şey olması sebebiyledir. Ayetteki 'عَذَابَ السَّمُومِ', cennet ehlinin kurtulduğu acı veren, eziyetli bir cezayı ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Azâb, bir kişiye verilen ceza ve işkencedir. Bu ayetteki 'azâb', özellikle 'semûm' ile nitelendirilerek, cennet ehlinin kurtulduğu cezanın şiddetini ve yakıcılığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Azâb, nefse acı veren, onu rahatsız eden her şeydir. Kur'an'da genellikle ahiret azabı bağlamında kullanılır ve şiddetli bir cezayı ifade eder. Ayetteki 'azâb', Allah'ın lütfuyla cennet ehlinin uzak tutulduğu, yakıcı ve elem verici bir cezayı belirtir."}]},{"word":"ٱلسَّمُومِ","root":"س م م","rootLatin":"s-m-m","meaning":"İçine işleyen, kavurucu sıcaklık veya zehirli rüzgar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semûm (السموم), gece esen sıcak rüzgardır ve insan vücudunun içine işler. Ayetteki 'عَذَابَ السَّمُومِ' ifadesi, cehennem azabının yakıcı ve içe işleyen sıcaklığını tasvir eder, tıpkı zehirli bir rüzgar gibi bedeni kavurur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Semûm, zehir anlamına geldiği gibi, çok sıcak ve yakıcı rüzgar anlamına da gelir. Kur'an'da cehennem azabını nitelerken kullanıldığında, bu azabın yakıcılığını, zehirleyici ve kavurucu etkisini vurgular. Cennet ehli bu tür bir azaptan korunmuştur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semûm, zehirli rüzgar veya vücudun gözeneklerinden içeri giren sıcak rüzgardır. Ayetteki 'semûm' kelimesi, cehennem azabının şiddetli sıcaklığını ve yakıcılığını, adeta zehir gibi bedene işleyen etkisini ifade eder. Cennet ehli bu tür bir azaptan Allah'ın lütfuyla kurtulmuştur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","dua","cehennem","sukur"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece, ve"},{"position":1,"surface":"مَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-ن-ن","rootLatin":"m-n-n","lemma":"مَنَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"lütfetti"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bize"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"وَقَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"وَقَىٰ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"korudu"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bizi"},{"position":5,"surface":"عَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azabını"},{"position":6,"surface":"ٱلسَّمُومِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-م","rootLatin":"s-m-m","lemma":"سَمُوم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kavurucu"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/26-30*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/26-30*
