# Tûr Sûresi, 29. Âyet (52:29)

> فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

*Feżekkir femâ ente bini'meti rabbike bikâhinin velâ mecnûn(in)*

**Meal (Diyanet):** (Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/29

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi'nin 29. ayeti, Hz. Peygamber'in risaletini tasdik ederken, ona yöneltilen 'kâhin' ve 'deli' ithamlarını reddetmektedir. Ayet, 'öğüt verme' fiili üzerinden peygamberlik görevini vurgulamakta ve bu ithamların 'Rabbin nimeti' karşısındaki anlamsızlığını ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَذَكِّرْ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Bu kelime, 'hatırlatmak, öğüt vermek, anmak' anlamlarına gelir ve ayette Hz. Peygamber'e hitaben tebliğ görevini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' kelimesini 'unutulan veya unutulma ihtimali olan bir şeyi kalpte veya dilde hazır bulundurmak' olarak tanımlar. Ayetteki 'fezekkir' emri, Hz. Peygamber'in insanlara Allah'ın ayetlerini ve hakikatlerini hatırlatma, öğüt verme görevini vurgular, zira insanlar gaflettedir (el-Müfredât, s. 320)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da 'Allah'ı anma, O'nun ayetlerini hatırlama ve tebliğ etme' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Ayetteki 'fezekkir', peygamberin tebliğ misyonunun temelini oluşturur; yani insanlara unuttukları veya göz ardı ettikleri ilahi hakikatleri yeniden sunmasıdır (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 182-185)."}]},{"word":"بِنِعْمَتِ","root":"ن ع م","rootLatin":"n-'-m","meaning":"Bu kelime, 'nimet, lütuf, ihsan' anlamlarına gelir ve ayette Allah'ın Hz. Peygamber'e bahşettiği peygamberlik ve akıl gibi lütufları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nimet' kelimesini 'Allah'ın kullarına ihsan ettiği lütuflar' olarak açıklar. Ayetteki 'Rabbinin nimetiyle' ifadesi, Hz. Peygamber'in kâhin veya mecnun olmamasının, Allah'ın ona bahşettiği peygamberlik, akıl ve vahiy gibi büyük nimetler sayesinde olduğunu belirtir (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 234)."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nimet'i 'insana fayda sağlayan, iyi ve güzel olan her şey' olarak tanımlar. Ayetteki 'Rabbinin nimetiyle' ifadesi, Hz. Peygamber'in sahip olduğu peygamberlik vasfının, vahyin ve aklın Allah'tan gelen bir lütuf olduğunu, bu nimetler sayesinde kâhinlik ve delilik gibi vasıflardan uzak olduğunu vurgular (el-Müfredât, s. 798)."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nimet'in Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği maddi ve manevi lütufları ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'nimet', özellikle peygamberlik görevi ve vahiy gibi manevi lütuflara işaret ederek, Hz. Peygamber'in ilahi bir destekle hareket ettiğini gösterir (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 215)."}]},{"word":"بِكَاهِنٍ","root":"ك ه ن","rootLatin":"k-h-n","meaning":"Bu kelime, 'kâhin, gaipten haber veren, geleceği bildiğini iddia eden' anlamlarına gelir ve ayette Hz. Peygamber'e yöneltilen bir ithamı reddeder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kâhin'i 'gelecekten haber veren, cinlerle irtibat kurduğunu iddia eden kişi' olarak açıklar. Ayetteki 'ne kâhinsin' ifadesi, Hz. Peygamber'in sözlerinin kendi tahminleri veya cinlerden aldığı bilgiler olmadığını, aksine ilahi vahiy olduğunu vurgular (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 434)."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kâhin'in 'gaybı bildiğini iddia eden ve genellikle kehanetlerini şiirsel bir dille ifade eden kişi' olduğunu belirtir. Ayet, Hz. Peygamber'in tebliğinin kâhinlerin sözlerinden farklı olduğunu, onun sözlerinin ilahi bir kaynaktan geldiğini ve hakikat olduğunu ifade eder (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 402)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, cahiliye döneminde 'kâhin'in, genellikle cinlerle bağlantılı olarak geleceği bildiğine inanılan bir figür olduğunu belirtir. Kur'an, Hz. Peygamber'in bu tür bir kâhin olmadığını, onun bilgisinin kaynağının vahiy olduğunu ve bu bilginin kâhinlerin belirsiz ve yanıltıcı sözlerinden farklı olduğunu açıkça ortaya koyar (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 104-106)."}]},{"word":"مَجْنُونٍ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Bu kelime, 'deli, cinlenmiş, aklını yitirmiş' anlamlarına gelir ve ayette Hz. Peygamber'e yöneltilen bir diğer ithamı reddeder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cünûn' kelimesini 'aklın örtülmesi, gizlenmesi' olarak tanımlar ve 'mecnûn'u da 'aklını yitirmiş, cinler tarafından etkilenmiş kişi' olarak açıklar. Ayetteki 'ne de delisin' ifadesi, Hz. Peygamber'in sözlerinin ve davranışlarının akıl ve hikmetle dolu olduğunu, onun deli olmadığını, aksine ilahi bir rehberlikle hareket ettiğini vurgular (el-Müfredât, s. 200)."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'cünûn'un 'aklın perdelenmesi' olduğunu ve 'mecnûn'un da bu perdelenme haliyle nitelenen kişi olduğunu belirtir. Ayet, Hz. Peygamber'in tebliğinin ve getirdiği mesajın akla aykırı olmadığını, aksine insan aklına hitap eden ve onu aydınlatan bir hakikat olduğunu ifade ederek, ona yöneltilen delilik ithamını çürütür (el-Külliyyât, s. 339)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, cahiliye döneminde 'mecnûn' ithamının, alışılmadık veya anlaşılması zor görünen sözler söyleyen kişilere yöneltildiğini belirtir. Kur'an, Hz. Peygamber'in mesajının ilahi bir kaynaktan geldiğini ve bu mesajın, akıl dışı veya delilik ürünü olmadığını, aksine insanlığı doğru yola ileten bir rehberlik olduğunu vurgular (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 106-107)."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","peygamberlik","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"ذَكِّرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذَكَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (sükûn üzere)","gloss":"öğüt ver"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"çünkü"},{"position":2,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değilsin"},{"position":3,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (mahallen)","gloss":"sen"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"نِعْمَتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-'-m","lemma":"نِعْمَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nimeti"},{"position":5,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbin"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (mahallen)","gloss":"senin"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"olarak"},{"position":6,"surface":"كَاهِنٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ه-ن","rootLatin":"k-h-n","lemma":"كَاهِن","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kahin"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"مَجْنُونٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"مَجْنُون","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"deli"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/26-30*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/26-30*
