# Tûr Sûresi, 31. Âyet (52:31)

> قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

*Kul terabbesû fe-innî me'akum mine-lmuterabbisîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara de ki: "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi 31. ayet, müşriklere yönelik bir meydan okuma ve tehdit içermektedir. Ayet, 'beklemek' ve 'gözlemek' fiilleri üzerinden, hem müşriklerin akıbetini hem de Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Allah'ın vaadini bekleyişini ifade eden temel kavramlar etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"قُلْ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Peygamber'e hitaben 'söyle, de ki' emri olup, Allah'ın mesajını tebliğ etme görevini vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir düşünceyi veya anlamı ifade etmek için kullanılan kelimelerin bütünüdür. Ayetteki 'Kul' (قُلْ) emri, Allah'ın Hz. Peygamber'e (s.a.v.) hitaben, müşriklere yönelik bir mesajı açıkça tebliğ etmesini emrettiğini gösterir. Bu, sadece bir sözü iletmek değil, aynı zamanda o sözün içeriğini ve amacını da vurgulamaktır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl (قول), hem lafız hem de mana itibarıyla bir şeyi ifade etmektir. 'Kul' emri, Allah'ın kelamının doğrudan bir tebliği olup, muhataplara yönelik kesin bir ifadeyi gerektirir. Ayette, müşriklere yönelik bir meydan okuma ve uyarı niteliğindeki sözün bizzat Peygamber tarafından söylenmesi emredilmiştir."}]},{"word":"تَرَبَّصُوا۟","root":"ر ب ص","rootLatin":"r-b-s","meaning":"Müşriklere yönelik 'bekleyin, gözleyin' emri olup, akıbetlerini beklemeleri için bir meydan okumadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Terabbus (تربص), bir şeyi beklemek, gözlemek ve sonucunu görmek için sabretmek anlamına gelir. Ayetteki 'Terabbesû' (تَرَبَّصُوا۟) emri, müşriklere yönelik bir tehdit ve meydan okumadır; kendi akıbetlerini ve vaat edilen azabın gerçekleşmesini beklemeleri istenmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Terabbus (تربص), bir şeyin olmasını beklemek ve gözetlemektir. Bu ayetteki kullanımı, müşriklerin küfürleri ve düşmanlıkları sebebiyle başlarına gelecek olanı beklemeleri anlamındadır. Bu, mecazi olarak bir tehdit ve uyarıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Terabbus (تربص), bir şeyi beklemek, gözetlemek ve sonucunu görmek için durmaktır. Ayetteki 'Terabbesû' (تَرَبَّصُوا۟) emri, müşriklere yönelik bir tehdit ve meydan okumadır. Onlardan, kendi akıbetlerini ve Allah'ın vaadinin gerçekleşmesini beklemeleri istenmektedir. Bu, aynı zamanda bir sabır ve tahammül çağrısı değil, bir uyarıdır."}]},{"word":"مَعَكُم","root":"م ع ي","rootLatin":"m-'-y","meaning":"Hz. Peygamber'in (s.a.v.) müşriklerle birlikte aynı durumu beklediğini, ancak farklı bir inanç ve beklentiyle olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ma'a (مع), iki veya daha fazla şeyin bir araya gelmesini, birlikte bulunmasını ifade eder. Ayetteki 'me'akum' (مَعَكُم), Hz. Peygamber'in (s.a.v.) müşriklerle aynı zaman diliminde ve aynı ortamda bulunduğunu, ancak onların beklediği şeyden farklı olarak Allah'ın vaadini beklediğini gösterir. Bu, fiziki bir birliktelikten ziyade, aynı süreci yaşama durumunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ma'a' (مع) kelimesi, sadece fiziksel bir birlikteliği değil, aynı zamanda bir kaderi veya durumu paylaşmayı da ifade edebilir. Bu ayette, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) müşriklerle 'birlikte' bekleyişi, onların akıbetini ve kendi zaferini bekleyişi anlamında, aynı zaman diliminde farklı beklentilerle var olma durumunu anlatır."}]},{"word":"ٱلْمُتَرَبِّصِينَ","root":"ر ب ص","rootLatin":"r-b-s","meaning":"Hem müşriklerin hem de Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bekleyenlerden olduğunu, ancak beklentilerinin ve akıbetlerinin farklı olduğunu ifade eden çoğul isimdir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Müterabbis (متربص), terabbus fiilini gerçekleştiren kişidir, yani bekleyen, gözleyen. Ayetteki 'el-müterabbisîn' (ٱلْمُتَرَبِّصِينَ) ifadesi, hem müşriklerin kendi akıbetlerini bekleyenler olduğunu hem de Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Allah'ın vaadini bekleyenlerden olduğunu gösterir. Bu, her iki tarafın da bir sonucu beklediği, ancak beklentilerinin niteliği ve sonucu itibarıyla ayrıştığı bir durumu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Terabbus (تربص), bir şeyin olmasını beklemek ve gözetlemektir. 'el-Müterabbisîn' (ٱلْمُتَرَبِّصِينَ) ise bu bekleyişi sürdürenlerdir. Ayette, müşriklerin helaklerini beklemeleri emredilirken, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) de Allah'ın vaadinin gerçekleşmesini beklediği belirtilir. Bu, aynı eylemi farklı niyet ve sonuçlarla gerçekleştiren iki grubu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'terabbus' ve türevleri, genellikle bir sonucun veya akıbetin beklenmesi anlamında kullanılır. 'el-Müterabbisîn' (ٱلْمُتَرَبِّصِينَ) kelimesi, bu ayette, hem müşriklerin kendi sonlarını hem de müminlerin Allah'ın yardımını ve zaferini bekleyişini kapsayan geniş bir anlam taşır. Bu, iki farklı beklentinin aynı kelimeyle ifade edilerek, karşıtlık ve meydan okuma vurgusunu güçlendirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Kul"},{"position":2,"translit":"terabbesû"},{"position":3,"translit":"fe-innî"},{"position":4,"translit":"me'akum"},{"position":5,"translit":"mine"},{"position":6,"translit":"lmuterabbisîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":2,"surface":"تَرَبَّصُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ب-ص","rootLatin":"r-b-s","lemma":"تَرَبَّصَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"Gözleyin","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"doğrusu"},{"position":3,"surface":"ـى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"ben","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":4,"surface":"مَعَكُم","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber"},{"position":4,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"ٱلْمُتَرَبِّصِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ر-ب-ص","rootLatin":"r-b-s","lemma":"مُتَرَبِّص","form":"Tefa''ul","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gözleyenler","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/31-35*
