# Tûr Sûresi, 34. Âyet (52:34)

> فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَـٰدِقِينَ

*Felye/tû bihadîśin miślihi in kânû sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi 34. ayet, Kur'an'ın ilahi menşeini vurgulayan bir meydan okuma içermektedir. Ayet, inkarcıların iddialarının boşluğunu ortaya koymak için 'benzer bir söz' getirmelerini talep ederek, Kur'an'ın eşsizliğini dilbilimsel ve semantik açıdan pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَلْيَأْتُوا۟","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bir şeyi getirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak anlamındadır ve burada Kur'an'a benzer bir sözü üretme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'أتى' fiilinin 'gelmek, ulaşmak' anlamlarının yanı sıra, bir şeyi 'getirmek, meydana koymak' manasına da geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, muhataplardan Kur'an'ın benzeri bir 'söz'ü (حديث) 'getirmeleri', yani 'üretmeleri' veya 'ortaya koymaları' şeklinde bir meydan okumadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'فليأتوا' ifadesini 'فليجلبوا' (getirsinler) veya 'فليصنعوا' (yapsınlar, üretsinler) olarak tefsir eder. Ayetteki bağlamda, Kur'an'ın mucizevi belagatına karşılık, benzer bir 'söz'ü 'meydana getirme' eylemini mecazi bir ifadeyle dile getirir."}]},{"word":"بِحَدِيثٍ","root":"ح د ث","rootLatin":"h-d-s","meaning":"Söz, haber, anlatı anlamına gelir ve burada Kur'an'ın kendisi gibi eşsiz bir 'söz'ü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'حديث' kelimesinin 'söz, haber, anlatı' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'حديث', Kur'an'ın nazmı, manası ve belagatiyle eşsiz olan 'söz'ünü ifade eder. Meydan okuma, bu 'söz'ün benzerini getirme üzerinedir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'حديث' kelimesinin 'yeni olan şey' ve 'konuşulan söz' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'حديث', Kur'an'ın kendisi gibi, hem içeriği hem de üslubuyla 'yeni' ve 'benzeri olmayan' bir 'söz'ü ifade eder. Meydan okuma, bu 'söz'ün taklit edilemezliğine yöneliktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hadîs' kavramının Kur'an'da 'Allah'ın sözü' ve 'vahiy' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'hadîs', Kur'an'ın ilahi menşeli 'söz' olma özelliğini vurgular ve inkarcılardan bu ilahi 'söz'ün benzerini getirmelerini talep ederek, onun mucizevi doğasını ortaya koyar."}]},{"word":"مِّثْلِهِۦٓ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Benzeri, dengi anlamına gelir ve Kur'an'ın eşsizliğini vurgulayarak, onun taklit edilemez bir 'söz' olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'مثل' kelimesinin 'benzer, eşdeğer' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'مثله', Kur'an'ın nazmı, manası, belagati ve içeriği açısından 'benzeri' veya 'dengi' olmayan bir 'söz' olduğunu ifade eder. Meydan okuma, bu 'benzeri'nin imkansızlığı üzerinedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'مثل' kelimesinin 'bir şeyin aynısı olmasa da ona benzeyen' anlamını taşıdığını açıklar. Bu ayetteki 'مثله', Kur'an'ın 'benzeri'nin, yani onunla aynı seviyede bir 'söz'ün getirilmesinin imkansızlığını vurgular. Bu, Kur'an'ın mucizevi yönünü ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'misal' kavramının Kur'an'da 'benzerlik' ve 'örnek' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'مثله', Kur'an'ın 'benzeri'nin, yani onunla mukayese edilebilecek bir 'söz'ün var olmadığını ifade eder. Bu, Kur'an'ın ilahi ve beşerüstü bir 'söz' olduğunu pekiştirir."}]},{"word":"صَـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Doğru söyleyenler, samimi olanlar anlamına gelir ve inkarcıların iddialarının boşluğunu ortaya koymak için bir şart cümlesi olarak kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'صدق' kelimesinin 'sözün gerçeğe uygun olması' ve 'niyetin samimiyeti' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'صادقين', inkarcıların Kur'an hakkındaki iddialarında 'samimi' ve 'doğru' olmaları durumunda, meydan okumaya karşılık vermeleri gerektiğini ifade eder. Bu, onların iddialarının temelsizliğini ortaya koyar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'صادقين' kelimesinin 'sözlerinde doğru olanlar' ve 'iddialarında samimi olanlar' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, inkarcıların Kur'an'ın beşer sözü olduğu yönündeki 'iddialarında samimi' iseler, benzerini getirmeleri gerektiğini vurgular. Bu, onların 'doğruluk' iddialarını sınayan bir meydan okumadır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","musrikler","tebligh"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"لْيَأْتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"hamza-t-y","lemma":"أَتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"getirsinler"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"حَدِيثٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-د-ث","rootLatin":"h-d-s","lemma":"حَدِيث","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"söz"},{"position":3,"surface":"مِّثْلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-s-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"benzeri"},{"position":3,"surface":"هِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":4,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":5,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":6,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru söyleyenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/31-35*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/31-35*
